• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

Yasada Erişemedi Süreç Penaltılara Kaldı

Burhan Gümrükçü

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Aralık 2006 tarihinde kabul edilen, 30 Mart 2007 
Tarihinde imzaya açılan ve Ülkemiz tarafından aynı tarihte imzalanan 
“Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmenin onaylanması, 3.12.2008 tarihli ve 5825 sayılı 
Kanunla uygun bulunmuştur. 

Öte yandan 7 HAZİRAN 1997 TARİH VE 572 SAYILI K. H. K. İLE 3194 SAYILI İMAR KANUNUNA EKLENEN GEÇİCİ MADDE ve 1 Temmuz 2005’te çıkarılan 5378 sayılı Engelliler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında Kanun’un geçici ikinci ve üçüncü maddesine göre kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmi yapılar ve kamuya açık sosyal ve kültürel alanların, kamu hizmeti veren tesis ve ulaşım araçlarının fiziki yapılarını engellilerin erişimine uygun hale getirilmesi kanunlaştırılarak yürürlüğe girmiştir. Bu uygulamaların gerçekleştirilmesi için 7 Temmuz 2005 tarihinden itibaren 7 yıllık süre tanınmıştır. 

Ülkemiz gerek birleşmiş milletler sözleşmelerine gereksede TÜRKİYE CUMHURİYETİ kanunlarına göre ve bu kanunlara dayanılarak çıkarılan yönetmeliklerle engellilerin erişilebilirliği açısından gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlülüğü mecburi olmuştur. Kanunun tanıdığı süre 7 TEMMUZ 2012 yılında sona ermesine karşılık, verilen önergelerle bu süre 7 TEMMUZ 2015 tarihine kadarda uzatılmıştır. Aynı zamanda konuyla ilgili üç yıllık uzatma süresinin son iki yılında “izleme ve denetleme komisyonları” kurulması da hükme bağlanmış, bu komisyonlara idari para cezası kesme yetkisi de verilmiştir. 

Geldiğimiz bu noktada kanunla tanınan süre ve uzatmada sona ermiş olmasına rağmen, “Erişilebilirlik izleme ve denetleme Komisyonu’nun” açıklamaya hazırlandığı raporundan edindiğimiz bilgilere göre; Türkiye’de 285.871 adet arter, cadde ve sokaklarda bulunan kaldırımların yüzde 81,40’ında rampa ve yüzde 96,08’inde ise hissedilebilir zemin uygulaması bulunmuyor. 
Elli bir ilde hizmet veren şehir içi ulaşım aracının yüzde 58,98’inde rampa ya da asansör bulunmuyor. Yüzde 73,08’inde sesli ikaz sistemi bulunmuyor. Yüzde 70,40’ında görsel ikaz sistemi bulunmuyor. 

Kamu binalarının yüzde 32,51’inde asansör, yüzde 34,68’inde asansörlerde sesli ikaz sistemi, yüzde 5,81’inde hissedilebilir zemin, yüzde 48,10’unda bina girişlerinde rampa, yüzde 24,68’inde uygun tuvalet ve yüzde 0,23’ünde indüksiyon döngü sistemi bulunuyor. 

Kamu binalarında işaret dili bilen personel oranı yüzde 15 ile sınırlı. Kamu kurum ve kuruluşları internet web sayfalarının yüzde 95,24’ü görme engelli kişilere ve yüzde 92,86’sı ise işitme engelli kişilere uygun değil. 

Görüldüğü üzere geçen on yıl gibi bir sürede engellilerin erişilebilirliği bakımından yapılanların, yapılması gerekenlere göre düşük bir oranda kalmıştır. Bu değerlendirmemize birde kamuya açık sosyal ve kültürel açık alanları ekleyecek olursak, oranın, genel ortalamanın çok daha düşük oranını göstereceği de aşikardır. Peki tüm bu süreçte birde bizim “Erişilebilirlik izleme ve denetleme komisyonu “muz 

Ne yapmış? Evet, izlemiş ve denetlemiş ancak ceza kesme yetkisi olduğu halde hiçbir ceza kesmemiş, yaklaşık beş bin idari erteleme cezasıyla yetinmiş. 
Tüm bunlara bakarak anlıyoruz ki erişilebilirlik alanında yaptıklarımızın birçoğu sadece yapmış olmak için yapılmış, göstermelikten öteye geçmeyip verimlide olmamıştır. Diğer taraftan da yapılacak, yapılması gerekenler, bu anlayışla giderse eli yılda zor yapılır. Denetleme kurulu denetlemesine denetlemiş fakat caydırıcı veya zorunluluk hissettirecek bir tavır içerisinde olmamış, aksine kayırıcı ve opsiyonelist bir tutum takınmıştır. 

Arkadaş; bizler dile getiriyoruz yasama yasa çıkarıyor yürütme uygulamada kararlılık göstermiyor üstüne üstlük denetleme görevi üstlenenlerde yürütmenin konuyla ilgili dirayetsizliğine uyum sağlayarak adeta ahbap çavuş ilişkisiyle birbirlerini ağırlıyorlar. 

Burada birde iğneyi kendimize batırmamız gerekiyor. Onun içinde bizim engelli S. T. K ve üst kurullarımızın birçoğunun da bu durumun oluşmasında payları vardır. Onlarda “aman yürütme ile ilişkilerimiz bozulmasın, elde ettiğimiz veya edebileceğimiz özel kazanımlarımızı kaybetmeyelim, mevcut itibarımızı koruyalım” felsefesiyle hareket edip “padişahım çok yaşa ”cılık oynamaktadırlar. 
İşte bunların hepsi bir araya gelince ne yapılan yasalar, nede yasaya göre yapılanlar bir işe yaramıyor… 

Bizler biliyor ve gözlemliyoruz ki istenildiğinde yürütme iradesini ortaya kararlılıkla koyduğunda neler yapılıyor neler. Ama iş engellilerle ilgili bir uygulamaya gelince kâğıt üzerinde gerekli işlemler yapılıyor fakat uygulama aşamasında adeta bir konsorsiyum kurularak ağırdan alınmasına ve göstermelikte kalmasına göz yumduruluyor. 

Biz engelliler ve üst kurullarımız birlikte tabanında isteklerine kulak vererek engellilik alanında sorunlarımızın çözülmesi noktasında “Padişahım çok yaşacılığı” bırakıp birlikte hareket etme refleksini özümseyip harekete geçirmeli ve yasama, yürütme, bürokrasi karşısında dirayet göstermeliyiz. Aksi halde sürekli ağır aksak gideriz. Birde her fırsatta dile getirmeye çalıştığım toplumumuzda engelli bilincini oluşturmalı, bunun içinde bir devlet politikası ve kısa, orta, uzun vadeli eylem planının oluşturulup kararlılıkla hayata geçirilmesi gerekir. Maalesef ne böyle bir politikamız nede eylem planımız var.

Bir müsabaka başladı normal süresi golsüz bitti ve ardından uzatmalarda da sonuç alınamadı şimdi ne olacak iş penaltılara mı kaldı diyeceğiz? Üstelik gözlemci ve hakem heyeti de şike yaptı.

  Burhan GÜMRÜKÇÜ                                                                                                                                              E-Posta: burhan.gumrukcu@gmail.com

Bu yazı toplam 2429 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02