• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C
  • 'Cumhuriyet' için kulaç attılar
  • Unlara Folik Asit Vitamini Eklenmesi Yasal Zorunluluk Olsun!
  • ALİ AĞAOĞLU’NDAN AMPUTE MİLLİ FUTBOL TAKIMINA JEST
  • 'Cumhuriyet' için kulaç attılar
  • Unlara Folik Asit Vitamini Eklenmesi Yasal Zorunluluk Olsun!
  • ALİ AĞAOĞLU’NDAN AMPUTE MİLLİ FUTBOL TAKIMINA JEST

Yeter ki gönüller engelli olmasın!...

İsmail Çavdar

Gülen gözlü, gözlerinde mutluluğun pırıltısını dudağında tebessümü kaybetmemiş okurlarım yeniden merhaba;

Değerli Kardeşlerim!

Bazı bedensel kusurları sebebiyle topluma katılmaktan çekinen ve bu yüzden çölde yaşamayı tercih eden, Zâhir isminde bir sahâbî vardı. Zâhir, Efendimiz (s.a.s)’e her gelişinde, yetiştirdiği ürünlerden hediyeler takdim ederdi. 

Zaman zaman pazardaki alışverişlerinde de Zâhir’e yardımcı olan Peygamberimiz kendisini çok 
sever ve ona sürekli iltifat ederdi. 
Bir gün Zâhir, Medine pazarında çölden getirdiği ürünleri satarken, Efendimiz (s.a.s.), sessizce gelip Zâhir'in gözlerini kapattı ve şakayla: 
“Bu köle satılıktır; almak isteyen var mı?” diye seslendi.
Zâhir, boynu bükük ve hüzünlü bir edâ ile: “Yâ Rasûlallah! Vallahi benim gibi değersiz bir köleye kuruş veren olmaz!” deyince;
Peygamber Efendimiz: “Hayır! Sen, hiç de değersiz değilsin! Aksine Allah katında çok kıymetlisin!" buyurdu.
Şefkatiyle herkesi kucaklayan Rahmet Peygamberi, bu tavrıyla asıl önemli olanın insanî değerlerle donanmak, her ne olursa olsun dünyada varoluşumuzun gayesini unutmamak olduğuna işaret etti. 
 
Değerli büyüklerimiz;
Siyasetle uğraşan bakanlarımız, milletvekillerimiz, bürokratlarımız, akedemisyenlerimiz, öğretmenlerimiz, esnaf ve sanatkar kardeşlerimiz!  Hepimiz bir imtihan dünyasında yaşamaktayız. İmtihan ise herkesin gücüne ve sahip olduğu nimete göredir.
Âdem (a.s) ile Havva annemizden günümüze değin insanlık, türlü imtihanlara tâbi tutulmuştur ve kıyamete kadar da tutulacaktır.
Kimileri malıyla, kimileri evladıyla, kimileri canıyla ya da fiziksel bir engelle denenir kulluk yolunda. 
Bu imtihan süreci sabır ve metanetle geçirilirse Rabbimiz tarafından vaat edilen nimetler bizim olacaktır.
Değerli anne ve babalar!...
Rabbimizin hikmeti gereği birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de sayısı ülke nüfusunun kesin olmamakla birlikte %15’i engelli masum kardeşlerimiz bulunmakta. Biz sağlamız çocuklarımız sağlam diye engelli çocukları ve ailelerini itelemeyin ötelemeyin geri deli gibi laflarla onlara itam etmeyin incitmeyin kalplerini kırmayın.
Gerek doğuştan, gerekse sonradan ortaya çıkan engellilik durumu çalışmaya, üretmeye, başarıya ve nihai hedefe ulaşmaya asla engel değildir. 
Engelli olduğu halde azimle, inançla kararlılıkla çabalayan ve tarihe adını yazdıran nice abide şahsiyetler vardır. 
Yeter ki insanların önüne engeller konulmasın. Yasalarla vs. bilinçsiz, bencil birokrat ve akedemisyenlerin öğretmenlerin, ben bilirim ben yaparım bençilliği bir bileni bulup sorma gereksinimi duymayan çahiliye inadı tavrı olmasın. 
Yeter ki gönüller engelli olmasın, engel tanımasın. Engelli olmak, hor görülme, itilip kakılma sebebi de değildir. 
İnsanlar, kendi tercihi olmayan durumlardan dolayı hiç kınanabilir mi? 
Hepimiz, görünüşe değil; gönle değer veren Allah’ın kulları değil miyiz?
Bizim Peygamberimiz, “Allah sizin görünüşünüze, malınıza, mülkünüze bakmaz; yalnızca kalplerinize ve amel lerinize bakar.” Buyurmaz mı? 
Dinimize göre asıl üstünlük, Allah’a yakın olmak ve insanlığa hayırlı hizmetler sunmakta değil midir? Elbette ki öyledir.
Bu satırları okuyan www.ozurlulergazetesi.com'u ziyaret eden değeri kardeşlerim! Dinimiz insanı, zübde-i kâinât ve eşref-i mahlûkât olarak görür.
İlahi hikmetlerle dolu Yüce Kitabımızda ise, her türden insanın; sağlıklı ve hastaların, engelli ve sağlamların, inananlar  ve inkarcıların, zenginler ve yoksulların, şükredenler ve nankörlük edenlerin, kadınlar ve erkeklerin, yaşlılar ve gençlerin tasviri hep birlikte zikredilir. 
Yüce Kitabımızda, Musa gibi dilinde düğüm olanlar, evlat hasretiyle döktüğü yaşlar sonucu 
gözlerini kaybeden Yakup’lar vardır.
Yakalandığı amansız hastalıktan dolayı bîçare hale  gelen fakat yine de isyan etmeden 
Rabbine sığınan Eyüp’ler vardır.  
Kerim Kitabımızda, gözleri görmeyen Abdullah İbni Ümmi Mektum’u farkında olmadan 
incittiği için, âlemlerin Rabbi tarafından ikaz edilen Son Peygamberin hatırası vardır.
O Peygamber ki, daha sonra o zâtı defalarca Medine’de kendi yerine vekil olarak bırakmıştır.
Yine O Peygamber ki, ortopedik engeli bulunan Muaz b. Cebel’i genç yaşına rağmen vali tayin etmiştir.
 
Bunları yaparken ise Efendimiz, fiziksel özellikleri değil, liyakati, aklı ve bilgiyi öncelemiştir.   
Kardeşlerim! İslâm dini, dinimiz, görmeyenin gözü, duymayanın kulağı, güçsüzün eli, konuşamayanın dili olmayı sadaka kabul eder.
Buna mukabil, engelli birine engel olmayı, rahatsızlık vermeyi ise lanetler.
Unutmayalım ki asıl engelliler aklını, gönlünü, kalp gözünü, elini, dilini bilgiye, şefkate, merhamete, hikmete ve ilahi gerçeklere kapayıp,insanlığını ayaklar altına alanlardır.  
Engelli pek çok kardeşimizin, engin gönül yapısıyla Allah katında çok değerli olabileceğini göz ardı etmeyelim. 
Engelli kardeşlerimize yönelik toplumsal bilinçlenmenin oluşmasını  Engelliler Gazetesi ve www.ozurlulergazetesi.com olarak hedeflemekteyiz. 
Bu vesileyle bu gazetenin bu köşe yazımın hayırlara vesile olmasını, Mübarek kurban bayramınızı en kalbi duygularımla kutlar darda kalanlara rahatlık, hasta olanlara şifa vermesini nice mübarek gün ve bayramlarda yine siz değerli okurlarımızla buluşmayı hasbihal edmeyi Yüce Rabbimden niyaz ediyorum. Allaha emanet olun! Allah yardımcınız olsun. 
Bu yazı toplam 7738 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02