Engelli, yaşlı ve çocuk gibi korunmaya muhtaçlar için alınan inisiyatifler anayasal hükme bağlanmış olacak.
Engelliler ilk kez Anayasa'da kanunen korunma kapsamına alınacak.
Belediyelerin (yerel yönetimlerin) sorumluluğu artacak ve hizmet alanı genişleyecek.
Ulaşımda, sağlıkta ve eğitimde engelliler için uygulanan ekonomik kolaylıklar 'eşitliğe aykırı' olmaktan çıkacak.
Özürlülerin istihdamı konusunda yasal çerçeve genişleyecek ve istihdamı artacak.
Türkiye, daha önce imzaladığı BM'nin Engellilerin Haklarına İlişkin Sözleşmesi'nin gereğini yerine getirmiş olacak.
Ulaşımdan konuta şehircilik alanında yapılan tüm projeler, engellilerin kullanımına kanunen uygun projelendirilecek.
Toplumda engellilere karşı olan sosyal duyarlılık gelişecek.
Ulaşım, eğitim ve sağlık hizmetleri engelliler için daha kapsamlı işleyecek.
Korunmaya muhtaç çocuk, yaşlı ve engelliler için pozitif ayrımcılık toplumun ve kamunun gündemine gelecek.
Vicdani duyarlılıklar Anayasa'ya girecek ve bütün bürokrasiyi etkileyecek.
DERLEME


































