• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston

Uzm.Psk. İrem BRAY; Zoraki Bekârlık Sorununuz Mu Var?

G. Resuloğlu

Zoraki Bekârlık Sorununuz Mu Var?

Gerçek sevgi aydınlanmadır ve kuraldan çok istisnadır. Karşılaştığım en zorlu sorunlardan biri insanın kendisini sevmemesi. Birinin kendini sevmeyi başaramadığını gösteren birçok belirti arasından bugün üzerinde durmak istediğim konu, zoraki bekârlık.

Yıkıcı Etki Yaratan Kendi Başının Çaresine Bakma Kalıpları

İstemedikleri halde bekâr yaşayan kişiler hayatta en çok istedikleri şeyin sevgi dolu bir ilişki olduğunu söylerler. Ne var ki gerçek bir sevgi ilişkisinin özellikleri olan nezaket, şefkat, saygı, duyarlılık, uyum, arkadaşlık ve hayatı paylaşma, kişilerde büyük bir kaygı yaratarak yakınlıktan kaçmak için hayali duvarlar örmelerine neden olabilir.

Zoraki Bekârlık Sorununuz Mu Var?
Yakınlık kaygısı yaşıyorsanız size ilgi gösteren insanlardan kuşku duyabilir, çoğu kez farkına bile varmadan onları itip uzaklaştırabilirsiniz.

Yakınlıktan kaçma genellikle çocuklukta öğrenilmiş bir savunma mekanizması ile ilişkilidir. Sizi büyütenler duygusal olarak yeterince duyarlı değillerse kendinizi yalnız hisseder, sevgi ve şefkate güvenmemeyi ve kendi başınızın çaresine bakmayı öğrenirsiniz. Size ilgi gösteren insanlardan kuşku duyabilir, çoğu kez farkına bile varmadan onları itip uzaklaştırabilirsiniz.

Yakınlık bilinç dışı reddedilme ve kaybetme korkularını etkinleştirir. Anne babamızın bizi sevmesini isterken onların sınırlılığını telafi etmek için küçük yaşta kendimize yeter hale gelmek zorunda kalmış olabiliriz, ama bunun bedeli karşılıklı bir güven ilişkisi içinde yaşamayı başaramayarak geçmişimizin dinamiklerini yeniden yaratma eğilimi geliştirmemizdir. Bu durumdan şikâyet eder, üzülürüz ama içten içe gardımızı indirmekten korkarız. Duygusal anlamda açık olmak bizi korkutur, sürekli reddetme işaretleri aramaya başlarız. Bir zamanlar işimize yarayan kendi kendimize bakabilme becerileri hayatımızın ilerleyen yıllarında işte bu şekilde bizi anlamlı bağlılıklar kurmaktan alıkoyar.

Yakınlık korkusu yalnızca zoraki bekârlık durumunda görülen bir sorun değildir, birçok çiftin yaşadığı sorunların temelinde de aynı korku yatar. Nerede kendi olumsuz imgemizi pekiştiren ve çocukluğumuzun olumsuz yönlerini yeniden sahneleyen bir ilişki varsa onu buluruz. Yakınlık bize büyük kaygı ve rahatsızlık verebilir, alışık olduğumuzdan daha sevgi dolu bir ortamda kendimizi tuhaf bir şekilde yabancı ve yalnız hissedebiliriz. Sevgisiz ilişkiler acı verse de kendimizi alışık olduğumuz bir ortamda hisseder ve rahat ederiz.

Zoraki Bekârlık ve Yakınlık Korkusunu Yenme Yolları

Bizi istediklerimizi elde etmekten alıkoyan kalıpları tanımak ve değiştirmek önemlidir. İşte zoraki bekârlık için bazı öneriler:
1.Kendinizi keşfetme yolculuğunuzda size destek olacak, güvenebileceğiniz akıl hocaları, terapistler, ruhani rehberler ve dostlar edinin. Bu destek benlik bilincinizi güçlendirecek ve önce onlarla, sonra başkalarıyla yakınlaşma riskini alabilmenizi sağlayacaktır.
2.Kendinizle olan yakınlığınızı besleyip geliştirmeyi amaç edinin. Bu amacınıza duygularınızla bağınızı yeniden kurarak ulaşabilirsiniz.
3.Kendinizi anlamaya ve dinlemeye odaklanın. Hiçbir şeyi savunmaya gerek yok.
4.Şikâyet ve ayıplamayı kelime dağarcığınızdan çıkarın.
5.Kalbinizi açıp kendinize ve başkalarına gerçek, yapmacıksız olma fırsatı verin.
6.Zihinsel olarak güçlü insanların özelliklerini benimseyin.
7.Kendinize karşı çok sabırlı ve anlayışlı olun.

Bu önerileri uygulamak göründüğü kadar basit değildir. Eğer istemediğiniz halde yalnızsanız ama bu önerilere direnç gösteriyorsanız, sizi küçümseyerek “sen bunları yapamazsın” diyen bağımsız, savunmacı benliğiniz iş başında demektir. Aşkın yolunu kapatan, engelleyici, bilinç dışı savunma mekanizmalarını tanımak ve yenmek için yıllar boyu süren bir kendini keşfetme çabası gerekebilir. Ama çoğumuz sevgi verme yeteneğimizi de, sevgiyi kabul etme yeteneğimizi de geliştirmeyi başarabiliriz.

Uzm.Psk. İrem BRAY
 

Bu yazı toplam 93 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02