• BIST 107.212
  • Altın 151,644
  • Dolar 3,6838
  • Euro 4,3281
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

Prostat nedir, nasıl bir yapıdadır?

Dr.Ergün Güler

Sayın sitemizin değerli ziyaretçileri bu yazımda, çok popüler, hatta erkek ürolojisinin ana temalarından biri olan, “Prostat”ı konu almak istiyorum.

Prostat nedir, nasıl bir yapıdadır?

Prostat, tüm erkek memeli hayvanlarda bulunan bir organdır. Prostat sonradan oluşan birşey değildir, doğuştan itibaren tüm erkeklerde mesanenin altında yerleşmiştir. Prostatın görevi meni oluşturmaktır. Prostat içine erbezlerinden gelen kanallar ile taşınan spermler bu meniye katılır. Portakala benzeyen bir yapıdaki prostatın dışında kabuk yapısı ve içinde etli kısım bulunur. Prostatın tam ortasından idrar borusu geçer.

Prostat hastalıkları nelerdir?

Prostat organın  hastalıklarını üç ana başlıkta toplayabiliriz. Prostat iltihabı, kanseri ve büyümesi. Yaş itibariyle kanseri ve büyümesi ileri yaşlarda, prostat iltihabı ise ergenlikten itibaren her yaşta görülebiliyor.

 

Prostat büyümesi nedir?

50 yaşından sonra erkeklerde bazı hormonal değişiklikler oluyor. Bunun en bariz göstergesi prostatın büyümesidir. Bu hastalarda bizim için önemli olan prostatın yapı itibariyle idrar yolunu tıkayıp tıkamamasıdır. Eğer prostat idrar yolu tıkayıcı bir etki yapıyorsa küçültmek ve yolu açmak için ilaç tedavisi verilebilir veya cerrahi yapılabilir. Prostat dışarı doğru büyüme yapıyorsa ve idrar borusunu engellemiyorsa küçültülmesi gerekmez. Prostatın büyüklüğünün idrar yoluna etkisi işeme testi ile anlaşılıyor. İşeme hızına, tıkanıklığa ve mesanenin tamamen boşalıp boşalmadığına bakarak tedaviye yönlendirebiliyorsunuz.

Prostat büyümesi bazı özel kuruluşların duyurduğu gibi hemen tedavi edilebilir mi?

Prostat ülkemizde biraz kötüye kullanılıyor. Prostat tedavisi çok ciddi bir iştir. Kulaktan dolma bilgilerle doktora başvurmamak gerekir. Her tedavi herkes için uygun değildir. İnsanların bunun bilincinde olması gerekir. Sadece büyüklüğüne bakarak ameliyat yapılmaz, prostatın içindeki etli kısım olgunlaşmadan ameliyat yapılırsa prostat yeniden büyüme gösterebilir, ameliyattan sonra darlıklar, cinsel sıkıntılar başgösterebilir. Hiçbir tedavi göründüğü kadar masum değildir, mutlaka hasta doktoruyla enine boyuna diğer alternatifleri ayrıntılı olarak ele almalıdır.

Prostat tedavisinde ameliyat dışında doku kazınması, ultrason, buz, alkol uygulanması, buharlaştırma, lazer yöntemleri gibi endoskopik tedavi seçenekleri var. Bunlardan dünyada altın standart olarak kabul edileni TUR yani içeri özel bir aletle girilip prostat dokusunun kazınıp dışarı çıkarılmasıdır. Diğer yöntemlerin hepsi buna alternatif olabilecek yöntemlerdir. Ameliyat kararı veriliyorsa prostatın büyüklüğü önemlidir. Prostata bakarak açık ya da kapalı ameliyat tercih edilir. Hastalar bu gibi durumlarda birkaç uzmandan görüş almalı.

Prostatta lazer uygulamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Hastaya zarar vermeyecek tedavi yöntemlerini seçmek ve uygulamak gerekir. Bazıları kapalı ameliyatla lazerle tedavi uygulayabilir ancak bu sorun zaman içersinde tekrarlar ya da daha kötü sonuçlara neden olabilir.

 

Ülkemizde prostat ameliyatlarının yaygınlaşma nedeni nedir?

Ülkemizde her türlü cerrahi girişim başarıyla uygulanıyor. Çoğu vakalarda kişi, ameliyatı hızlı ve kesin çözüm olarak görüyor. Bu gibi durumlarda çoğu zaman yanlış ameliyat tekniği ya da ameliyatla ilgili komplikasyonlar görülebiliyor.

Prostat iltihabı nedir?

Ergenlikten itibaren her yaşta görülebilir. Prostat iltihabını, akut ve kronik olarak iki bölümde inceliyoruz. Akut prostatit ani gelişir, çok şiddetli ve ölümcül olabilir. Direkt hastaneye yatış, yoğun antibiyotik tedavisi ve yoğun bakım gerektirir. Çok ağrılıdır, yüksek ateş yapar, vücutta mikroplar aşırı miktarda dolaşır. Akut prostatit nadir görülür. Kronik prostatit ise çok daha sık görülen bir rahatsızlıktır. Prostat bezinin içindeki milyonlarca metre uzunluğunda meni kanalları var. Mikroplar buraya yerleştiğinde vücut iltihabi cevap verir ve kanalcıkların etrafında ödem olup prostat bezinin içini büyütür. Bu idrar yolunu daraltacağından işeme sorunlarına neden olabiliyor.

Prostat iltihabı hastalıklarının belirgin belirtileri var mıdır?

Prostatın diğer kötü özelliği ağrı belirtisi vermez sadece gerginliğe duyarlıdır, bu nedenle kişi sürekli gerginlik, yorgunluk, cinsel isteksizlik, hafif ateş, idrar yaparken zorlanma, yanma hisseder. Kronik prostatit tedavisi prostatın yapısı itibariyle zordur. Verilen antibiyotiklerin bu bölgeye etki etmesi yapısı nedeniyle zordur. Tedavisi 3- 6 hafta arasında antibiyotik uygulanması gerekebilir. Antibiyotik tek başına yeterli olmaz ve meni kanallarının çevresindeki ödemi giderici ilaçlar verilmesi gerekir. Ödem kurutulduktan sonra meni kanalcıklarının arasında bir çeşit nasır dokusu gelişmeye başlar. Bu nasır dokusu prostatın işeme sırasında genişlemesine ve idrarın rahat yapılmasını engelleyebiliyor. Bunu gidermek için de ilaç tedavilerinin uyguylanması gerekebilir. İleri yaşlarda bu sorun görüldüğünde tablo daha da karmaşıklaşıyor. Mikroplar, idrardan, meni kanalıyla ya da kan yoluyla bu bölgeye ulaşabilir.

Prostat kanseri dünyada oldukça yaygın. Bu konudaki son gelişmeler nelerdir?

İleri yaşlarda sıkça görülen prostat kanseri hakkında tüm dünyada araştırma yapılmaya devam ediliyor. Kişide prostat kanseri erken dönemde tespit edildiğinde tamamen tedavisi mümkün. Ülkemizde birçok batı ülkesine göre daha düşük ve güncel tedavilerle yaşam kalitesi artırılabiliyor ve süre uzatılabiliyor. Prostat kanseri sinsidir ve işeme şikayeti, idrarda yanma belirtileri gösterebilir veya hiçbir belirti göstermez. Sağlık taramaları bu noktada önem kazanır. Normal olarak 50 yaşından sonra, kan tahlili ve muayene ile protat taramasını öneriyoruz. Prostat testlerinde PSA değerlerine bakılır.

Prostat kanserinde tanı aşamasında PSA'ya bakılıyor. Nedir PSA?

PSA, prostat dokusu tarafından üretilir. Erkekte meninin sıvılaşmasını sağlayan enzimdir. Normal dokuların ürettiği miktar bellidir. Oranlarda yükseklik görülüyorsa, üretim miktarı ya da dokuların üretip dışarı geçirgenliği artmıştır. Üretimin artması kanseri çağrıştırır. Kanser dokusu normalden fazla çalıştığı için PSA üretimi fazla olur. İltihaplarda da PSA yükselir bu da dokuların geçirgenli arttığı için kana karışır ve PSA oranları yüksek çıkar. Bu durumlar mutlaka değerlendirilmelidir. PSA yüksekliği tek başına kanser bulgusunu göstermek için yeterli değildir. Bununla birlikte mutlaka bir muayene yapılması gerekiyor. Kanser olarak biz bunu muayene de bulabiliyoruz. Muayene ile beraber şüpheli bir durum varsa, bu durumda prostattan biopsi alınmasını öneriyoruz. Biopsi prostat kanserinin durumu hakkında bilgi verir. Kanser doğrulanırsa, prostatın evreleri belirlenir.

Prostat kanseri tedavi edilebilir mi?

Prostat kanseri prostatın kabuk dışına çıkmadıysa % 100 tedavi edilebilir. Prostat kanserinde uygulanan ameliyata “radikal prostatektomi” deniliyor. Bu ameliyatta prostat bezi, kapsülüyle birlikte çıkartılıyor. Hedef, geride prostat dokusunun kalmaması. Radikal prostatektomi, büyük ve riskli ameliyatlardan birisi olarak kabul ediliyor.  Ameliyata bağlı ölüm riski %1 civarında. Ameliyat sonrasında ereksiyon sorunları, idrar kanalında tıkanma ve idrar tutamama görülebiliyor. Son yıllarda geliştirilen sinir koruyucu ameliyat teknikleri sayesinde penise giden ve prostatın hemen yan tarafından geçen sinirlere hasar vermeden prostat çıkartılabiliyor. Bu nedenle ameliyat sonrası sertleşme sorunu da yaşanmıyor.Eğer kanser prostatın dışına çıktıysa yapılacak ameliyatların fazla bir tedavi edici etkisi yok. Bunun sebebi kanser hücrelerinin vücutta dolaşmaya başlaması ve başka bir yerde büyümeye başlamasıdır. Bu noktada ameliyatla prostatın alınması yerine başka tedavilerin denenmesi gerekir. Kişinin evresi uygunsa ilk önerilen tedavi ameliyattır. Ameliyata bağlı cinsel sorunlar, idrar kaçırma sorunları yaşamak istemeyenler ya da diğer rahatsızlığı nedeniyle ameliyatı tercih etmeyen hastalarda önerilen diğer tedavi radyoterapidir. Prostat radyosyana duyarlı olduğu için ciddi miktarda başarı elde edilebiliyor.

Prostatın evresi kabuk dışına yayıldıysa ne yapılmalı?

Prostat kanseri hormonlara çok duyarlı bir kanser türüdür. Bu erkeklik hormonunun büyümeyi uyardığı gözlemlenmiştir. Erkeklik hormonunu kestiğimizde prostat anserinin ilerlemesi son derece yavaşlar. Bu aşamada bizim çeşitli tedavi yöntemlerimiz var. Erkeklerde erkeklik hormonunun iki ana kaynağı vardır; yumurtalar(testisler) ve böbrek üstü bezleri. Yumurtalar alınabilir. Ağızdan alınan veya göbekten enjeksiyon şeklinde testosteron sentezini azaltan ve testosteronun etken maddesine, yani dehidrotestosterona dönüşümünü engelleyen ilaç tedavileri var.  Prostat kanserinin en önemli noktası mümkün olduğunca erken tanı konulması ve tedavi edilmesidir..

Doğal beslenmenin prostat kanserine yakalanmayı önleme veya yayılmasını durdurmada etkisi var mıdır?

Prostat kanserinde koruyucu özelliği kabul edilmiş maddeler var. Bunlardan biri likopen. Domateste olan, antioksidan madde likopen, vücuttaki dokuların kendilerini savunmasına yardımcı oluyor. Günde bir tane domates yerseniz kanserden korunursunuz demek doğru değildir, bu yeterli olmayabilir. Domates salçaları daha yoğun likopen içerir, bunların tercih edilmesi önerilebilir. Likopen içeren ilaçlarda bulunuyor. Ailede prostat kanseri olan kişilere koruyucu önlem olarak bu ilaçları önerebiliyoruz. Diğer koruyucu maddeler ise çinko, selenyum... Özellikle 50 yaşından sonra prostat kanseri ile selenyum seviyesi arasında ciddi bir ilişki var. Selenyum yüksek olan kişilerde prostat kanseri riski ciddi olarak azalıyor. 40 yaşından sonraki donmuş yağlı besinler dediğimiz kızartma, hayvani gıdalar, tereyağ vs, tütsülenmiş gıdalar, genetik faktörler prostat kanseri açısından ciddi bir risk oluşturuyor.

Ailede görülen kanser vakaları prostat rahatsızlıklarının ortaya çıkmasında etkili midir?

 Babada prostat kanseri olan kişide prostat kanseri olma riski normal birine göre 3-4 kat daha fazla. Aynı şekilde erkek çocuğun annesinde meme kanseri varsa ileride protat kanseri görülme riski yine artıyor.

Bazen “bende prostat var ancak birşey olmuyor” ya da “yıllardır prostatı var hala yaşıyor” gibi yorumlar yapılıyor. Erkekler prostat hastalıklarını ve kanseri çok basite mi alıyor?

Prostat kanseri yakalandıktan sonra hemen öldürmeyen bir rahatsızlık olduğu için insanlarda böyle bir kanı oluşmuştur. Bilinmeyen ise, prostat kanseri tanısı konulan kişinin tedavi gördüğü için yaşadığıdır. Bunun iyi ayırt edilmesi gerekir. Bu nedenle risk taşıyan ya da taşımayan erkeklerin kadınların mamografi çektirmesi gibi her yıl prostat kontrolünden geçmelerini öneriyoruz.

Prostat ile ilgili rahatsızlıklar ile verilebilecek genel bilgiler bunlar. Bir sonraki yazımı “Engellilerde Ürolojik Problemler” üzerine hazırlamak istiyorum, bu nedenle bu konudaki soru ve katkılarınızı dr.ergungurer@ozurlulergazetesi.com mail adresime bekliyorum.

En kısa sürede bu sayfalarda tekrar görüşmek dileklerimle.

 

Dr.Ergün Gürer

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Üroloji AD

İzmir Kent Rehberi www.İzmirde.biz , Sağlık Koordinatörü

Pozitif Özürlüler Gazetesi, Köşe Yazarı

 

Bu yazı toplam 26758 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02