• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

“ŞEHİR HASTANELERİ” NEDİR, HALKI NASIL ETKİLEYECEK?

“ŞEHİR HASTANELERİ” NEDİR, HALKI NASIL ETKİLEYECEK?
Devletin Türkiye’nin bütün kentlerinde hastahaneleri varken, bunları kapatacak ve özel şirketlere yüksek bedellerle lüks hastaneler yaptıracak.

Bunu yapan şirketlere; ücretsiz arazi, kazanç garantisi ve çalışanlarıyla birlikte elindeki hastaneleri verecek. Bunlara ek olarak, devlet yapılan hastanenin kiracısıymış gibi şirkete para ödeyecek. Sağlık Bakanlığı, hastanede yüzde 70 doluluğu garanti edecek. Muayene için başvuran yurttaştan yüksek bir bedel alınmayacak ama röntgen, MR gibi tüm görüntüleme cihazları, kan tahlilleri, ameliyat parası, yatak ve yemek gibi diğer hizmetler için bedeli yurttaş ödeyecek. Şehir hastanelerine başvuran yurttaş, şirketin belirlediği, ‘beş yıldızlı otel’ ve özel hastane faturalarıyla karşılaşacak. 

Devlet, şimdiden 18 Şehir Hastanesi için 30 milyar dolar kira ödemeyi kabul etmiş durumda.

Mersin

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım’la birlikte, 3 Şubat 2017 günü Mersin’e geldi. Yazılı ve görsel basında yoğun biçimde yaymacası (propagandası) yapılan ve 5 yıldızlı otel konforunda olduğu belirtilen Mersin Şehir Hastanesi’nin açılışını yaptı. Açılıştan önce toplanan kalabalığa seslendi ve Türkiye’nin Şehir Hastaneleri’yle yeni bir döneme girdiğini söyledi. “Yıllardır hayalini kurduğum proje gerçekleşti... Dertli olduğum, aşık olduğum, bunu muhakkak yapmamız gerekir dediğim bir projeden bahsediyorum” dedi.1

“Şehir Hastaneleri” Nedir

Cumhurbaşkanı’nın ‘dertli’ ve ‘aşık’ olduğunu, ‘yıllardır hayalini’ kurduğunu söylediği, Şehir Hastaneleri nedir? Açıkladığı gibi, gerçekten ‘Türkiye’yi, yeni bir döneme sokacak’ kadar önemli midir? Bu önem nereden gelmektedir? Bu işin, halk için anlamı nedir?

Şehir Hastaneleri girişimine, hükümet Kamu Özel İşbirliği (KOİ) yöntemi adını vermiş. Bu işlere bakması için de, Sağlık Bakanlığı’nda bir daire başkanlığı açmış.

KOİ yöntemi, Dünya Bankası’nın Yap İşlet Devret’inin (YİD) bir benzeri. Ancak, devlete yüklediği yük açısından daha ağır koşullar içeriyor. 


İşleyiş


•Sağlık Bakanlığı, ihale açarak Şehir Hastanesi’ni yaptıracağı şirketi belirliyor. İhalenin yapılış biçimi, çağrı yöntemi ve karar gerekçeleri kamuya açıklanmıyor, gizlilik esas alınıyor. Şehir Hastaneleri’nin ihaleleri, ihale Kanunu dışında tutuluyor.

•Binayı Şirket yapıyor, arsayı devlet bedelsiz veriyor.

•Devlet firmayla, 49 yıla dek uzatılabilecek 25-30 yıllık bir kira sözleşmesi yapıyor. Şirkete yüzde 70 doluluk garantisi veriyor. Garantiyi hazine yükümleniyor.2

•Şehir Hastaneleri’nin tasarımlarında, ortasında otelcilik hizmeti veren büyük bir bina, çevresinde branş hastaneleri ve kafeden alışveriş merkezine dek birçok yapı bulunuyor.

•Yüklenici şirketin en büyük müşterisi devlet oluyor. Devletin memur ve işçileri Şehir Hastanesi’nde tedavi ediliyor, şirket kestiği faturayı devletten alıyor.3

•Şehir Hastanesinin yapıldığı kentteki Devlet Hastaneleri kapatılıyor. Ekipmanları, doktor, hemşire, hasta bakıcı, güvenlik ve temizlik görevlileri Şehir Hastanesi’ne devrediliyor.

•Kapatılan Devlet Hastanelerinin bina ve arazilerinin kullanım hakkı şirkete geçiyor.4


Neler Olacak, Halk Nasıl Etkilenecek


•Muayene için başvuran yurttaştan yüksek bir bedel alınmayacak. Ancak; diğer bütün hizmetler için bedeli yurttaş ödeyecek. [Görüntülüme merkezi (röntgen, MR, Nükleer Tıp sistemleri, tomografi, ultrason, medikal ve biyomedikal); kan tahlilleri (hemogram, hormon ve pıhtılaşma, immonoloji, hepatit, kültür ve genetik); ameliyat masrafları, yatak ve yemek parası, restoran, otopark ücretleri...] Şehir hastanelerine başvuran yurttaş, şirketin belirlediği, ‘beş yıldızlı otel’  ve özel hastane faturalarıyla karşılaşacak.

•Devlet hastaneleri kapatılıp şirkete devredildiği için, yurttaş daha az masraflı sağlık hizmeti alamayacak. Diğer özel hastanelere başvurmak zorunda kalacak.

•Şirket, hastane çevresine kurduğu ticari alanları işletebilecek, devredebilecek ya da başkasına kiralayabilecek. Bu gelirler, KDV, damga vergisi ve harçlardan muaf olacak.

•Şirket, kendisine devredilen Devlet Hastanelerinin, binalarını ve arazilerini dilediği gibi kullanabilecek. Örneğin İstanbul’da; Numune, Fatih, Kemik ve Kanuni Hastanelerini yıkıp, buralarda konut ve plazalar yapabilecek.5

•Sağlık hizmetleri tümüyle paralı hale gelecek ve pahalılaşacak. Kamusal sağlık hizmeti ortadan kalkacak, amacı kar olan bir sağlık düzeni ortaya çıkacak.

•Yeni hastaneler yapılacak ama yatak sayısı artmayacak. Çünkü var olan devlet hastaneleri kapatılacak. [Denizli’de Şehir Hastanesi’nin 1000 yataklı olacağı açıklanmıştır. Denizli Devlet Hastanesi’nin şu anda 995 yatağı vardır. Bu hastane kapatılacağı için artış olmayacaktır.]6

•Doktor, hemşire, hasta bakıcı, güvenlik ve temizlikçilerinin; sözleşmeli olarak şirketin elemanı olması, sağlık çalışanlarının tümünü taşeron işçisi haline getirecektir. Performans sistemine göre çalıştırılacak bu insanlarla, yıllık sözleşmeler yapılacak, istendiği zaman işlerine son verilebilinecektir.

Mali Yük

•Kalkınma Bakanlığı’nın açıklamasına göre; Kamu Özel İşbirliği (KÖİ) yöntemiyle yapılacak yatırımlarda, devlet; şirketlere 25 yılda 30 milyar dolar kira parası ödeyecek. Hastanelerin yüzde 49'u devlete ait olacağı için, devlet, kendi malına kira öder durumuna düşmektedir.

•Bu büyük parayla Türkiye, bu tür yatırım yapan ve giderek bu yöntemden vazgeçmeye başlayan varsıl ülkeleri, açık ara geride bırakmıştır. Türkiye 9.2 milyar Euro’yla birinci; İngiltere 2.4 milyar Euro’la ikinci, Fransa 1.2 milyar Euro’yla üçüncü durumdadır.7

•Şirketlere ödenecek kira bedelleri çok yüksek tutulmuştur. Örneğin, geleneksel ihale yöntemiyle yaptırılan, 1200 Yataklı Erzurum Devlet Hastanesi 193,5 Milyon TL bedelle tamamlanmıştır. Ancak, 1538 yataklı Kayseri Şehir Hastanesi’nde; devlet şirkete 25 yıl süreyle, her 1,5 yılda 3 Milyar 443 Milyon TL kira bedeli ödeyecektir. Bunun anlamı, Kayseri Şehir Hastanesi’ne 1,5 yılda ödenecek kira bedeliyle, 1200 Yataklı bir Devlet Hastanesi yapılacağıdır.8

•Kalkınma Bakanlığı’nın, devletin 30 milyar dolar ödeyeceğini söylediği 18 Şehir Hastanesi, 9 milyar dolara mal ediliyor. Bu, maliyetin üç misli kira bedeli ödenmesi demek; Op.Dr.Ceyhun İrgil’in söylemiyle, tam olarak ‘bir koyup üç alma’ durumudur.


Yapılan Nedir

Türkiye’nin borcu 600 milyar doları bulmuşken, halkın alım gücü sürekli düşerken ve üretimsizlik koşulları ağırlaştırırken; bu denli büyük bir mali yükün altına neden girilmektedir? Söylendiği gibi, “halkın yararına bir iş” mi yapılmaktadır. Bu kadar para nereden bulunacaktır. Amaç nedir?

İstanbul Tabib Odası Yazmanı Dr.Samet Mengüç, durumu yalın ve anlaşılır bir biçimde ortaya koyuyor; “devletin bu hastaneleri neden özel şirketlere verdiği çok açık ve nettir. Amaç, sermaye birikimi yaratmak, kendi yandaşı ile rant ilişkisi kurmaktır”.9

KÖİ uygulamaları, otoyol ve köprülerde uygulanan Yap, İşlet, Devret’in sağlık alanındaki sürümüdür. Ulusun tümünün ortak malı olan devlet kaynaklarının, kişilere aktarılması, yandaş bir sermaye sınıfı yaratılmasıdır. Şehir Hastaneleri Projesi adı verilen bu uygulamayla, Türkiye’nin 25 yılı ipotek altına sokulmuştur. Gereken kaynak bulmak için, borç peşine düşülüp halka yeni vergiler çıkarılacaktır. Halk, paralı ve pahallı hale getirilen sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamayacak, hastalığıyla baş başa kalacaktır.

Şehir Hastaneleri uygulamasını, Gazeteci Meltem Yılmaz, güzel özetliyor; “Yıllık hayalim denilen Şehir Hastaneleri, hastayı müşteri, hastaneyi ise turizm işletmesi olarak tasarlıyor”.

Bu haber toplam 89 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02