• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Ters Açı

Hayrettin  Dereli

Ramazan, ardından Ramazan Bayramı, ardından Cumhuriyet Bayramı ve de ardından  İstanbul da 25 kez düzenlenen kitap fuarı. Zaman son hızla geçiyor ama güzel geçiyor. Önce Cumhuriyet ile başlayalım yazımıza. Bir köşe yazısında okumuştum. Hocanın sorusu cumhuriyeti anlatın idi. Öğrencilerin % 10 u istenile yazmış, % 25 i eh işte geri kalan % 65 ise boş kağıt vermemek için iyidir, hoştur gibi beylik kelimelerle geçiştirmişler. Burası bir üniversite. Sonuç vahim. Gençler her şeye karşı ilgisiz, temel eğitim,temel kültür sıfır, Mevlana yı bilmeyenler var. Söz Cunhuriyet ten açılınca, felsefesini, egemenliğin insanlar arasında eşit paylaşımını ifade eden yok. Görülüyor ki gençler liselerde iyi eğitim alarak gelmiyorlar üniversitelere, belli ideallari kalmamış, istekleri bir an önce mezun olup paralı bir işte çalışmak yalnızca. Aslınca bakılınca en büyük sorunun eğimde olduğu açıkca görünmekte. Okullarımızın hali ortada, eğitmenlerimizin hali ortada, şu girmek için can attığımız Avrupa Birliği bizden o kadar çok şey isterken, her şeyden önce neden acaba şu eğitim düzeninizi elden geçirin demiyor acaba.


 


Ülkemizin dünya ülkeleri arasında ki yerine bakalım bir de. Bizim insanlarımız başka ülkelerin insanlarına kıyasla nasıl yaşıyor. Birleşmiş Milletler yaşam kalitesini belirlemek için 300 e yakın kriter uyguluyor. Bunun insanı gelişmişlik endeksi Türkiye üye 177 ülke içinde 94. sırada. Yunanistan 25.sırada bizden 69 basamak daha iyi yaşamaktalar. Bu sıralamada daha yukarılarda olmayı hak ettiğimizi düşünerek Kitap Fuarındayız. Bu sene teması ‘Kitap Fuarının 25 Yılı’.  Taksimde bir otelin alt katında başlayan, Tepebaşında TÜYAP de devam eden ve şu anda Beyükdüzünde  binlerce metrekarelik bir alanda sürmekte olan  300.000 i aşkın katılımcısı ile dünyanın sayılı fuarlarından biri artık İstanbul Kitap Fuarı. Katılıcılarının % 75 i 40 yaşın altında olan fuarımız umudumuzu yeşertiyor gelecek için.


 


 


 


Ufak bir hikaye. Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuş. Bakalım neler olacak.


 


Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri, birer birer geldiler. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu Kral ı yüksek sesle eleştirdi bir saray yolunu doğru dürüst yapmadı diye. Sonunda bir köylü çıka geldi Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de Kral ın notu vardı için de.. ‘Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir’ diyordu Kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.


 


Her engel, yaşam koşullarımızı daha iyileştirebilecek bir fırsattır.....


Ramazan, ardından Ramazan Bayramı, ardından Cumhuriyet Bayramı ve de ardından  İstanbul da 25 kez düzenlenen kitap fuarı. Zaman son hızla geçiyor ama güzel geçiyor. Önce Cumhuriyet ile başlayalım yazımıza. Bir köşe yazısında okumuştum. Hocanın sorusu cumhuriyeti anlatın idi. Öğrencilerin % 10 u istenile yazmış, % 25 i eh işte geri kalan % 65 ise boş kağıt vermemek için iyidir, hoştur gibi beylik kelimelerle geçiştirmişler. Burası bir üniversite. Sonuç vahim. Gençler her şeye karşı ilgisiz, temel eğitim,temel kültür sıfır, Mevlana yı bilmeyenler var. Söz Cunhuriyet ten açılınca, felsefesini, egemenliğin insanlar arasında eşit paylaşımını ifade eden yok. Görülüyor ki gençler liselerde iyi eğitim alarak gelmiyorlar üniversitelere, belli ideallari kalmamış, istekleri bir an önce mezun olup paralı bir işte çalışmak yalnızca. Aslınca bakılınca en büyük sorunun eğimde olduğu açıkca görünmekte. Okullarımızın hali ortada, eğitmenlerimizin hali ortada, şu girmek için can attığımız Avrupa Birliği bizden o kadar çok şey isterken, her şeyden önce neden acaba şu eğitim düzeninizi elden geçirin demiyor acaba.


 


Ülkemizin dünya ülkeleri arasında ki yerine bakalım bir de. Bizim insanlarımız başka ülkelerin insanlarına kıyasla nasıl yaşıyor. Birleşmiş Milletler yaşam kalitesini belirlemek için 300 e yakın kriter uyguluyor. Bunun insanı gelişmişlik endeksi Türkiye üye 177 ülke içinde 94. sırada. Yunanistan 25.sırada bizden 69 basamak daha iyi yaşamaktalar. Bu sıralamada daha yukarılarda olmayı hak ettiğimizi düşünerek Kitap Fuarındayız. Bu sene teması ‘Kitap Fuarının 25 Yılı’.  Taksimde bir otelin alt katında başlayan, Tepebaşında TÜYAP de devam eden ve şu anda Beyükdüzünde  binlerce metrekarelik bir alanda sürmekte olan  300.000 i aşkın katılımcısı ile dünyanın sayılı fuarlarından biri artık İstanbul Kitap Fuarı. Katılıcılarının % 75 i 40 yaşın altında olan fuarımız umudumuzu yeşertiyor gelecek için.


 


 


 


Ufak bir hikaye. Eski zamanlarda bir kral, saraya gelen yolun üzerine kocaman bir kaya koydurmuş, kendisi de pencereye oturmuş. Bakalım neler olacak.


 


Ülkenin en zengin tüccarları, en güçlü kervancıları, saray görevlileri, birer birer geldiler. Hepsi kayanın etrafından dolaşıp saraya girdiler. Pek çoğu Kral ı yüksek sesle eleştirdi bir saray yolunu doğru dürüst yapmadı diye. Sonunda bir köylü çıka geldi Saraya meyve ve sebze getiriyordu. Sonunda kan ter içinde kaldı ama, kayayı yolun kenarına çekti. Tam küfesini yeniden almak üzereydi ki, kayanın eski yerinde bir kesenin durduğunu gördü. Açtı. Kese altın doluydu. Bir de Kral ın notu vardı için de.. ‘Bu altınlar kayayı yoldan çeken kişiye aittir’ diyordu Kral. Köylü, bugün dahi pek çoğumuzun farkında olmadığı bir ders almıştı.


 


Her engel, yaşam koşullarımızı daha iyileştirebilecek bir fırsattır.....


Bu yazı toplam 2559 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02