• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Sevgili

Sevim Önay Çavdar
Merhaba; sevgili dostlar yeniden sizlerle buluşma fırsatım olduğu için şükürler olsun yarada diyorum. Her yıl yaşamımızda yerini alan alışageldiğimiz bazen kutlayıp, bazen andığımız bazen de farkındalığı artırmak istediğimiz özel günler vardır. Örneğin; 10 ocak çalışan gazeteciler günü. 8 mart dünya kadınlar günü, Mayıs ayının 2. pazarı Anneler günü, Haziran 2. Pazarı Babalar günü, 3 Aralık dünya engelliler günü vb. gibi 
İçinde bulunduğumuz ayda da14 Şubat  Sevgililer günü  bu konu üzerine sohbet edelim istedim. 
Sevgililer gününün çıkış öyküsünü çoğumuz biliyoruz ama ben bir kez daha anımsayalım istiyorum. 3. yüzyılda Roma İmparatoru II. Claudius her erkeğin asker olmasını istiyordu ve bu nedenle tüm imparatorlukta evliliği yasaklamıştı. 
II. Claudius imparatorlukta Hristiyanlığı da yasaklamış ve Hristiyanlar için ölüm emri çıkarmıştı.
 
Bu emre uymayanlar arasında sonradan aziz olarak anılacak olan Valentinus vardı. Valentius hristiyan olduğu için yakalanmış ve hapse atılmıştı. 
Hapishane gardiyanlarından biri Hristiyanlar arasında anlatılan mucizelere inanarak kardeşi olan doğuştan gözleri görmeyen Julia'yı, gözlerini açabilir umuduyla Valentinus'un yanına gizlice getirdi. Julia zeki ve güzel bir kızdır. Valentinus'u ziyaretleri sayesinde roma tarihi, doğa ve hristiyanlık konularında pek çok şey öğrenir. Bu ziyaret lerden birinde Julia sorar:- "Valentinus, Tanrı gerçekten dualarımızı duyar mı?
Her sabah ve her gece ne için dua ettiğimi biliyor musun? Görebilmek için dua ediyorum, senin bana anlattıklarını görmeyi çok istiyorum" der.
Valentinus; - "Tanrı bizim için en iyi olanı yapar, yeter ki buna inanalım" der. Beraberce duaya başlarlar. Birden hücrenin içersi altın renkli bir ışıkla aydınlanır ve Julia haykırır;- "Valentinus, görüyorum, görüyorum." 
Ertesi gün Valentinus'un ölüm emri gelir, Aziz Julia'ya son bir not yazar, Tanrı'ya hep yakın olmasını öğütler ve notun altını "Senin Valentine'ından" diye imzalar. Mektup, ertesi gün Julia'ya ulaşır, o günün tarihi 14 Şubat 270'dir.
Aziz Valentine Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi.
Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü.
MS 270 yılının 14 Şubat günü Hristiyan şehitliğine gömüldü. Aradan 226 yıl geçtikten sonra Vatikan, Valentin'e "aziz" ünvanı vermiş. Valentin'in ölüm günü, böylece Sevgililer Günü olmuştur. 
Sevgililer gününün hikayesi böyledir ve binlerce yıldır anılır. Günümüzde hediye alma ve hediye verme çılgınlığına dönüşmüş durumdadır. Her konu da olduğu gibi burada da amacından sapma ve yozlaşma gözler önündedir.
Sevgili, deyince bana anımsattığı ise; Sezai Karakoç’un dizelerinde dile getirdiği ve bizleri derinden etkileyen şiirindeki sevgili’dir.  Şiirden bir kaç mısra; “Sana geldim ayaklarına kapanmaya geldim Af dilemeye geldim affa layık olmasam da Uzatma dünya sürgünümü benim
Sevgili En sevgili Ey sevgil
i”Mevlana’nın vuslatında ki sevgi ve sevgili, yaradana ve resulüne olan sevgi manevi zenginliğimiz. Yaradılanı severim yaradandan ötürü demiş Yunus Emre. yaradanın yarattığı 
her şeyi, yaradana olan sevgisinden dolayı sevdiğini anlatır. Sevginin gücünü Ferhatın dağları delmesinde görebiliriz. En büyük sevgi yaradana duyulan sevgi ve peygamberimize duyduğumuz sevgidir. Kula olan sevgimiz de Yunus’un da söylediği gibi yaradana olan sevgiden geçiyor. Yaradanı seven insanı, kurdu, kuşu, çiçeği, böceği, dağı, taşı, denizi, gölü herşeyi sever. Sevgililer gününüz kutlu olsun. Sevgilerimle.
 
 
 
Bu yazı toplam 878 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02