• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Neresinden Tutsak Elimizde Kalacak

Burhan Gümrükçü

 

Zaman zaman düşünür ve hep derim ki “bu ülkede bir şeyler yazmak isteyenler için konu bulmak hiç sıkıntı olmaz” neden mi? Çünkü yazacak o kadar çok konu var ki hatta bir konunun içerisinden de birkaç konu çıkarmamız mümkün. 
 
Geçen bir yazımda diyanet işleri başkanlığının hazırlatıp bastırdığı kabartma kur’an-ı kerim’lerin piyasa değerlerinden çok daha yüksek maliyetlere mal edilip oldukça yüksek fiyatlardan görmeyen kardeşlerimize diyanet işleri başkanlığı tarafından satışa sunulduğunu ve bu süreçte ihale yapılmadan ahbap çavuş ilişkileri devreye girerek yapılmasından dolayı devletin kasasından gerektiğinden fazla para çıktığını yazmış idim. 
 
Bunun ötesinde konuyu ilgili ve yetkili makamlara da bir yazıyla bildirerek incelenmesini talep ettim. Bakalım süreci bekliyoruz bir sonuç alır isem onu da bir yazımda ele alıp sizlerle paylaşırım.
 
Buradan yola çıkarak bu yazımda sizlere imam hatip okullarındaki görme özürlü  kardeşlerimizin bir sıkıntısından bahsetmek istiyorum. 
Ülkemizde yıllardır bir okuma okula gitme kampanyasıdır sürer gider elbette bu kampanyaları bende canı gönülden destekliyorum.
Bu kampanyalardan birini de bir özürlü sivil toplum kuruluşumuz başlatmış sayın cumhurbaşkanımızın sayın eşleri de söz konusu kampanyaya destek vermişti bunlar pek tabi ki güzel şeylerdi başlangıçta iyi oluyor olmasına da sonrası fiyasko olunca insanın canı sıkılıyor. 
 
Aynı şekilde devlet eliyle de birçok eğitim çalışmaları yapılıyor hoş orada da bir sınıfta beş sınıf olan, sınıf mevcutları yüz kişiyi aşan sınıflarımız öğretmensiz okullarımız vs. gibi sıkıntılarda boy gösteriyor tabi ki, bunları ele almaya kalksak inan ki çok uzun bir makale olur.
 
Biz imam hatipte okuyan görme özürlü kardeşlerimizin yaşadığı sıkıntıya temas edelim.
 
Devlet tüm eğitim hizmetlerinin yanı sıra birde öğrencilerimize ders kitaplarını ücretsiz olarak dağıtıyor her sene, pek tabii ki güzel bir hizmet fakat nedense bu hizmeti yaparken dezavantajlı grupları hep unutuyorlar. Nasıl mı?
 
Tüm öğrencilerin ders kitapları ücretsiz dağıtılırken körler okulunu bitirdikten sonra tahsil hayatını imam hatip lisesinde devam eden kardeşlerimizin Latin harfleriyle yazılı kitapları kabartma olarak temin ediliyor olmasına karşılık mesleki dersleri olan Arapça tefsir gibi Arapça kitaplarının kabartması bulunmamaktadır.
 
Dolayısıyla bu kardeşlerimiz imam hatip lisesine gitmelerinin asıl gayesi olan derslerinin kaynaklarından yoksun ve bu derslerini bir görenin yardımıyla çalışmak durumunda kalmaktadırlar sizdetakdir edersiniz ki her zaman bir kişiye ricada bulunup onun kitapları okuyarak sizin ders çalışmanız ne kadar zor ve meşakkatli bir iştir. 
 
Burada isterseniz biraz empati yaparak kendinizi bu kardeşlerimizin yerine koyun göreceksiniz ki ne güçlükler yaşanıyor. 
 
İmam hatip liselerinde normal derslerin yanı sıra mesleki derslerde verilmekte işin asıl önem arz eden kısımda mesleki dersler konusundadır çünkü imam hatip liselerini diğer okullardan ayıran özelliği mesleki dersleridir. Bu okulları tercih eden öğrencilerin tercih sebepleri de bu mesleki derslerden dolayıdır. 
Böyle bir durumda tercih sebebi olan derslerin kaynak kitapları görme özürlülerin ihtiyacına
göre hazırlanmamış olması bir eksiklik olduğu gibi büyükte bir haksızlıktır.
 
Zaten özürlü olmasından dolayı psikolojik olarak her ne kadar belli etmemeye çalışsalar da bir mahcubiyet içerisinde olan özürlü kardeşlerimiz birde başkasının gönlünü yaparak kendisine yardımcı olup ders çalışabilmesi bu psikolojiyle çalıştığı derste başarılı olabilmesi nasıl olabileceğini sanırım sizlerde düşüne biliyorsunuzdur. 
 
Ankara’da görme özürlü öğrencilerin ders kitaplarını kabartma olarak ihtiyaca göre basan devletin bir matbaası var iken. Arapça kabartma alfabesi ve bu konuda yeterliliği kabul edilmiş ve hatta milli eğitime bağlı okullarımızda öğretmenlik yapan görme özürlü eğitimcilerimiz var iken yani söz konusu sıkıntının kolaylıkla çözülebileceği her türlü uzman ekipman ve teknik altyapıya sahip olunmasına rağmen görünüşte sayısal olarak az bir kişiyi kapsıyor gibi görünen ama aslında büyük önem arz eden böyle bir meselenin devlet tarafından neden ciddiye alınmaması düşündürücü değil midir?
 
Toplamda üç veya dört ders kitabının kabartma haliyle birer nüsha yazılması, konuda yeterli birkaç eğitmen tarafından kısa sürede hazırlana bilmesi ve Ankara/Hasanoğlan’daki matbaada basılması ne büyük bir zorluk nede çözülmesi güç bir mesele değil iken yetkililerin bu konuyu düşünmeyip 
biz ve bizim gibi tüm özür gruplarının sıkıntılarını çözümlemeyi dert edinmişleri devletin 
kapılarında uğraştırırlar. 
Hep böyle mi olmalı?
Hep bizler devletin kapılarında tonlarca sıkıntımızın çözüme kavuşturulabilmesi için uğraş mı vermeliyiz? Tamam, anlıyorum ağlamayan çocuğa meme vermezler ancak ebeveynler çocuklarının birçok temel ihtiyaçlarını ağlamaya gerek kalmadan çözerler.
Bebekler ekstra durumlarda ağlarlar ama biz özürlüler hep ağlamak durumunda kalıyoruz.
Bu ne kadar nereye kadar devam edecek bilinmez bu anlayışla biz özürlüler daha çok ağlarız. Allah sonumuzu hayırlı kılsın vesselam… 
 
Bu yazı toplam 5545 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02