• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN İZLER

Ali Rıza SOYASLAN

TELAFİSİ MÜMKÜN OLMAYAN İZLER

     Bir zamanlar, bir baba ve oğuldan oluşan bir aile yaşarmış. Baba ve oğul inşaat işleri yaparak geçimlerini sağlarlarmış. Baba inşaat ustası, oğul ise onun kalfasıymış.

     Görünüşte mutlu bir aile tablosu çizseler de babası oğlundan çok şikâyetçiymiş. Oğul durmadan birileriyle kavga ediyor, etrafındakilere zarar veriyor, babası da buna çok üzülüyormuş.

     Gel zaman git zaman babası oğlunun bu durumunu düzeltmek için bir şey yapamamış. Günlerden bir gün, bir tatil günü babası oğlunu bir kenara çekerek, ona bir torba çivi vermiş. Bir torba çiviyi görünce oğul önce çok şaşırmış. Oğlunun çok şaşırdığını gören babası da:

     “Oğlum sana bir torba çivi veriyorum. Arkadaşlarınla tartışıp kavga ettiğin her sefer şu gördüğün tahtaya bir çivi çak”, diye oğlunu uyarmış.

     Oğul, babasının sözünü dinlemiş, birinci gün tahtaya 37, ikinci gün 25, üçüncü gün ise 17 çivi çakmış. Günler geçip gidiyor, oğul tahtaya daha az çivi çakmak için kendini kontrol etmeye çalışıyormuş. Ve her geçen gün daha az çivi çakmış. Nihayet bir gün gelmiş ki hiç çivi çakmamış tahtaya. Bu mutlu haberi babasına söylemiş. Babası oğlunu yeniden tahtanın önüne götürmüş. Oğluna:

     “Bu günden başlayarak tartışmayıp, kavga etmediğin her gün için tahtadan bir çivi çıkart”, demiş.

     Oğul tartışıp, kavga etmediği her gün tahtadan bir çivi çıkartıyormuş. Günler geçmiş, bir gün gelmiş ki tahtadaki çivilerin hepsi çıkarılmış. Bunu gören baba oğlunu yeniden tahtanın karşısına götürmüş ve

    “Aferin oğlum iyi davrandın, arkadaşlarınla iyi geçindin, hiç kimseyle kavga etmedin; ama bu tahtaya dikkatli bak. Üzerinde artık çok delik var. Bu tahta perde hiçbir zaman geçmişteki gibi olmayacak.” demiş ve sözlerine şöyle devam etmiş. “Arkadaşlarla tartışılıp, kavga edildiği zaman kötü kelimeler kullanılır. Arkadaşlar birbirlerinin kalplerini kırarlar. Söylenen her kötü kelime kalpte bir yara (delik) bırakır. Arkadaşlarına bin defa kendini affettiğini söyleyebilirsin; ama bu delik aynen kalacak, kapanmayacaktır. Bir arkadaş ender bir mücevher gibidir. Kolay elde edilmez. Seni güldürür, yüreklendirir, ihtiyaç duyduğun zaman sana yardımcı olur, seni dinler; sana yüreğini açar.”

     Bu sözler oğlu bir hayli etki etmiş. Bundan sonra, oğul babasının bu öğütlerini dinleyerek arkadaşlarıyla, dostlarıyla hiç tartışıp kavga etmemiş. Önceki yaptıklarından da pişmanlık duymaktaymış. Baba da oğlunun düzelmesinden, iyi bir insan olmasından oldukça memnunmuş. Baba ve oğul yaşamlarının sonuna kadar mutlu, kavgasız bir hayat sürmüşler…(1)

     Babayı tebrik etmek lazım. Çünkü sabırlı davranıyor ve ilmi siyaset yapıyor. Bu vesile ile evladına bir şey öğretiyor. O da var olan gönül kardeş dostluklarını kaybetmemek. Öyle olmalıdır zaten. İnsan kazandığı var olan dostlarını kolay kolay basit meselelerden dolayı kaybetmemelidir. Hele hele bu devirde dostlukların zor kazanıldığı bir devirde.

 

           KAYNAK:

(1)  http://blogercan.blogcu.com/baba-ogul-ve-bir-torba-civi/7262963

Bu yazı toplam 189 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02