• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

"ÖZEL" BİR YAZI

Metin Şekerci
Özel gereksinimli insan olmak, üşütmeye, kaza yapmaya geçici rahatsızlıklara benzemez. Onlar, en verimli dönemlerinde küçük dünyalarında kocaman sorunlarla hayata tutunmaya çalışırlar.
 
Çalışmak isterler ama yapacakları işler kısıtlı olduğu için olmaz, evlenmek yuva kurmak isterler cesaret edemezler hadi ettiler diyelim bu seferde kendini beğendirecek aday bulamazlar.
 
Sevmek aşık olmak, sevilmek onların sadece kendi içinde yaşattığı platonik duygulardır. İstisnalar mutlaka vardır. Ama çoğunluğu bu duyguları hiç yaşamamıştır.
 
Toplumun bakışı genel olarak hep olumsuzdur. Burnu kaf dağında olan duyarsız sağlam bireyler duvar örmüşler görmemek için. Şu asla unutulmamalı,sevgi insanın kalbinden çıkan cömert duygulardır.
 
Bütün bu olumsuzluklara karşı Özel insanlar nasıl mı hayata direniyor?
 
Özel insanları anlamaya çalışan, empati yapan, farklı görmeyen dostları kardeşleri komşuları kısaca insanı sadece insan olduğu için gören bireyler sayesinde.
 
İnsana hakları, sadece insan oldukları için verilmiştir.
 
İnsan hakları her insan için geçerlidir.Türkiye'de sağlam bireylerle Özel insanların sosyal hayatta ki yaşam şartları hiç bir dönemde aynı olmamıştır.  2005 yılında çıkarılan Engelliler yasası doğrultusunda belediyeler başta olmak üzere kamu kurum ve kuruluşlarına yaya geçitleri, yeşil alan ve spor alanları gibi alt yapıların Özel insanların erişilebilirliğine uyumu için verilen süre 2012 dolması gerekirdi.
Ama 3 yıllık bir ertelemeyle 2015 e sarkıtıldı. Dolayısı ile Özel insanlar dikkate alınmamış oluyor.
 
 Kamu binaları hala eski düzen ne bir çalışma var nede iyileştirme bir kaç bina dışında genellikle ulaşılamaz! Eğlence yerleri, parklar bahçeler gezi alanları düğün ve konferans salonları yani sağlam bireylerin rahatça erişebildikleri yerlere Özel insanlar mahcubiyet içinde yardım alarak güçlüklerle gidebiliyor. 
 
Özel insanların önündeki engeller kalkmıyor, kalkamıyor bir türlü. Görmeyenlerin kaldırımlarda rahatça gidebilmesi yapılan sarı çizgileri görmüşsünüzdür. Ama o sarı çizgiler bazı kendini bilmezler tarafından ihlal edilince Görmeyen Özel insanlar zor durumda kalıyor.
 
Kaldırımlara yapılan rampaların önüne araçlarını park edip Özel insanları zor durumda bırakan insan müsveddelerine ne demeli? Özel asansörler, "düşünce özürlüler" le dolu! O asansörleri işgal edenleri orada bulunan görevlilere gereğini yapın dediğimde aldığım cevap işgal edenlerden daha vahim.; "hangi birini uyaralım başa çıkamıyoruz" oluyor. Maalesef ülkemin acı gerçeği ile karşılaşıyorum.Yetkililere sesleniyorum artık sokakta çarşıda pazarda ki ENGELLERİ kaldırın.   
 
Mevsimsel sorunlar, belki herkes için kış ayları zordur ama Özel insanlar için daha zordur. Kar yağışı genelde insanlara hem görsel hem de eğlence bakımından heyecan verir. Ama Özel insanlar genelde, kar yağmasından haz almazlar aksine onlara hüzün verir. Çünkü kar, yağmur ,soğuk kısaca olumsuz hava koşulları zaten zor olan yaşantılarını çekilmez hale getirir. Çalışan Özel insanlar, bu olumsuz hava şartlarından en fazla etkilenenlerdir. İçlerinde kopan fırtına dışardakin den daha az değildir.
Nasıl olmasın ki; İşine T.Sandalye ve akülü aracı ile kimseden yardım almadan gidenler, ya eve kapanacaktır ya da birilerinin götürmesini beklemek durumunda kalacaktır. İşe gidememe sıkıntısı yaşayacağı gibi birde güçlüklerle bulduğu işini kaybetme korkusu içini saracaktır. Bu durum Özel insanları mental anlamda olumsuz yönde etkiler.
 
Yerel yönetimler bu gibi olağanüstü durumlarda Engellilere özel araç tahsis edebilir. Gerekirse asansörlü Engelli taşıma aracı ile bu sorunları ortadan kaldırabilir. Yerel yönetimler ve Dernekler şartları kolaylaştırma konusunda birlikte çalışma yapabilirler.    
 
Bazı Belediyelerin dar gelirli vatandaşlar için çıkardığı sosyal kart projesi düşünce olarak iyi ama içerik olarak eksikliklerle dolu.
 
Yoksulluk sınırının 2000 TL olduğu ülkemizde ihtiyaç sahibi vatandaşa verilen 175 TL kotalı sosyal kart hizmeti ihtiyaçlara cevap verebilir mi? Tamam güzel bir proje, ama neden 175 TL? Vatandaş o parayla hangi ihtiyacını alsın? Bunun temel gıdası var, sebzesi var, temizlik maddesi var eti sucuğu var. Sosyal kartların limiti en az 250 TL olmalı ki ihtiyaç sahibi zor durumda kalmasın. Bir başka eksik tarafı da sosyal kartlarla gıdadan başka bir şey alınamaması. Vatandaş çocuğunu sevindirmek için küçük bir oyuncak alacak kasaya gelecek "onu alamazsınız paranızla ödeyin yoksa bırakın" denecek. O babanın veya annenin çocuğu karşısında nasıl zor durumda kaldığını çaresiz bir şekilde oyuncağı oraya bırakırken nasıl bir ruh halinde olduğunu düşünmek zor olmasa gerek.
Bir proje hazırlanırken psikolojik ve sosyolojik boyutu en ince ayrıntısına kadar düşünülmeli.
Aksi taktirde kaş yapayım derken göz çıkarırsınız. 
 
Bu yazı toplam 7932 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02