• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Ve Son...The End…Fın…Yallah…De Hadi

Ahmet Yavuz

Ne olduysa her şey özel rehabilitasyon merkezlerinin MEB" e bağlanmasıyla başladı. Devir MEB devriydi…

 Bir zamanlar Asya kıtası ile Avrupa kıtasının tam ortasında Türkiye isimli bir ülkede Özel rehabilitasyon merkezleri vardı (daha sonra bu merkezlere kurs, en sonunda da sadece özel eğitim merkezi denmeye başlandı. Bkz. MEB). Bu merkezlerde az sayıda özürlülere az sayıda personelle rehabilitasyon hizmeti verilirdi. Bu personeller arasında henüz ismine bile karar verilemeyen ama herkesin SOSYAL HİZMET UZMANI dediği bir meslekte vardı. Bu meslek elemanları canla başla çalışır, bazen aralarında kendini öğretmen zanneden çıksa da rehabilitasyon hizmetinde güzel işler çıkarırlardı.

Bir gün birisi sabah uyandı (kim olduğunu bilmiyorum) gözlerini ovuşturarak geçti aynanın karşısına elini yüzünü yıkadımı bilmiyorum ama birden gözleri parladı. Buldum buldum diye bağırdı sevinçle. Hemen üzerini giydi çalıştığı iş yerine geldi, çok mutluydu. Bir şey bulmuştu. Herkes o zat-ı muhteremin ne bulduğunu merak ediyordu. Toplandılar etrafına ve bombayı patlattı: Artık özel rehabilitasyon merkezlerini MEB" e bağlayalım. Bir alkış tufanı koptu, yaşşaaaaa varolllllll, harika bir fikir nidaları arasından hemen çalışmalara başlandı. Gece gündüz çalışılmadı öyle, çok yoğun mesailerde harcanmadı, herkes aklına geleni söyledi bir kağıtta topladılar ve malum kanunla beraber özel rehabilitasyon merkezleri de MEB" e bağlanmış oldu.

Burada iş bitmemişti. Birileri yine o adında bile karar verilemeyen Sosyal Hizmet Uzmanlarının bu alanda işi yok dedi, hemen çalışmalara başlandı. SHU lar, rehabilitasyondaki ekipten dışlandı. Tabi canım ne işleri vardı, daha uzman mı, çalışmacı mı, çalışan mı olduğu bile belli değil ne işi vardı ki orada. Emekli sınıf öğretmenlerine sertifika verip verip çalıştırmak varken, onların ne işi var…

İşin tuhaf olanı bu kararların taaaaaa ilk baştan alınışında içinde o adına karar verilemeyen meslek elemanları da vardı. Artık adına mesleğe ihanet mi dersiniz, başka şey mi dersiniz bilmem ama ellerine sağlık, özel rehabilitasyonda çalışan yaklaşık 400 – 450 SHU" yu Kamuya kazandırdılar. Hikâyemiz böyle devam ederken, sağolsun birileri "bunlar sadece müdür olabilsinler" dedi, birileri de alkışladı, sanki hazine bağışlanmış gibi. Sonra aynı birileri yine bir sabah gözlerini ovuşturduktan sonra artık müdürde olamasınlar canım ne gerek var dedi ve bu adı belli olmayan mesleğin müdür olma hakkı da gitti.

İşin ilginç yanı bu adı belli olmayan meslekle bu kadar uğraşanlar, özel rehabilitasyon merkezlerinde (pardon artık rehabilitasyon kavramı kalmadı, sadece özel eğitim merkezi özelliği kaldı) meslek elemanı sıkıntısı çekildiğini anlatıp durdular ama nedense şu adı belli olmayan mesleği tekrar sisteme dahil edelim demediler. Ne bu meslek elemanlarını yetiştirenler ayaklandı ne de bu meslekten olanlar. İlk günde olduğu gibi şimdi de bir avuç SOSYAL HİZMET UZMANI canla başla çalışıp, haklarını geri kazanmak için mücadelelerini sürdürüyorlar. Kim sabahları gözlerini ovuşturursa ovuştursun, kim engellemeye kalkarsa kalksın,  bu bir avuç Sosyal Hizmet Uzmanının mücadelesi devam edecek.

Mücadele her sabah gözlerini ovuşturup  yine buldum diye bağıran ya da bağıracak kişilere karşı, mücadele meslek elden giderken kılını kıpırdatmayan kendi meslektaşlarına karşı, mücadele rehabilitasyon kavramının içini boşaltanlara karşı, mücadele mesleğin adındaki sosyal kelimesinden korkanlara karşı, mücadele özürlülerin rehabilitasyon hizmetini engelleyenlere karşı devam edecek.

Ve  gözlerini ovuşturanların istediği "Son" asla gelmeyecek…

 

Ahmet YAVUZ

Sosyal Hizmet Uzmanı

Ahmetyavuz27@hotmail.com

Bu yazı toplam 5512 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02