• BIST 102.270
  • Altın 149,236
  • Dolar 3,5485
  • Euro 4,2033
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 22 °C
  • Yelkenle Oryantiring Deneme Yarışmaları Beşikdüzü'nde Yapıldı
  • Görme engelli öğretmen için hak dokümanı
  • İstanbul’da 65 bin konut üretilecek
  • Yelkenle Oryantiring Deneme Yarışmaları Beşikdüzü'nde Yapıldı
  • Görme engelli öğretmen için hak dokümanı
  • İstanbul’da 65 bin konut üretilecek

Şiirin yalancısı mıydın hakikaten?

Şiirin yalancısı mıydın hakikaten?
Yalnız neler oldu sen şiir okurken? Şiirin yalancısı mıydın hakikaten?
Sen bakırdan bir ruhla yaratılacaksın, hem de kalkıp paslanmayacaksın, gözleme gibi incelmiş bir bayanı evirip çevireceksin, tavşan ayağıyla yağlayacaksın. İnanılır gibi değil. Yalnız neler oldu sen şiir okurken? Şiirin yalancısı mıydın hakikaten?

En çok üzüldüğüm şey, okul pantolonlarıyla düğünlere, gezmelere giden bir çocuk olmamak. Okula gidecek temiz bir kıyafetimin olmayışı da umrumda değil. Ben takılı kalmamışımdır, dünyaya, dünyalıklara….
En çok üzüldüğüm şey, birbirine geçen tren yollarından birini kaybetmemek ve arabamın kumandasını bozmamak…
En çok üzüldüğüm şey, elimde kalan son legoyu nereye koyacağımı bilememek…
En çok üzüldüğüm şey, bebeğimin dudağındaki rujun silinmemesi ve hep aynı kırmızılıkta kalması…
En çok üzüldüğüm şey, sahip olduklarımın bana ait olduğunu sanmak ve bir yere gideceğine inanmamak.

Çocukluğumdan gelen üzüntülerimin, emziğin ağzımın kenarında bıraktığı iz gibi geçtiğini görüyorum da neden bir erkeğin üzerimi soyup, geçmek istediği yer gibi tükürüğümün altında kalışını anlamıyorum hayatın?
Neden ergenliğe ulaşmamış bedenlerimizle kalamıyoruz? Neden bir anne ile bir babanın olmadan doğamıyoruz? Neden öpüşmeden kalabilen bir dudakla, flüt kadar olamıyoruz?

Sen şiirin içinde bir buluşma istedin benimle! Bende geldim….
Çünkü erkek için pek az rastlanır bir durumdu bu. Sen bakırdan bir ruhla yaratılacaksın, hem de kalkıp paslanmayacaksın, gözleme gibi incelmiş bir bayanı evirip çevireceksin, tavşan ayağıyla yağlayacaksın. İnanılır gibi değil.

Yalnız neler oldu sen şiir okurken? Şiirin yalancısı mıydın hakikaten?

Sen şiir okurken, sesin kelimelerin anlattığından fazla şey söylüyordu.
Sen şiir okurken, kaldırım taşına kıvrılan bir sefilin, kenarından geçen ayaklar gibi hem var, hem yoktun yanımda!
Sen şiir okurken, kumbaramı ters çevirip salladığımda düşmeyen paralarım gibiydin.
Sen şiir okurken, civcivin gagasının hamurunun eline geçmesi, üzerindeki minicik delikten havanın girmesi gibiydin.

Fakat şiir bitti, sirenler çaldı. Onun adı alarmdı. Artık yasak elmaya uzanma zamanı gelmişti. Az sonra, hava-su ile, toz-yağmur ile, kum-deniz ile nereye gidiyorsa seninle oraya gidebilirdik. Minareye çıkarken dönen basamaklar gibi ruhuma sarıla sarıla geliyordun sanki…
Sen, şiirlerin ve sesin, cüzün ilk sayfasını rahat geçmiş, hatmedilene kadar iki avucunun arasında açık kalmasını istediğin bedenimde zolanmıştın…

Ama kavak devrilmişti bir kere…
kızım o zamanlar. Bir erkek arkadaşım var, tatlı dükkanlarının raflarıyla, kuyumcu dükkanlarının vitrini gibi kendimi alamadığım. Çekmişiz bir araziye, otomobilinin içinden izliyoruz, kendini ağaç sanan binaları. Öpmek istiyor arkadaşım beni. Fakat akşam önünden geçtiği manavın aşağı sarkan lambaları sönük. Ne almak istediğini göremiyor. Kavak ağacı devriliyor aniden arabanın önüne. Ve geri geriye çıkarak uzaklaşıyoruz korkudan oradan.
O gün de şiirin yalancısı aynı şeyi, yan komşuna giren hırsızların çaldırdığı alarm yapıyor bize. Ben söz vermişim Allahıma, ya aşkım yada nikahım el sürebilir bana diye! O sözü hatırlatır bana….Demek ki şiirin yalancısı imişsin, sevmeden uzandığında yanıma, yol gibi donup kalacakmışsın. Demek ki şiirin yalancısı, volkan doğaya değil, gözlerine ait bir gerçekmiş. Ve sen bu gerçeği bir yalana satacakmışsın…..
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02