• BIST 104.539
  • Altın 163,652
  • Dolar 3,9376
  • Euro 4,6999
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 7 °C
  • Burdur 10 °C
  • Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun
  • Yaşlanmanın İhtiyaçları Ekonomide Sıçrama Yaratacak
  • Avrasya Şampiyonu Milli Sporcuya Autoshow26 Sponsor Oldu
  • Tüm öğretmenlerimizin 24 Kasım Öğretmenler Günü kutlu olsun
  • Yaşlanmanın İhtiyaçları Ekonomide Sıçrama Yaratacak
  • Avrasya Şampiyonu Milli Sporcuya Autoshow26 Sponsor Oldu

SAHTE DOSTLAR

İsmail Çavdar
Merhaba gülen gözlü gözlerinde mutluluğun pırıltısını dudağında  tebessümü kaybetmemiş okurlarım yeniden merhaba.
     Sahte dostlar kocaman bir delgeçle kimi yerleri delinerek kullanılmaz hale getirilmesi gereken dostlardır. 
Sahte olan şeyler içerisinde en zararlısıdır. Bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri gibidir.
Şemsiye gibidirler ... seni yağmurdan korurlar belki ama bir çığ altında kalmanı engelleyemezler, hatta biraz deli yağsa kar veya dolu, biraz deli esse rüzgar hiç mi hiç işe yaramazlar.
Sen genellikle yağmuru bilirsin başına sık sık şiddetli dolu ya da fırtınalı kar gelmez; hatta ömrün boyunca çığ ile karşılaşmassın bile, ve hep işe yarar zannedersin o şemsiyeyi, fark edemezsin seni dolulardan koruyamadığını, koruyamaya cağını.
 
    Sonra bir gün çığ olmasa da şiddetli bir dolu yağar sapır sapır hayatının en berbat zamanlarıdır. Şemsiyeden medet umarsın çünkü işe yaradığını sanmaktasındır, ve o şemsiye seni koruyamadığı gibi telleri de açılıverir aniden airbağ gibi, ve oturur ağlarsın şemsiyelere güvenilmemesinin gerektiğini böyle bir anda anlamış olmana. 
 
     Sahte dost edinmek insanı bir huydur, herkes muhakkak yaşar bunu, ama kimi bunları erken teşhis edip devam ederken yollarına kimi berbat bir günün gelip çatmasını beklemek zorunda kalır. Arkadaşlığı özleten insanlar, dert küpü, neşeye, mutluluğa birebir sizi hasret koyan insanlar, anında bunalıma sokarlar, uzak durmak en doğrusudur o anda ama biz duramayız duramazsakda sahte dostlara oyuncak olmaya mahkum oluruz.
 
Zaman zaman, bazen de, elleri birbirlerinin omzunda, yüzleri ne çöken huşu mimikleriyle, sağa sola sallanırken, pekala da içten, derinden eski dostlar eski dostlar diye terennümde bulunabilen dostlar. Çölde serap görmek sizi şaşırtsın bu durum şaşırtmasın.
 
“Allah'ım gül gibi görünüp diken gibi batandan, dost gibi görünüp yılan gibi sokandan sana sığınırım" diye tetbir için dua etmek  herkese nasip olsun isterim 
 Ekseriyetle sevgi sözcükleri boldur ağızlarında. Dolayısıyla çok fazla birikmiştir her şeye karşı kin ve / veya güvensizlik, tekinsizlik yüreklerinde. 
     Öyle saklanabileceklerini düşünürler ancak işte. yıllar öncesinde tanımıştım böyle bir tanesini, anlamamıştım. zira yapmazdı ki o, kullanmazdı beni, o değil miydi her şekilde yanımda olacağını söyleyen, sürekli ne kadar samimi ve sevgi dolu olduğunu hissettirmeye çalışan.
   
  Yıllar sonra bir başka dostumu, benzer bir durumda kalmış bir dostumu (bir başka dostu tarafından ihanete uğradığını düşünen bir dostumu), telkin anında, tekrar hatırladığımda bu yaşadığım süreçleri, ıskaladığım esas resmi keşfettim. Herkes herkesi üzüyor bir şekilde bu dünyada, bulaştırıyor işte sahte dotluk virüsünü, öyle bir virüs ki, gücünü korkaklıktan alan, öyle bir virüs ki, gücünü ihanet duygusundan alan, öyle bir virüs ki, gücünü egolardan alan, işte göremiyoruz bunu o anlarda. Halbuki en derinde, en başında o kadar da aynıyız ki, anlamıyoruz. Zira sadece arkamızı dönüp kaçıyoruz ancak, sonrasında duvarların arkasında yaşamakta buluyoruz çözümü. Güvensizce, tekinsizce, öyle geçen koca bir ömür bakıyoruz kendimize bıraktığımız ufacık pencerelerden, kesiyoruz asla yaşayamadığımız hayatla ilgili, hayatlarla ilgili ahkamlar. 
 
Aslında dışında olmak lazım dünyanın, olmak lazım ki suçlaması kolay olsun her şeyi, diğer herkesi, başımıza gelen tüm olaylardan, en sonunda boşa geçen ömrün buruk tadıyla, başkalarından öç almaya başlatacak bir sürece doğru hızla yelken açıyoruz.
 
İşte o ilk ihanet ve sonrasın da darbe almış egomuz asla sordurmaz oluyor aslında biz ne kadar gerçeğiz ve ne kadar gerçek olabiliyoruz tüm ilişkilerimizde diye. Sahte yaftası elimizde, yüreğimiz ise kötü bir suret şeklinde.
   
   Biz insanlar "Öyle bir garip tür’üz işte" yakındığımız ile olduğumuz, kaçtığımız ile sarıldığımız hepimiz aynıyız aslında.
Sonumuz mu? odalarımızda yalnız ağlamak yine.
 
   Yalan söyleme demek yerine doğru söyle demeliyiz, gülün ne çok dikeni var yerine Allah dikenlerin içinde ne kadar güzel güller yaratmış demek lazım, kendin için istemediğini başkasından da beklememen yapmaman gerekiyor.
 
    Sizlere tavsiyem; sahte dost olmayın sahte dostlarla da karşılaşmayın, aslında aynaya bakan kendini görmekte.
     
Saygı değer okurlar bu satırlara kadar benim yazımı okuduğunuz için teşekkür eder eksik ve kusurum içinde bu fakiri uyarırsanız sevinirim kel, kör, deli, öte demekten kendimizi kaf dağının ardında görmektense önce kendimiz olmalıyız.
 
Eleştirmek yerine öz eleştiriyi kendimize yapmalıyız surçi lisan ettimse af ola bir sonraki yazımda buluşmak üzere sizi size sevdiklerinize birde yaradana emanet ediyorum Allah size hayır getirecek tüm dileklerinizi kabul eder inşallah.
Bu yazı toplam 2602 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02