• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

PANTOLONUMA SAHİP OLAMADIM

G. Resuloğlu

Kas hastalıkları derneğinin Sivil Toplum Kuruluşları sorumlusu olduktan sonra, engelli sorunları ile ilgili her toplantıya gitmeye çalıştım. Derneklerde ve STK larda bana göre  işleyiş toplumsal kurallara sahipti, nasıl ki davet edildiğiniz düğününe  gidersiniz ki, o da sizin düğününüze gelsin. Başlangıçta her dernek gibi, bizim de ihtiyacımız sorunumuz olduğunda; onlarda bize sahip çıksın diye gittiğim her toplantı bana okul oldu, diğer engellilerin, dezavantajlıların, toplumda yer bulamammış bir çok itilmiş göz ardı edilmiş ne çok sorun ve engel olduğunu gördüm. Hatta hapishanelerde engelliler olduğunu ilk duyduğumda şok oldum.

Dernekçilikte de, üyelerimizin neden kendi sorunları için toplantılara katılmadığın baştan anlayamıyordum, oysa çözüm arayan, yaşamak ve yaşatmak için her yolu deneyen, bir çok insan, artık boşuna taban teptiklerini benden önce anladıkları için de artık sokağa çıkmıyorlardı.

Bugün 2016 da benimde derinden anladığım hissettiğim çaresizliği, çözümsüzlüğü, üyeler benden önce anlamışlardı. Ama başlangıçta sayının azlığı, katılımın azlığı üzerken, şimdi çok param olsa ya da çok fazla siyasi gücüm olsa demeye başladım.

 Eğer dernek üyelerinizin;  toplantılarınıza, etkinliklerinize yeterince   katılımını sağlayamıyorsanız, nedenlerini çok düşünür, sonrada ötelenmiş bir çok sorun gibi zamana bırakırsınız. Sosyal sorunların çözümü ile birlikte kas hastalarının sorunlarının çözümü de bulunur dersiniz.

Oysa çözüm çok basittir, gene bana göre; Sağlık Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı, ilgili hasta derneğinin  yöneticileri, sorunu yaşayanlar ve sorunu yaşayanlarla birlikte en yakınlarını dinler ve ortak bir çözüm bulunur.

Ama ülkemizde sadece toplantı yaptığımızı fark ettim tabi gene bana göre. Katıldığım her toplantıda, katılımcıların çoğu benim gibi, söz  almaya çalışır, sorunu dile getirmek için çırpınır, içini boşalttıktan sonra giderdi, toplantıyı erkenden terk ederdi.

Bana göre sorun çözücülerin, dinlemediği, her toplantı evinden zor çıkan insanın bir daha, sorunu çözülmediğinden sokağa çıkmasına değmezdi. Boşa çabaydı.

Bir İstanbul ilçesi belediyesi engellilerden ve İstanbul sosyal hizmet derneği başkanı,  bir engelli haftası öncesi,  belediyesinin, eski binasında bizleri toplantıya çağırmıştı. Dernek müdürümüz  ile gittik, o zamanlar, varlığından cesaret aldığım, toplantılarda kendimi yalnız hissetmediğim, koluma girerek ya da  manuel sandalyeyi iterek, benimle 3 yıl dolaştı tüm İstanbul'u toplantı toplantı dolaştı.

Tabi ki manule,( elle itmeli sandalye)S, asansöre sığmadı, ayaklarını çıkardık, ben yalnız sığabildim o da sanırım 3 katı koşa koşa çıktı beni yukarıda, asansörü karşıladı, her zaman ki gibi sorunları, erişim sorununu sıraladım, hala eski bina aynıdır, ama yeni belediye binası, bir toplantı salonu hariç erişime uygundur.

Toplantı bitti, birçok stresten dolayı, tuvalet ihtiyacım vardı, eve dönmeden önce tuvalete gittim, ben her toplantıda güzel ve klasik giymeye çalışırım, göğüs düğmem hep açıktır, kapatırsam boğulurum, ruhum sıkılır, neden açık olduğunu soranlara, yaşlandım, ilgi çekemiyorum, bari göğsüme baksınlar da  ilgi  çekeyim yarı şaka yarı ciddi, sorulmadan şaka yapardım. 

Tuvalete girdim, engelliler uygun değil, girişte 7 santimlik bir basmak var, kolumdan girdiler, basamağı çıktım içeri girdim, içerideki ben dahil onca engelli derneklerine saygı bazında, bir tutunma barı koyabilirlerdi, yoktu yaşlı ve engelliler için, tuvalete o hali ile girmek eziyet . Üstüne yap daha kolay.

Her şeye rağmen tuvalete girdim, ayağa kalktım, duvara tutunarak pantolonumu çekeceğim, pantolon yerde, eğilsem düşeceğim, düşsem yardımsız asla kalkamam, erkek müdürümüzü çağırdım,( kardeşim gibidir) pantolonumu çeksin diye, ailemden çok  sokakta o yardımıma koşardı, hemen geldi, girişte bayan memurlar vardı, istersen onlar yardım etsin dedi, o tarihten sonra, beli lastikli, eşofman ve pantolon arası giysilerle çıkarım, dışarı, korkunun gözünü seveyim.

Üstü  şişhane altı kaval, giysilerle hayatıma devam ediyorum.

Bu yazı toplam 1505 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02