• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Pilli medya boyalı basına karşı!

İsmail Çavdar

Güzel bir malale emek çekmiş arkadasımız eline kalenine yüregine saglık ben bu makaleyi okudum cok begendişm okumanızı tavsiye ediyorumben bu konuyu bu kadar güzel kaleme alamam dogrusu

Pilli medya boyalı basına karşı!

ŞEYMA AKKOYUNLU  
Sayı: 803/ Tarih : 26-04-2010
İnternet gazeteciliği ile gazeteler arasındaki güç dengesinin hangi yöne ne kadar kayacağı medyada en çok tartışılan konular arasında yer alıyor. Dijital medyanın sunduğu imkânlar, gazetelere biçilen rollerin de sorgulanmaya başlamasına yol açtı.   
 Dijital medya habercilik sektöründe etki sahibi olmaya başladığından beri yazılı basının akıbeti sorgulanır hale geldi. Bilgisayarların ve cep telefonlarının her dokuz ayda bir kapasitelerini ikiye katladığı, hayatın her geçen gün hız kazandığı günümüz dünyasında teknolojik yenilikler kuşkusuz gazetelerin uğrayacağı değişimde de söz sahibi olacak. Geçen ay ABD"de satışa çıkarılan, (akıllı cep telefonları ile dizüstü bilgisayarlar arasındaki boşluğu doldurması öngörülen) i-pad"ler birçok ünlü gazete ve dergiyi peşinden sürüklüyor. New York Times, Wall Street Juournal gibi gazeteler, cüzi miktarlar karşılığında içeriklerini i-pad kullanıcılarına sunuyor. E-kitap firmaları ile dünyanın önde gelen gazete ve dergilerinin i-pad uygulamaları artık istenen yayını kâğıt israfı yapmadan okuyabilme fırsatı sunuyor. 10 yıl önce bu değişiklikleri tahmin etmek kolay değildi, yazılı basının 10 yıl sonra ne tür bir değişim geçireceğini kestirmek de kolay değil.

Gazetelerin maruz kalacağı yenilikler, internet gazeteciliğinin ne kadar yaygınlaşacağı, bilgi kirliliğinin ve korsan yayınların önüne geçmek için hangi tedbirler alınacağı konularında kafaları kurcalayan onlarca soru var. Maalesef cevabı hemen verilemeyecek sorular bunlar. Nitekim yaptığımız küçük bir araştırma sonucunda farklı fikirlerin havada uçuştuğuna şahit oluyoruz.

Bir grup akademisyen ve gazeteciye göre, gazeteler bize neyin önemli neyin önemsiz olduğunu aktararak dünyayı anlamamıza yardımcı oluyor. Giderek hızlanan günlük telaş arasında hayatı bize dondurmak suretiyle anlatan gazetelere her zaman ihtiyaç duyulacak. Üstelik gazeteleri şarj etmeye gerek yok, kırılmazlar ve onlarla işiniz bittiğinde geri dönüşüme gönderebilirsiniz. Bazılarına göre ise, gazetelerin geleceği, okuyucuların yani tüketicilerin ihtiyaçlarını karşılayabilmelerine bağlı. Başka bir ifadeyle gazetecilik şekil değiştirerek gelişecek. Mesela bugün mobil gazetecilik (mobile journalism) sayesinde hızla değişen gündemleri her an habere çevirme imkânına sahibiz. Haberler Twitter, Facebook ya da çeşitli blog sayfalarından oluşan kitlesel iletişim ağlarında süzgeçlerden geçerek meraklılarına ulaşıyor. Haber sitelerinin yöneticileri yüzünü bile görmedikleri editörlerinden her sabah farklı coğrafyalara dair gündemler alıyor. Bu çerçevede yapılan öngörüler ilginç. Zamanla sektördeki kâğıt baskı payı giderek küçülecek, hatta düşük voltajlı elektronik kâğıtlar alternatif oluşturacak. Amazon"da satış patlamasına sebep olan elektronik kitap okuma cihazı kindle sayesinde ağır kitapları taşımak zorunda kalmayacağız. Bu teknolojik yenilikler karşısında gazete yöneticileri, 7/24 haber sunma sürecinin bir parçası olmanın gereği olarak yeni trendleri takip etmeye ve geleceğe yönelik stratejik planlamalar yapmaya mecbur kalacak.

Dünya Gazeteciler Birliği, geleceğin medya dünyasında muhabirlerden çok uzmanlara ihtiyaç duyulacağına dikkat çekiyor. Zira okur, her halükârda bilgiye ulaşıyor. Onun ihtiyaç hissedeceği şey, bilgileri ayrıştırıp analiz edecek uzmanlar olacak. Amerika"daki birçok gazete yurt dışındaki muhabir sayısını azaltmış durumda. Hatta yurt içi bürolarını bile kapatma yoluna gidiyor. İstanbul"daki yabancı muhabir sayısı 20 yıl öncesine nazaran azaldı. Örneğin Washington Post"un Türkiye"ye en yakın muhabiri Londra"da ikamet ediyor. Bazı Japon gazetelerinin bölge muhabirleri İstanbul, Atina ya da Kahire"de vazife yapıyor. Bu durum ajans haberlerine olan rağbeti arttırırken, araştırmacı gazetecilik ve yerinden habercilik konusunu tartışmaya açık bırakıyor.

Türkiye"deki internet haberciliğine gelince görüşler daha çok haber sitelerinin tek başına varlık gösteremediği yönünde birleşiyor. Reklam pastasının yarıdan fazlasının televizyonlara gitmesi, telif haklarının hukuki zemine oturmamış olması internet haberciliğinin gelişimine sekte vuruyor. Batı"da da durum pek farklı değil. Amerika ve Avrupa"da gazeteler tiraj kaybediyor; fakat pazardaki reklam payının önemli bir kısmı yine internete değil, televizyonlara gidiyor. Hatta Amerika, Avrupa ve Japonya"da gazeteler hızla küçülmeye gidiyor. Türkiye"de de hızlı bir şekilde kâğıt üzerine baskıdan vazgeçilebileceği tartışılıyor.

Dünya Bülteni isimli haber sitesinin Genel Yayın Yönetmeni Akif Emre"ye göre internet gazeteciliğinin Türkiye"de henüz bir ağırlığı ve geleneği yok. İnternet ve televizyon ne kadar yaygınlaşırsa yaygınlaşsın yine gündemi belirleyen gazeteler oluyor. Televizyon haberleri yaygınlaştırır, internet daha da yaygınlaştırır; ama haberleri analiz eden, farklı boyutlarını derinlemesine ortaya koyan yine gazete ve dergilerdir. Ana haber kanallarının görmek istemediği ayrıntılara girerek alternatif bir gündem ve haber dili oluşturmayı hedefleyen Emre"ye göre, internet gazeteciliğinin özgürleştirici bir yanı var. Siyasi iradelerin ve sermaye gruplarının medya üzerinde kurmuş olduğu hegemonik yapı, tek geliri reklam olan haber siteleri tarafından kırılıyor ve medyada yeni bir alan oluşuyor. Emre “Bence 1. Körfez Savaşı"nı CNN kazandıysa, Irak işgalinde internet haberleri başarılı olmuştur. Pek çok insanlık suçu dramatik olay internetten duyuruldu dünyaya. Amerikan basını çok kaba bir biçimde haksız bir savaşı meşrulaştırabilir; ama bunun böyle olmadığı bir evdeki kaçak IP"li bir bilgisayardan gönderilenlerle kırılmış oldu. Bu durum hegemonyanın gerçek karşısında kırılgan olduğunu gösterdi.”

10 yıl önce Türkiye"de ilk internet gazeteciliğine başlayan isimlerden biri Hadi Özışık. O da gazetelerin kamplaşmaları karşısında taraf olmayarak dengeyi sağladıklarını, böylece medyada farklı bir alan açtıklarını düşünüyor. İnternethaber Yayıncılık AŞ Genel Müdürü Özışık"a göre, internet yayıncılığı devreye girdiğinden beri büyük gazeteler kendilerine çekidüzen vermeye başladı. Çünkü yaptıkları bir yalan haber internet üzerinden anında çürütülebiliyor. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım"ın eşi Semiha Yıldırım"ın tek başına yemek yerken çekilmiş fotoğrafı üzerinden yapılan haberi hatırlatıyor Özışık. Bir medya grubu, Semiha Hanım"ın eşinin bulunduğu gruptan ayrı oturmasını haremlik selamlık bağlamında aktarmıştı. Özışık, Semiha Hanım"ın grup içinde çekilmiş fotoğrafını yayınlayarak işin aslını anında ortaya çıkardıklarını ifade ediyor.

"İyibilgi.com" Genel Yayın Yönetmeni Rauf Baysal da benzer değerlendirmeler yapıyor. Geçmişte büyük gazetelerin yanlış ve çarpık manşet atma konusunda kullanıldığını; ancak internet medyasının bir denge unsuru olarak yayın hayatında yerini aldığını vurguluyor: “Gazetelerin yalanladığı, görmemek için direttiği bir haber, bir ses kaydı, bir belge internet sitelerine düşüveriyor. Özellikle büyük gazetelerin önümüzdeki 10-15 yıl içinde daha demokratik, şeffaf ve objektif olmak zorunda kalacağını düşünebiliriz.”

Haber sitelerinin yayın yönetmenleri, gelecekte gazetelerin internete ayak uydurmak durumunda kalacağını düşünüyor. Rauf Baysal"a göre, tanınmış gazeteler kimi haberlerinde çok okunan blog yazarlarına link veriyor, yerel ve güncel bilgilere ulaşabilmek için sitelerden destek alıyor. Hatta büyük markalar bile internet medyasına ayak uydurmak durumunda kalıyor.

İnternet haberciliğinin 2009 yılında reklam pastasından aldığı pay 2008"e göre yüzde 100"den fazla artmış fakat internet yasasında önemli boşluklar var ve bu alanda çalışanlar basın sigortası olarak bilinen "212 kadrosu"ndan yararlanamıyor. Hadi Özışık, internet medyasının önünün açık olduğunu düşünse de bazı düzenlemelerin zaruretini hatırlatıyor: “Türkiye"de gazeteci sayılabilmek, cumhurbaşkanı ile beraber seyahat edip anında haber atabilmek ve korsanın önüne geçmek için internet habercilerini kapsayan bir yasa çıkarılması ve işlerin hukuki zemine oturtulması gerekiyor.”

AMERİKAN YÖNETİMİ

TWİTTER"DAN YARDIM ALMIŞ

“Gazetelerin geleceği konusundaki tartışmalar daha çok yazılı basında çalışanların medyada, teknolojide ve kültürde meydana gelen gelişmeler karşısında konumlarının sarsılabileceği endişelerinden kaynaklanıyor.” Bu görüşün sahibi İngiltere"deki Coventry Üniversitesi"nde Medya ve Sahne Sanatları hocalığı yapan Gary Hall. Ona göre, medya sektöründe yaşanan gelişmeler gazetelerin ve çalışanlarının rollerini sorgulamalarına fırsat sunuyor. Paylaştıkça devleşen Google ve Youtube"un deneysel çalışmalarını bu değişimlere örnek gösteriyor.

Dünyadaki en popüler arama motoru Google ve paylaşım sitesi Youtube"un amatör gazetecilere yönelik çeşitli hizmetleri var. Youtube muhabir merkezi, vatandaş gazeteciliği (citizen journalism) öğrenmek isteyenlere haberlerin nasıl hazırlanıp sunulacağını gösteriyor. Yine Google News"in, Google Spotlight başlıklı bölümünde haberler editöre ihtiyaç kalmadan filtreden geçirilerek seçiliyor. Dünyaca ünlü New York Times (NYT) gazetesi ise "MyTimes" adıyla kişiselleştirilmiş bir platform geliştirmiş. Platform, kullanıcılara herhangi bir NYT sayısından veya başka bir kaynaktan başlık seçmenize ve istediğiniz sayfa düzenlemesini yapmanıza imkân veriyor. Bu durumun NYT"ın prestijine zarar verip vermeyeceği ya da anonim kişilerce seçilip birinci sayfadan giren bir haber metnine ne kadar itibar edileceği cevap bekleyen sorular arasında yer alıyor.

Gary Hall"ın "Fluid Notes on Liquid Books" başlıklı yazısında geçen The Huffington Post yazarı Arianna Huffington"ın anlatımına göre, Amerikan yönetimi İran cumhurbaşkanlığı seçimleri esnasında yaşanan gerginliklerle ilgili haber almak için Twitter isimli sosyal paylaşım sitesinden yardım almış. İran Hükümeti, 2009 cumhurbaşkanlığı seçiminde protestolarla ilgili gazetecilerin haber yapmasını engelleyince Amerika, sahada çalışan vatandaşlardan gelecek haberlerin kesilmesini istemediği için Twitter"ın bakım amaçlı geçici hizmetini durdurmasını engellemiş. Mitinglerin ön saflarında yer alan İranlılar, şahit oldukları hadiseleri cep telefonu ve Twitter aracılığıyla Youtube ve Facebook"a göndermiş. Bütün dünyada yankı uyandıran Nida Ağa Sultan isimli genç kızın ölümü bu yolla duyurulmuş. Benzer deneysel çalışmalar, güç dengesinin ana medya kanallarından blog sahiplerine kayma ihtimalini ve ana haber kanalları ile bağımsız haber sitelerinin/bloglarının rekabetini daha çok tartışmamıza sebep olacak gibi görünüyor.

TÜRKİYE"DE ÜCRETLİ HABER

SİTESİ RAĞBET GÖRMEZ

Yurt dışında uygulamaları görülen internetteki haberlere şifre koymak ve ücretlendirmek Türkiye"de başarılı olacak gibi gözükmüyor. Belli konularda güncel olayları takip etmek isteyen okuyucular i-phone üzerinden haberlere erişebilir, i-pad üzerinden de gazetelerin multimedya versiyonlarını okuyabilir fakat insanların çoğu haberleri bedava okumak istiyor. Rauf Baysal"a göre, başta Google olmak üzere internette o kadar çok alternatif haber sitesi var ki, kimse bedava okuyabileceği habere para ödemez. Özışık ise haber sitelerinin gazetelerin internet versiyonları yüzünden haksız rekabete maruz kaldığını savunuyor: “Gazeteler bir site yapacaksa yazarlardan arındırılmış, gazeteyle ilişiği olmayan bir yayın yapmalı. Mesela Habertürk, köşe yazılarını internette yayınlatmıyor. Öyle bir imkân olsa bizimle onlar arasındaki fark da ortaya çıkar. Bizim gelir kaynağımız reklam, o yüzden sitemizi paralı yapmayız.”

Haberturk.com Genel Yayın Yönetmeni Gülin Yıldırımkaya, yayın grupları içinde bir gazeteleri olduğu halde kendi muhabirleri ve editörleri ile bağımsız bir gündem oluşturduklarını söylüyor. Site, Habertürk Gazetesi"nin köşe yazarlarını akşamüzeri yayınlıyor ve gazete haberleri üzerinden bir hit elde etme kaygıları yok. Aynı zamanda Türkiye"deki ilk internet muhabiri olan Yıldırımkaya, ileride herkesin internet üzerinden haber okuyacağını düşünüyor. Günlük bütün sıcak haberlerin internet ve televizyondan takip edileceğine, gazetelerin ise özel haberlere yoğunlaşacağına inanıyor. Yıldırımkaya, önümüzdeki yıllarda cüzi bir rakamla da olsa, Türkiye"de paralı haber siteleri uygulamasına geçilebileceğini düşünüyor. Ancak, bu uygulama yurt dışında bile henüz yaygınlaşmış değil. Mesela dünyaca ünlü medya patronu Robert Murdoch internetteki haberlerin paralı olmasını istiyor. BBC ise haberlerini ücretlendirmeye tabi tutmuyor. Gary Hall, İngiliz halkının bu konudaki düşüncesini şöyle aktarıyor: “Birçok kişi, BBC"nin ücretsiz olarak halka sunduğu haberlerin Murdoch"un bu planına en büyük tehdidi oluşturduğunu düşünüyor.”

KÂĞITTAN VE EKRANDAN OKUMAK

ARASINDA FARK VAR

Gönül ister ki, kâğıt ile olan bağımız hiç değişmesin, okurken not alabilelim, sayfaların kokusunu duyabilelim, o sayfalar bizim olsun. Bu yaklaşım 90"lı yıllar ve öncesinde doğanlar için anlamlı olabilir; fakat dünyayı tanımaya bilgisayar ekranlarından başlayan yeni nesil için pek bir şey ifade etmiyor. Kaldı ki, okuma yazma araçlarının hemen hepsinin elektronik versiyonu çıkmış durumda. Gözü yormayan düşük voltajlı e-kâğıt, e-okuyucu ve e-mürekkep…

Akif Emre"ye göre, yeni neslin ödevlerini bile internetten "indiriyor" olması zihinsel gelişimi, tefekkürü, soyut düşünceyi ve araştırmayı engelleyen bir şey: “Akşamları eve geldiğimizde bütün gün okuyamadığımız gazeteye değil televizyona bakıyoruz. Sabahları geldiğimizde önce gazeteye değil e-maillerimize bakıyoruz. Gazete okumaya vaktimiz yok; ama ofiste başka işlerimiz arasında internetten haberleri okumuş gibi yapabilirsiniz. Hayat biraz da "mış yapmak" demek haline geldi.” Baysal da bütün hayatını elektronik cihazlarla organize eden tekno-insan tipini tasvip etmiyor. Bu yüzden, “Kâğıt hep kalsın, bize insan olduğumuzu hatırlatsın istiyoruz.” diyor.

Netice itibarıyla, dijital medya alanında çalışanlar, gazetelerin tıpkı roman gibi eski ihtişamı ile olmasa da yaşamaya devam edeceğini düşünüyor. Fakat gazetelerin nasıl bir şekle bürüneceği konusunda kesin fikirler öne sürmekten çekiniyorlar. Teknolojinin her geçen gün yeniliklerle karşımıza çıktığı düşünüldüğünde gazeteciliğin uğrayacağı değişimi şimdiden tahmin etmek güç; ama dijital medya ile kâğıt üzerine baskı arasındaki güç dengesinin yavaş yavaş dijital medyaya doğru kayacağını söylemek mümkün.
 

Bu yazı toplam 4195 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02