• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 4 °C
  • Ampute Futbolun Çocukları Geleceğe Isınıyor
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • Ampute Futbolun Çocukları Geleceğe Isınıyor
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi

Organ Bağışı

Filiz Köseoğlu

Merhaba değerli okurlarımız.

Birkaç gündür aklıma takılan bir sorunu kaleme almak istedim.

Organ bağışı, küçük bir araştırma yapayım dedim, birkaç tane site buldum bunlardan bir tanesi onkod.org/ yani organ nakli koordinatörleri derneğinin sitesi.

Kalp,karaciğer ve böbrek yetmezliği olan hastalarda sağlıklı bir yaşam sadece organ nakli ile mümkündür.

Bugün ülkemizde böbrek bekleyen 17-18 bin hasta vardır.

Diyaliz bu hastalarda yardımcı bir tedavi şeklidir ancak kalp,karaciğer hastalarının diyaliz gibi bir yardımcı olanakları da yoktur.

 

Murat 8 Yaşında Bekleme listesinde.

Kübra 7 Yaşında Bekleme listesinde.

Nisa 5  Yaşında Bekleme listesinde.

Bunlar gibi bir çok can, minicik yürekler hastane köşelerinde organ bağışını bekliyorlar.

Rabbim huzuruma gelirken vücudunuzda eksik olmasın diyor, yani uzun lafın kısası organ bağışı günah deniyor.

Bu konuda fetva veremem, ancak din adamlarının verebilir bilgiyi.

Ama bir de şu yanı var işin.

Bir can en az beş cana hayat veriyor, bakın yukarda olan isimler sadece bir birkaç tanesi.

Okul çağına gelmiş çocuklar okula gitmek yerine hastane odalarında gün bekliyorlar.

Aslında ne acı bir şey bir insan ölecek ki bir diğeri hayat bulsun.

Koca,koca insanlar ölüyor küçücük bedenlerde hayat buluyor.

Küçücük canlar büyüklerini yaşama  döndürüyor, bir ananın canı yanıyor, diğerinin canı yeniden doğuyor.

Belki de çok basit ve çok komik buluyorsunuzdur satırlarımı, ama benim başıma gelmez demeyin her an gelebilir.

Bu acı hüzün verici illet bizim ailede’ de var, teyzemin kızı Şeyma kornea nakli olacak birkaç sene içinde, bir can bedenden çıkacak ki Şeyma’ nin gülmeyen yüzü tekrar gülsün.

Teyzemin her gün içi kan ağlıyor, her gün bin defa ölüyor kızının o mutsuz, o çaresiz halini gördükçe.

Güneşe bakamayan Şeyma çok zor günler geçiriyor, yaz geliyor geçiyor o sokaklar oynayamıyor arkadaşları gibi gülemiyor.

Şeyma ve benim kaderim birbirlerine çok  benziyor, ama bir fark var ben yüzüme maske takmasını yalandan da olsa gülmesini öğrendim.

Kahkaha atmayı kendime duvar ettim, her gülüşümde yüreğime binlerce kan aktı gülerken ağladım, ağlarken güldüm, ama hayatın güzel yanlarını da gördüm.

Ama o bunu beceremedi, o güzel yüzü gülemedi tıpkı benim gibi çocukken büyüdü.

Değerli okurlarımız organ bağışı olmalı, olsun ki yürekler ağlamasın, olsun ki küçücük çocuklar anasız babasız kalmasın.

Analar babalar evlatlarına ağlamasın, binlerce ocaklar sönmesin…

Küçücük çocuklar parklarda oynaya bilsin, hasta olma korkusuyla yaşamasın.

Ölüm onlardan uzak olsun…

Yine bir internet sitesinde aşağıda yazdığım yazıyı okudum

 

Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürüyebilmesinin yolunu bulun.

NOT: Umarım öyle kemik bulunur umarım çocuklar ağlamasın…

 

 

Bu yazı toplam 2151 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 9
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02