• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

TV "KANALI" NDA BOĞULMAK

Metin Şekerci
Bizler televizyon seyretme de özellikle dizileri takip etme konusunda diğer toplumlardan açık ara öndeyiz. Ama bu alışkanlık (özellikle bayanlar da) sadece diziler ve evlilik programlarından öteye gitmez. Günümüzde neredeyse büyük bir çoğunluğun evinde internet var, ama maalesef bundan yeterince faydalanamıyoruz. Çünkü televizyon denen sihirli ekran bizleri adeta esir almış ayaklarımıza "diziler" pranga vurmuş, ellerimize "evlilik programları" kelepçe takmış hiç bir yere kımıldayamıyoruz. Dizilere ve bence hiç bir önem taşımayan hatta ahlaki değerlerimizi zedeleyen evlilik programlarına ayıracağımız zamanı internette dünyayı dolaşsak inanın bilmediğimiz bir çok yeri ve olayları öğrenebiliriz.

Toplumumuzun gündeminde olan konuların dizilerde sıkça işlenmesi. Örneğin ağa, aşiret, töre, kan davası, mafya hesaplaşması ve namus cinayeti gibi kavramları işleyen diziler halkımız tarafından rağbet görmüştür.
İnsanımızın gerek bireysel gerekse de toplumsal anlamda dizilerde izlediği karakterlerin gerçek hayatta benzerlerini görmesi.

Dizilerdeki karakterler ile insanlarımızın kendilerini özdeşleştirmeleri, bilhassa gençlerin kendilerine idol arayışlarında dizi karakterlerinin model seçmeleri, artık çocuklarımızın oyunlarında takma isim olarak Polat, Kılıç, Çakır gibi isimleri seçtiklerini, hatta gençlerimizin bu kahramanlara özenip yanlarına bir kaç adam alıp "racon" kesmeleri işi daha da ileriye götürüp cinayetler işlemelerini artırıyor. Diyeceksiniz ki 'efendim Avrupada yapılan şiddet içerikli filmler den Avrupalı neden etkilenmiyor da bizim milletimiz etkileniyor' buda bizim bizim toplum olarak bir özeelliğimizdir. Çünkü bizler diziyi seyretmeyiz adeta yaşarız bundan dolayıdır ki dizide veya filmde yaşanları uygulamaya koyuluruz.

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin bariz olarak görüldüğü,nüfusunun çoğunluğunun da gençlerin oluşturduğu ülkemizde dizilerde konunun geçtiği mekanların kullanılan eşyaların,otomobillerin insanımızda özenti oluşturması.
Görsel ve yazılı basında tüketim toplumu anlayışının ünlü insanların hayatları üzerinden teşvik edilmesi.Bu hayat tarzını gören insanımızın da ya özenti duymakta ya da o ünlüleri dizilerde seyrederek bastırılmış duygularını tatmin etmektedir.

Özellikle mafyayı ,polisi konu alan dizilerdeki erkek karakterlerin silahla olan yakın bağları veya sert hareket ve tavırları erkekleri ekran başına bağlamaktadır. Tam dört sene süren "Deli Yürek" ya da şu an halen devam eden "Kurtlar Vadisi " dizileri bunun en güzel örnekleridir.
Mafyayı konu alan şiddet içerikli dizilerdeki kahramanların gönüllü toplum koruyuculuğu görevi yapmaları. Örneğin kahramanlar, haksız bir şekilde evleri ellerinden alınmak istenen bir grup insana sahip çıkmakta ya da okullara uyuşturucu sokmak isteyenleri engellemektedirler.
Dizilerin en heyecanlı yerlerinde kesilerek izleyicideki merakın gelecek haftaya yönelik olarak artırılması, ekran başında ki izleyicinin psikolojisini olumsuz yönde etkiliyor olması da olayın bir başka boyutu.

Türkiye'de diziler şu anda televizyonların en çok izlenen yapımları. Ancak biz dizileri sadece izlemekle kalmıyoruz onlardan etkileniyoruz. Öncelikle çocuklarımızın ruh sağlığı açısından şiddete yer veren dizilerin bunu belirli bir seviyeye çekmesi sağlanmalı. Öncelikle anne babalar, öğretmenler ardından devletin ilgili kurum ve kuruluşları (örneğin RTÜK) bu konuda söz söyleme haklarını kullanmalı. Mesela aileler çocuklarıyla beraberce seçtikleri programları izleyebilirler, televizyonun yanında onları değişik hobilere yönlendirebilirler.
Televizyonun gücünden faydalanarak topluma doğru şeyleri iletebilecek diziler-öncelikle TRT eliyle çekilmeli ve insanımıza sunulmalıdır.
ALLAH'ın selamı üzerinize olsun.
METİN ŞEKERCİ
Özürlüler Gazetesi
İç Anadolu Temsilcisi

gazetecimetingm@hotmail.com


Bu yazı toplam 2346 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 3
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02