• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

TÜM OLMAZLIKLARA İNAT

Hatice ÖZKAN

                    TÜM OLMAZLIKLARA İNAT

Bu güne kadar  birçok konuda  yazılar yazıp sizlerle paylaştım.   Üstelik bu yazılarımın bir çoğuda Engelli kişilerin yaşamak zorunda kaldığı sorunlarla ilgiliydi  ve bu  sorunları dile getirirken tek taraflı olmamayada inanın çok gayret ettim . Evet Engellilerin birçok hakkı dış etkenlerden, insanların duyarsızlıklarından yada farklılıkları farkedip bir şeyler yapmak zorunda kalmak istememelerinden  dolayı yaşanıyordur dedim .

Bazen de bizim engelli olduğumuz için işin kolayını seçtiğimizi bu durumumuzu bahane edip sanki herkes engelli kişilerle ilgilenmek, ayrıcalıklı davranmak zorundaymış gibi davranan engelli kişilere yönelikte tepkilerimi yazılarımda anlatmaya çalıştım .

Şimdi de  eğitim alabilmek uğruna yaşadığım bir olayı paylaşacağım ve bunuda ne kadar başarabilirsem tarafın sadece benim yanımdan değil diğer yandanda değerlendirmesini yapabilmeyi gerçekten çok istiyorum . Olayı okuyun ve diğer bir haklı taraf var mı bunu birlikte değerlendirelim.

Beni tanıyan hakkımda az yada çok bir bilgi sahibi olanların bildiği üzere bilmeyenler yeni tanıyacak olanlar için şöyle bir özet geçiyorum . Eğitim yaşamıma 20 yaşımda başladım . Çocukluğumda ilk tanıdığım öğretmen buna sebep oldu . Şimdi 35 yaşıma girdim . Okur yazar belgesi almak ile başlayan eğitim öğretim alabilme mücadelemde aslında şöyle bir geriye baktığımda  epeyce yol almışım diyorum.   Peki bu alınan yolda 15 yılda ben ve ailem özellikle de anneciğim neler yaşamak zorunda kaldık? bazen insanlar zor olduğunu söyleyerek eğitimlerine devam edememelerine haklı sebepler bulmaya çaşıtığında belki hoş bir davranış değil ama bana çok gülünç geliyor . Tabiiki istisnayi durumları kasdetmiyorum.

Anadolu Üniversitesi kamu yönetimi , Atatük üniversitesi Adalet bölümlerini bitirdiğim yıl 2014 yılında Atatük üniversitesi Reklamcılık ve İstanbul üniversitesi Sosyoloji bölümlerine başladım. Bunları tek tek yazmamdaki neden olabilir olduğunu daha iyi anlatmaktır. Bana zor olup olmadığını sorduklarında öğrenmek mi yoksa benim ülkemde Engelli bir insan olarak öğrenmeye çalışmak mı diye bende bir soru yöneltiyorum. Ne farkı var ki diye gelen soruya şöyle cevap vermek istiyorum . Yeni bir şeyler öğrenmek bana hiç bir zaman zor ve külfet getiren bir şey olmadı. Çünkü bir azda çocukluktan kalma içimde bir uhde olmasından kaynaklı öğrenmeye karşı bitmeyen bir açlığım var benim .  Belkide düşünme yetilerimi , öğrenebilme fonksiyonlarımıda  vucudumda ki diğer  kas gücü yetilerim gibi kaybetme korkusuyla alakalıdır . Ondan her şeyi öğrenmek istiyorumdur gerçekten bunun cevabını net olarak bende bilemiyorum . Bildiğim emin olduğum bir şey var ki ben öğrenmeyi çok seviyorum .

Asıl diğer soruya yanıtım kesinlikle bizim ülkemizde  eğitim almak özellikle de engelli kişiler için çok ama çok zor .Sosyal yaşamın bir çok yönünde olduğu gibi bunları örneklersek: Sağlık , iş , sosyal yaşam, barınma bu liste böyle uzayıp gidiyor . Elbette eğitim öğretim alabilmek için de bir sürü şey yaşamanız ve yılmamanız  hep daha fazla mücadele etmeniz geliyor .

 Şimdi de yaşmak zorunda kaldığım sınav rezaletlerine bir yenisini daha yaşatarak 3. diplomamı almaya çalıştığım sınavımda Atatürk üniversitesi tarafında maruz bırakıldığım sıkıntılara gelelim.  Atatürk üniversitesine her dönem sağlık durumumu gerek internet sitesi üzerinden gereksede tüm bilgilerimi posta yoluyla ulaştırmış olmama  rağmen  bu dönem de geleneği bozmayıp bana sınava girmeden çıkarabilecekleri bütün engelleri yaşattılar. Her sınav günü tek tek izahat verdiğim halde beni de diğer öğrencilerle aynı salonda sınava almak konusunda ısrarcılardı.Ben ellerimi kullamadığım için bir işaretleyici yardımcı gözetmen ve kendim soruları işaretlyemediğim için sesli cevap vermem gerekiyor bu nedenle ayrı salonda sınavımın yapılmasını her dönem önce internet üzerinden sonra da posta yoluyla sağlık raporumum ve talep dilekçemi göndermeme rağmen ne oluyor bilin bakalım o, begeler hiç bakılmıyor, dikkate alınmıyor olacak ki bu gün bir kez daha sınava   mücadele vermeden, stres yaşatılmadan malesef ki   giremiyorum. Gerçekten olağanüstü şartlar altında sınavlarıma giriyorum . Bu yaşadıklarım yetmezmiş gibi en son bana sınava girebileceğim salon bulunuyor. Sonra ne mi oluyor ? ben sınava başlamadan önce oraya gelen bir kaç öğretmen kendi aralarında( duymamak için çabaladığımdan konu bilgisi paylaşamayacağım.)  Kendi aralarında sohbet muhabbet ederken ben orada sınavıma konsantre olmak için uğraş veriyordum.  Bu durum sınavımın başlaması ile bitişi boyunca tam 150 dakika böyle devam etti .Gerçekten eğitim şart bir çok eğitimciye. Öyle yerlerde ve şartlar altında sınavla girdim ki hani ter dökmeden olmaz denilen bir  söz var ya kesinlikle sonuna kadar ben bu teri dökebileceğim her şekilde döktüm. Mesela sınava girmek zorunda kaldığım yerlerden sadece bir kaç örnek vereceğim . Mutfak , üniversitenin korüdorunda ve tadilat yapılan bölümlerde boya, vernik kokuları içerisinde böyle sağlığa zararlı oratamlarda özellikle de benim %98 engelli bir kişi olduğumu o, sınav merkezlerine ne şartlar altında ulaşabildiğimide göz önünde bulundurdumuzda üniversiteye göndermiş olduğum bilgilerimin değlendirilmesi dışında bir ayrıcalık herhangi bir istisnada beklemiyorum. Fakat malesef bu kadar dahi özen gösterilmeyince zaman zaman insan hayal kırıklığı yaşıyor. Ben bu eğitim alabilme mücadelesini başka bir ülkede vermiş olsaydım yetkililerce gereken her şeyinin üzülerek söylüyorum ki yapılacağından emin olduğum kadar kendi ülkemde madur edilişimin bu ne ilkiydi ne de sonu olmayacağından da eminim . Buda beni çok incitiyor. Çünkü tüm olumsuzluklara rağmen ben ülkemi çok seviyorum .  Bir daha dünyaya gelme şansın var denmiş olsa ve  nerede hangi ülke vatandaşı olarak doğmak istersin diye bir seçme imkanı tanınsa hani olmaz ama diyelim ki oldu . Seçme şansımı kesinlikle bir kere daha dünyaya gelmek için yine ülkemde bu vatanın bir ferdi olmak konusunda kullanırdım. 

Eğitim almak konusunda ben mücadeleme devam edeceğim.Evet her tür engellenmeye rağmen ben üniversitelerimi bitireceğim. Yüksek lisans ve doktora da yapmak istiyorum . Girişimlerde bulunduğum üniversitelerde oldu bu konuda fakat o, noktada ayrı bir iç karartıcı manzarayı bir kez daha yüzüme vurdu. Ön görüşmelerimde özel durumumu anlattığım devlet üniversitelerinden özel durumunuza yönelik hiç bir şey yapamayız iyi çalışmalar başarılar yazışmasıyla sonuçlanan sayısız e-mail girişimden sonra da kendi kendime evet kesinlikle başaracağım.  Bu anlamda da En azından gereken bütün çabamı verceğım. Bu benim başarım olacağı kadar siz devletimin benim eğitim almam için açmış olduğu üniversiteler için de üzerinize aldığınız görevi layıkıyla yapmamış olmanın utancı olacağınıda bir kez daha hatırlatayım. Vatandaşlık görevimi ben bari bu anlamda  yapayım.

Tüm girişimlerim umutsuz değil elbette ben de bitmeyen şeylerden bir taneside umuttur.  İşte günlerce e-mail ve telefon ile uğraşlarım ve  mücadelem neticesinde  bir özel üniversite sizin için elimizden geldiğince kolaylık sağlamaya çalışacağız diye bir geri dönüş sağladı. Bu ben de yine umut ışığının parlaması demekti. Tabiiki  onunda akibeti üniversite hocalarının derslerine online olarak katalabilme talebimi onaylayıp onaylamamasına bağlı elbette bu kadarda değil özel üniversite olduğu için de ücret konusunda verceğimiz mücadele başlayacak açıkçası  bu konuda bir sponsor arıyorum aksi takdirde pek olabilir görünmüyor.

Bu yazdıklarımla çok ilgili olduğunu düşündüğüm bir başka mevzuda şudur. 

Engelli kişilerin arasında lütfen alakası olmayanlar hiç  kimse üzerlerine alınmasın fakat benim  hiç sevmediğim  kişileri oluşturanlar şu kişiler ; engelli oluşunu tebbellik , asalak yaşaması için bir garati olarak kabul eden kişilerdir. Evet siznin haklarınız için gerçekten tüm samimiyettimle söylüyorum ki bir çaba sarf etmeği evladığı için, ailesi için kendine yetebilme gayetinde olan engelli kişiler için onur kırıcı kabul ediyorum . Ben bu tür insanlar için hiç bir şey yapmayacağımıda eklemek istiyorum .

Böyle kişlerden bir kısımı sosyal medya aracılığıyla bana ulaşıp Hatice hanım sizin için söylemesi kolay tabiiki 4 üniversite mezunu olduğunuzdan biz engelli kişilere sürekli eğitim almamızın çağrısını yapıyorsunuzda  eğitim almak kolay mı diyorlar. Bu yazım vesileyle cevap vermek istiyorum . Elbette ki kolay değil. Hemde hiç kolay değil . Zaman zaman kendi yaşamış olduklarımı buyüzden aktarmaya çalışıyorum . Eğer okursanız benim eğitim alırken yaşamak zorunda kaldıklarımı ve kolay bir şey görebiliyorsanız diyeceğim tek bir şey kalıyor sizede kolay gelsin .

 Şimdi bana hiç kimse türkiyede eğitim sistemi öğrenmek isteyenlere destek olan demokratik sosyal devlet vs. hikayeleri anlatmasın. Türkiyede eğitim almak isteyen engelli kişi sana sesleniyorum. Senin için her şey ama her şey çok daha zor ve malesef ki zor olmayada böyle giderse devam edecek eğer benim yapmaya çalıştığım gibi sen de  ben mücadelemi veririm diyorsan gazan mubarek olsun diyorum.

Yine uzun bir yazı oldu bir çok önemli olduğunu düşündüm şeyi paylaşamaya çalıştım. Umarım sonuna kadar okuma vaktiniz ve sabrınız vardır. Şimdiden teşekkür ediyorum .

Hatice Özkan

 

Bu yazı toplam 518 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02