• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Yaşam

Sevim Önay Çavdar

Beş harften oluşan bir kelime yaşam. İfade ettiği anlam çok önemli. Günlük yaşam akışı içinde hazır bulduğumuz yaşamımız için, çoğu zaman pek fazla kafamızı yormayız.
Yaşam =
nefes alıp vermek olarak düşündüğümüzde, evet yaşam 

sadece bir nefes. İki hafta önce elim bir trafik kazası sonucu kaybettiğim kuzenimin nefesi kesilen
bedeninde ölümün soğukluğundaki yaşamın anlamsız hale düşmesindeki ızdırabı hiçbir
zaman unutmayacağım.
Yaşama bir nebze olsun değer veriyorsak, trafik kurallarına uyalım. O kurallar laf
olsun diye değil uyulmak üzere konulmuştur. Asla alkollü olarak trafikte araç
kullanmayalım.
Kendi yaşamımızı hiçe saymaya hakkımız olmadığı gibi diğer insanların yaşamlarına son
vermeye veya onları sakat bırakmaya hiç hakkımız yok.
Geçtiğimiz hafta başında, engelli bireylerin eğitim sorununa çözüm üretmek amacıyla
Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün Eşi Hayrünnisa Gül'ün himayelerinde
başlatılan “Eğitim Her Engeli Aşar” kampanyasının birinci yılı Çankaya Köşkü"nde
düzenlenen bir tören ile kutlandı.
Türkiye genelinde 18 İl'den gelen değişik özür gruplarından çocuklarımızın
bir yıl içinde yaşamlarında neydana gelen olumlu yöndeki gelişmeleri mutluluk gözyaşları
ile izledik.
Gerçek yaşam öyküleri idi bunlar. Yaşam = nefes almak + özürlü olmasına rağmen fırsat
eşitliği sağlanıp, eğitim verildiğinde başarının kaçınılmazlığı idi sergilenler.
Toplantıdan yaşam öyküleri; 2,5 yaşında otizm teşhisi koyulan hiç konuşamayan, hiperaktif
olduğu için durduğu yerde duramayan çocuğumuz
iki yıldır aldığı eğitimle başta anne baba demeyi oğrendiği gibi beş kelimelik cümleler
kurabiliyor ve büyüyünce ne olacaksın sorusunu asker olacağım diye yanıtlıyor.
13 yaşında görmeyen bir çocuğumuz hiç okula gitmemiş bu kampanya ile okula gitme imkanı bulmuş
altı ayda okuma yazma öğrenmiş. Almakta olduğu eğitimden son derece memnun tüm yüreği ve
güzel sesiyle okuduğu İstiklal marşı ile tüm katılımcıları duygulandırdı. Tekerlekli
sandalye ile yaşamını sürdüren
21 yaşındaki delikanlı bir kardeşimiz bir yıllık eğitimle fotoğrafçılığı öğrenmiş ve
milletvekili olmak istediğini söylüyor. Çifte özürlü (cüce ve görme özürü) olan bir
çocuğumuzun babasına neyiniz var denildiğnde; Aslan gibi bir oğlumuz var cevabı salonda
nefesleri kesti. Bu çocuk ne olmak istiyorsun sorusuna, öğretmen olmak istediğini ve herkese yardım
etmek istediğini söyledi ayrıca söylediği türkü ile bizlere
duygu yoğunluğu yaşattı. Bunlar gibi birçok öyküyle coşkulu anlar yaşadık.
Bunlar benim son iki haftada yaşama dair gözlemlerimdi.
Yaşama ve aldığımız nefese sahip çıkalım.

Bu yazı toplam 2243 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02