• BIST 108.953
  • Altın 144,253
  • Dolar 3,4810
  • Euro 4,1079
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 23 °C
  • Rize'de İşitme Engelli Miniklerin Sınıfları Kapatılıyor
  • ‘’Toplum olarak işitme engellilerin sorunlarının farkında değiliz’’
  • Engelli Milletvekilini Rampa Olmayınca Cumhurbaşkanı Korumaları Taşıdı
  • Rize'de İşitme Engelli Miniklerin Sınıfları Kapatılıyor
  • ‘’Toplum olarak işitme engellilerin sorunlarının farkında değiliz’’
  • Engelli Milletvekilini Rampa Olmayınca Cumhurbaşkanı Korumaları Taşıdı

UYKUDAN UYANDIRAN GÜVERCİN

G. Resuloğlu

Camınızda, sabahları aynı saatte, sürekli öten bir kuş duyduğunuzda, sinirlenir, öfkeyle fırlarsınız, öfkeyle fırladım, ama cama kadar gitmek, o kadar kolay olmadı.

Eskiden olsa, kuş sesi duyduğumda bir dost arayacak beni derdim, ya da bir haber gelecek. Usulca perdeleri açtım, her sabah yem isteyen kuş, acıkmış yem istiyor diye düşündüm. Annem sıcak temmuz ayında pencereye gelen küçük güvercinleri bulgurla beslemeye başlamıştı.

Bazen mutfakta kızan sesini duyuyor, kuşa yem vermeyeceğini söylüyordu. Komşuların pencerelerine de konup, yem için beklemeye başlamışlar, tüm binanın, cam önleri kuş pisliği ile dolmuşlar, komşular da şikayete başlamışlardı. Yem verme dediklerinde annem çözümü, mutfak içinde gazeteye bulgur dökerek,  onları mutfakta içinde besleyerek çözüm bulmuştu. 
Fırtınanın olduğu gün Almanya'ya dönen annemin yem verdiği kuşlara ne oldu demiş çok üzülmüştüm. Camlar içerden, sıcak havalarda üst tarafları açık olduğundan, sandalyeden kalkıp camları kapatamıştım ; evin içi korku filmi gibi, tüm perdeler uçuşmuş, camlardan, içeri su dolmuştu. Doğanın dengesinin bozduğumuzu hiç bu kadar net görmemiştim. Televizyonda sinyal sorunundan gidince, fırtınanın ortasında, camlara vuran taşların ortasında kala kalmıştım. Evde radyolu günlere dönme zamanının geldiğine iyice inandım.

Fırtına sonrası, tüm kadınlar cam önlerinin temizliğine sevinmiş, kuşsuz günlere döndük diye düşünmüştüm, ta ki sabah beni uyandırıp perdeyi açtıran, küçük güvercin sesini susturana kadar. Perde açtıktan sonra sandalyemle mutfağa gittim, cam önüne bulgur koyup, çayımı yaptım, o sırada büyük, kuzguni siyah, boynunda, fular gibi yeşil hareleri olan kuş, yeme ortak olmaya geldi, oturduğum yerde elimle cama vurup kovdum, gitti aynı güzellikte eşi ile tekrar camın önüne geldi. Bana bakıp, kızgın ve öfkeli sesler çıkararak, kapalı cama doğru tehdit eder gibi, kabarmaya, öfkeyle bakmaya başladılar.
Çok korkmuştum, yem bitmiş, üçü de gitmişti. Bir yandan küçük velet ailesi için beni kandırdı diye gülmüştüm. Çocuklarını mendil satmaya gönderen aileler aklıma geldi.
Karar almış ve küçük kuşun oyununa gelmemeye, ona direnmeye, karar vermiştim, iki tane olan küçük kuşun hangisinin, büyük kuşların elemanı olduğunu tam anlayamadığımda, cam önünde boyunu kırıp, boyun tüylerini kabartan bebek gibi, yem için, bana yandan bakan, oyun oynayan kuşa aldanmış, tekrar yem vermiştim.
Bir dakika olmadan, diğer büyük kuşlara işaret etmiş, onları bulgura çağırmıştı. Gene onun masun, yan yan bakışına aldanmış, sevimli iri siyah gözleri ile bana bakmasına dayanamış oyuna gelmiştim.

Annem bir ara artık yem vermeyeceğim dediğinde, içimden insanlar güven olmaz, kuşlar da bunu öğrenecek, yeme alıştırdın neden vermiyorsun demiş, bulgur bittiğinde tekrar aldırmıştım. Oysa büyük kuşlar küçüğü, acındırıp yem alsın kendileri gelip yesin diye kullanmışlar. Canlı çalar saatim artık yok.

Şaşkınlığımı ve yatak odamın, perdesini, kapatmadan uyuduğumu anlatsam inanmazsınız...   

Bu yazı toplam 161 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02