• BIST 107.212
  • Altın 151,644
  • Dolar 3,6838
  • Euro 4,3281
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

Ulaşım ve Özürlüler

Ahmet Bağbekleyen

Sevgili okurlarımız özürlülerin şehir içi ve şehirlerarası toplu taşımada yaşadıkları sorunların gerek kamu gerekse toplum tarafından bilindiği bir gerçektir.

      Yinede bazılarını hatırlamakta fayda var diye düşünüyorum.                                              

      1-Kent içi ve şehirlerarası toplu taşımacılık için fiziksel alt yapılarımız yeterlimidir?

      2-Şehir içi ulaşımda alt yapı ve vasıtalar engellilerin kullanımına uygunumdur?

       3-Şehirlerarası ulaşımda engelliler seyahat etme özgürlüklerini ne kadar kullanabilmektedirler?

      Bu soruların cevabının evet olması gerekirken maalesef evet diyemiyoruz.

Toplu taşımacılık söz konusu olduğunda soruna sadece tekerlekli sandalye kullananların sorunu gibi bakılması temel olarak yapılan yanlışlıktır ve sorunu daha karmaşık hale getirmektedir.

      Toplumumuzda ortopedik engelliler, görme engelliler, işitme engelliler, zihinsel engelliler yaşamaktadır ve soruna sadece engelli sorunu olaraktan bakamayız. Yaşlılarımız, çocuklarımız, hamilelerimiz, bebek arabası kullananlar gerek şehir içi toplu taşıma gerekse şehirlerarası taşımalarda sorun yaşayan diğer gruplardır.

Tüm bunlar bize göstermektedir ki aslında kamu hizmeti alanına giren bu çalışmada tüm toplumun ortak ihtiyaçlarına cevap verecek çalışmalar yapılmalıdır.

       26.03.2010 Cuma günü ziyaret ettiğimiz BUSWORLD fuarında gördüklerimiz gelecek açısından umut verse de sadece üretici firmaların gayretleri sorunu çözmeyecektir. Sosyal sorumluluklar açısından fuara katılan firmaların bir takım yenilikler yaptığını gözlemlemekteyiz ancak şehirlerarası taşımacılık alanında henüz bir yenilik olmadığı da tespitlerimiz arasında yerini almıştır.

      Bir başka gözlem olarak ta yapılan bu yeniliklerin şehirlerin altyapıları ile ilgili uyum sorununun nasıl çözüleceğidir.

      Yenilik olarak sunulan rampa, sesli ve görsel uyarı sistemlerine uygun durakların oluşturulması gerekmektedir ki bu sistemler verimli olarak kullanılabilsin.

Ancak sadece İstanbul"u örneklesek bile binlerce durağın dönüşümünün yapılması gerekmektedir yerel yönetimlerin bu dönüşümleri yapmak konusunda ne kadar kaynak gerektiği ve bunların oluşturulması konusunda pek gönüllü görünmemektedir. Buda gösteriyor ki yerel yönetimler ve merkezi yönetim altyapı ve yasal düzenlemeler yaparak gelişmelere güncel katkılar sunmalıdır.

       Özürlüler Kanun No: 5378 Kabul Tarihi: 1.7.2005

GEÇİCİ MADDE 3.- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir.

        Kanunda belirtilen sürenin bitmesine iki yıl kadar bir zaman kalmasına rağmen mevcut durum ortadır ve kalan sürede bunun nasıl gerçekleştirileceği ise şüphelidir.

      Özürlüler Yasası gereğince %40 ve üzerinde engeli bulunduğu Sağlık Kurullarınca tespit edilmiş engellilere yine yasa gereği kamu hizmeti olarak toplu taşıma yapan yerel yönetimlerin ücretsiz taşıma ve şehirlerarası taşıma yapan şirketlere belirli oranlarda indirim yapılması konusunda talimat niteliğinde yükümlülükler konulmuştur. Buna rağmen bazı belediyeler bunu uygulamakla birlikte bazı belediyeler ise bu talimatları dikkate almamaktadırlar. Özel şirketler ise hala keyfi uygulamalara devam etmektedir. Buda bize göstermektedir ki yasal düzenlemeler idarecilerin keyfi uygulamaları ile karşı karşıyadır.

       Belediye Otobüsleri, Özel Halk Otobüsleri, Minibüsler, Dolmuşlar, Şehir Hatları Vapurları, Banliyö Trenleri, Metro, Tramvay ve Metrobüs şehir içi ulaşımında kullanılan araçlardır ve bu araçlara engellilerin erişilebilirliği gerek duraklar gerekse iskele ve garlarda bu halleri ile mümkün değildir.

      Özürlüler İdaresinin vermiş olduğu özürlü kimlik kartlarının üzerinde her türlü bilgilerin bulunmasına rağmen belediyeler bununla yetinmeyerek engellilere ayrı bir kart vermesi bile başlı başına işi yokuşa sürmektir. Diğer uygulamalarda da insan onuruna uymayan davranışlar sıkça yaşanmaktadır. Hizmeti verenlerin eğitimsiz ve konudan haberdar olmayışı, üşengeçlik, özellikle Halk otobüslerinde yaşanan sorunlar adeta engellilerin kâbusu haline gelmiştir.

       ""Engelli vatandaş Teslime Taplacı, kendisini otobüse almayan şoföre açtığı davayı kazandı. Şoföre verilen 6 aylık hapis cezası, 6 ay süresince ehliyetinin alınarak otobüs işletim görevinin yasaklanmasına çevrildi.08.05.2008 Hürriyet""  gibi haberlerin basınımda sürekli yer almasına rağmen sorunu hala devam etmesi düşündürücüdür ve engellilerin yok sayılmasına ve sosyal hayata katılmasının engellenmesine en önemli örnektir. Özellikle süreğen hastalıkları nedeni ile engelleri görünür olmayan diğer engelli arkadaşlarımız hemen her gün sözlü ya da bakışlarla taciz edilmeye ve aşağılanmaya devam edilmektedir. Belediyeler gelen şikâyetlerle ilgili olarak gerekli eğitim ve cezaların verildiğini söyleseler de sonuç olarak bir değişiklik olduğunu söyleyebilmemiz bu gün için mümkün görünmemektedir.

       Yukarıda belirttiğimiz tüm bu sorun ve davranışların ortadan kaldırılabilmesi için öncelikle yöneticilerimizin, engellilere kanunlarla tanınan bu hakların onlara bir lütuf olmadığını, engelli olmalarından doğan farklılığın ortadan kaldırılması ve toplumsal yaşama adaptasyonlarının sağlanmasına yönelik olarak hazırlandığının farkına varmaları gerekmektedir. Diğer yandan engellilerin de, oluşan tüm sorunlarla ilgili olarak sızlanmak ve sorunları kabullenmek yerine haklarını yasal mercilerde aramaları bu sorunların çözümüne önemli katkıda bulunacaktır.

       Bir diğer önemli etken de sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluklarını yerine getirmek üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla diyalog içinde çalışma olanağını yaratmaları kaçınılmaz bir gerekliliktir.

      Unutmayalım ki;  toplu taşıma problemlerimizin çözümü sadece engellilerin dışarı çıkmalarına değil, aynı zamanda çalışma ve sosyal hayata katılmalarına katkıda bulunacak, böylece engellilerin sosyal ve psikolojik olarak kendilerini ifade etmeleri için en büyük katkı olacaktır.

          

        Otobüs, tren, uçak, vapur gibi toplu taşıma araçlarının kullanıldığı uzun yol dediğimiz seyahat araçlarından engellilerin faydalanması araçlar bakımından nerdeyse imkânsız durumdadır.

       Otobüslerin tamamı engellerin erişimine uygun olmayıp aynı zamanda yasal olarak bu konuda herhangi bir yaptırımda mevcut değildir, %40 ve üzeri engeli olan kişiler için uygulanmakta olan %30"luk indirim ise firmalar tarafından uygulanmamak üzer kullanılmaktadır. Bazıları indirim kontenjanlarını  doldurduklarını söyleyerek talebi reddedebilirken bazıları  bilet fiyatlarını normalden fazla göstererek aradaki indirim farkını ortadan kaldırmaktadır. Şehirlerarası seferlerde sorun sadece ulaşılabilirlik değil aynı zamanda mola yerlerinin durumları da gerek tuvalet, alışveriş ve ihtiyaç karşılama alanlarının olmaması veya yetersiz olmasından dolayı engellilerin toplu taşımada karayolunu kullanmaları konusunda olumsuz bir durum ortaya koymaktadır. Bu konuda en büyük sıkıntıyı özellikle zihinsel engelliler ve aileleri yaşamaktadır. Bu kişilerin otobüslere alınmaması diğer yolcuların rahatsız olacağı söylemleri ise toplumsal tahammülümüzün sınırlarını açıklamaya yetmektedir. Bu konuda insanı ve ahlaki sorumluluklarımızı tekrar sorgulamamız gerektiğini düşünüyorum.

      THY yurt içi ve yurt dışı seferlerinde %40 ve üzeri engellilere %25 oranında indirim yapmakta ancak bilet satışı yapan acentelerin birçoğunun bundan haberi olmadığı gerekçesiyle sürekli sorun yaşanmaya devam etmektedir. TCDD yurtiçi seferlerinde %40 ve üzeri engellilere %20 oranında indirim yapmaktadır. Deniz yolları ile seyahat ise engellilerin hemen hemen hiç kullanamadıkları ulaşım türü olarak karşımızda bulunmaktadır.

      Şehirlerimizdeki ulaşım araçlarında olduğu gibi şehirlerarası taşımacılık sektöründe de altyapı  hizmetleri maalesef gerekli standartlarda olmadığı için otobüs terminalleri, havaalanları, garlar ve limanlarımızda sorunun diğer parçası olarak karşımızda sorun olarak durmaktadır.

       Tüm bu konularda olumlu hiç mi bir şey yok diye sorabiliriz. Elbette yerel birtakım örnekler var ama bunların sayısı o kadar az ki; bunların sorunun çözüldüğü  anlamında örnek oluşturması mümkün değildir.

     Sonuç olarak engelli insanların ulaşım sorunlarından dolayı sosyal adaptasyonlarını gerçekleştiremediği, psikolojik durumları itibari ile rahatsız oldukları bir gerçektir: Ve görüldüğü üzere engeller kişilerin kendisinde değil kendilerini yöneten ve sorunlara duyarsız kalanlar tarafından onlara reva görülen bir durumdur.

       Sayın yetkililer engelliler sizlerden lütuf ve merhamet değil kanunlarla tanınmış haklarını talep etmektedirler. Bizlere tanınan bu haklarımızın talebi sırasında bizlerinde insan onur ve haysiyetine hakkımız olduğunu unutmayın. İnsan onur ve haysiyeti sizler için nasıl vazgeçilmez ise bizler içinde aynı önemdedir ve bunlardan vazgeçmemiz mümkün değildir. Bunun dışında gerçekleşecek her türlü davranış sözün bittiği yerdir.

       Sayın yöneticilerimiz, görevli ve yetkililer sizler önümüzdeki engelleri kaldırın ki bizler engellerimizden kurtulalım.

 

Ahmet BAĞBEKLEYEN    

E_mail : ahmetbagbekleyen@poed.org

 

Bu yazı toplam 7482 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02