• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Vitrinde verip,Tezgahta geri almak

Burhan Gümrükçü
    Öncelikle tüm okurlarımın ve İslam aleminin Hicri yeni yılını tebrik ederim. 
Bu zamana kadar Devlet'imizi idare edenler öyle veya böyle kendi düşünce yapılarına uygun olarak bir şeyler yaptılar. Bunların müspet veya menfi sonuçları toplumumuza yansıdı kimileri faydalanırken kimileride zarar gördü.
     Esas olanı ise başında bulunduğun toplumun her kesimine merhamet nazarı ile bakıp eşit olarak yaradılışından dolayı doğan haklarını koruyup bu çizgide hizmet etmektir. 
    Bunu da yaparken yaratıcı, yaşatıcı, yönetici RAB TEALA' nın koyduğu kuralları temel prensip edinip buna göre yapmamız gerekir. Öyle olmadığı taktir de menfaatimizi gözetmiş dünyevi çıkarlarımızı beslemek adına yapmış oluruz ki, buda her şeyin yaratıcısı ve sahibi ALLAH c.c’ nin bizden istediklerine aykırı düşer... 
     Buradan yola çıkarak konuyu toplumda önemli bir yere sahip olan özürlülerimize getirmek istiyorum. Son yıllarda özürlülerimiz için birçok düzenlemeler yapıldı ve bu düzenlemeleri yapanlar yaptıklarının özürlülere bir lütufmuş gibi görerek bununla övünme yolunu seçtiler. 
     Öyle ki "Biz bizden öncekilerin aksine özürlülerimizi adam yerine koyduk" veya "Nankörlük yapmayın bu halinizle size iş verdik" gibi sözlerle de hem yaptıklarını başa kakıp hem de onurumuzu rencide edebildiler. 
    Oysa bizler biliyoruz ki yaptık dedikleri bizlerin olması için hep mücadele ettiğimiz doğal haklarımızdı, hoş buna rağmen yaptık dedikleri de ya eksik ya da hedefini bulmayan hizmetlerdi. 
     Bundan dolayıdır ki bu güne kadar hakkımız olan düzenlemelerin olması için mücadele ederken şimdi birde bunun üstüne yapılanların yanlışlıklarını düzeltilmesi için mücadele etmeye, çaba sarf etmeye başladık. 
     Burada bir çok örnek varken ben sadece bir tanesinden söz etmek istiyorum. Geçtiğimiz OCAK ayında Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 2022 sayılı kanunla ilgili bazı değişiklikleri yapan yönetmelik var, söz konusu kanun 65 yaş ve üzerindeki yaşlılara, gazilere, şehit yakınlarına ve özürlülere maaş bağlanmasını düzenler (muhtaç olanlara ). İşte bu son yönetmelikle kanunun yürütme yetkisi Sosyal Yardımlaşma Fonuna devredilmiş, yanı sıra muhtaçlık sınırı hesaplamasındaki değişiklikle de kapsamı biraz daha iyileştirilerek genişletilmiş ancak ilgili maddeye "Her ne ad altında olursa olsun alınan gelirlerin tamamı dikkate alınır" ibaresi eklenmiştir. Baktığımızda şartlar iyileştirilerek kapsamın genişletildiği gibi görülüyor olmasına karşın eklenen bu ibare uygulamayı iyileştirmekten ziyade gizlice eski halinden daha da geriye getirmiştir. 
     Şöyle ki kanunun vermiş olduğu haktan yararlanan muhtaç özürlü kardeşlerimiz aynı zamanda Sosyal Yardımlaşma Fonundan da ek yardımlar almakta idiler. Zira bahse konu kanun dolayısıyla aldıkları maaş aylık ortalama 250 ile 300 TL. arasında bir maaş, hak verirsiniz ki bu miktardaki bir gelir günümüz şartlarında temel giderleri bile karşılamayacak bir miktar, kaldı ki bunu da üç aydan üç aya toplu veriliyor oda ayrı bir sıkıntı oluşturuyor. Durum böyle olunca yukarıda zikrettiğim "Her ne ad altında olursa olsun gelirlerinin tamamı dikkate alınır" ibaresi nedeniyle yani bu ibare dayanak gösterilerek bir çok arkadaşımızın ya aldıkları yoksulluk maaşları yada sosyal yardımları kesildi. Böylece muhtaç ve mağdur olan bu kardeşlerimiz daha da muhtaç ve mağdur duruma düştüler. 
     Bir başka sıkıntıda; Bizim her fırsatta üzerinde durup önüne geçilmesini ısrarla istediğimiz bölgeler arasında yoruma dayalı uygulamalardan kaynaklanan sıkıntılardır. Şöyle ki 2022 sayılı kanundan yararlanmakta olan bir özürlü ikamet ettiği il den bir başka ile daimi olarak yerleştiğinde yeni yerleştiği il sosyal yardımlaşma fonu müdürlüğü hakkını iptal edip işlemlerinin yeniden yapılmasını istemekte. 
    Verilen haklar veya kanunla kazanılan haklar o ülkenin genelinde geçerli olur, bu temel kuraldır. 
Burada ise eyalet yönetimlerinde görülen uygulama gibi il değişikliği halinde sil baştan yeni işleme tabi tutuluyor. 
Bu yukarıda söylediğim gibi ilgilinin yorumundan kaynaklanan aksaklıktır. Bununda aslında kolayca yönetmeliğe eklenecek bir cümlelik maddeyle önüne geçilebilinir. 
     Bunlar ilk etapta gündeme getirdiğimiz ilgili kanun yönetmeliğinden doğan sıkıntılardır, detaylar isek birçok daha sorun yazabiliriz. Bu noktada olması gereken aslında genel olarak kanunun yeniden düzenlenerek gerek yoksulluk tanımı, gerek yoksulluk üst sınırının hesaplanması yeniden günün şartlarına göre revize edilerek temel zaruri giderler olan aydınlatma, ısınma ve su gibi resmi belgelendirilebilen giderlerin gelir hesaplamada kapsam dışında tutulması sağlanmalı ve aynı zamanda isteğe bağlı olarak ödemelerin aylık yapılması nispeten bir rahatlık sağlayacaktır. 
Esas olanının çalışabilen tüm özürlülerin istihdamı ivedi olarak sağlanması ve sonrasında çalışan veya işsiz olarak ayırmaksızın özür oranına ve kazanç durumuna göre kademeli olarak tüm özürlülere mali destek verilmesidir. Bu son yazdığım cümleme ilk etapta “olur mu öyle şey” gözüyle bakanlar olabilir. 
     Bunu tahmin edebiliyorum ve normal karşılıyorum. Çünkü bu şekliyle o cümlem tam anlaşılmayabilir. Onu da bir başka yazımda ele alır açıklamaya çalışırım inşallah. Özürlülerimizin önündeki engellerin minimum, özürlü bilincinin maksimum olması temennilerimle tüm okurlarıma sağlık ve afiyetler dilerim. 
Burhan GÜMRÜKÇÜ
Bu yazı toplam 1491 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02