• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

Mutluluğun Önündeki Engelleri Kaldıralım

Burhan Gümrükçü
TÜİK tarafından 2002 yılında yayımlanan “Özürlülük oranı” isimli ankette toplumumuzu oluşturan bireylerin %12,29’nun engelli olduğu tespit edilmiştir. TÜİK 2000 yılı genel nüfus sayımı veri tabanına göre ülkemizin nüfusu 67.803.927 olarak tespit edilmişken iki yıl gibi kısa bir sürede 69.875.000 gibi bir rakama çıkmıştır. Buradan anlaşılacağı üzere 2002 yılına göre ülkemizde yaklaşım 8.600.000 kişi engellidir. Aradan geçen 13 yıl boyunca hiç şüphesiz ki bu oranın artması kaçınılmazdır. 
Engellilerin günlük hayatında özbakım ve diğer yaşam faaliyetlerini yerine getirirken bir takım güçlükler yaşadığı hepimizce bilinmektedir. Bu güçlükler aile içi ve dışı olmak üzere temel iki başlıkta toplanabileceği gibi sağlık, eğitim, rehabilite, erişim, sosyal hayata katılım, istihdam ve istihdama bağlı olarak yaşanan ekonomik sıkıntılar gibi daha da artırılabilecek alt başlıklarla detaylandırılabilir. 
Bu çerçevede engellilerin yaşadıkları sıkıntıların en başında engelliye yönelik olumsuz bakış açısı ilk sırada gelmektedir. 
Öyle ki toplumun veya engelli bireye sahip olan ailelerin yeterli bilinç düzeyine ulaşmamış olması sebebiyle engellilere sosyal hayatta yeterince destek verilmemektedir. 
Bu alanlardan biri de engellilerin evliliği konusudur. Toplumumuz engelli bireylerin evliliğine olumsuz bakmakla beraber bir engelli ve bit engelsiz vatandaşımızın evlenmesine sıra dışı bir olay gözüyle bakıp eşler üzerinde yersiz bir toplumsal baskı oluşturmaktadır.Bu sosyal davranışın sonucu olarak bütün insanlar gibi engelli bireylerin de yuva kurma hakkı görmezden gelinmektedir. 
Genel anlamda günümüzde her ne kadar engelli bilincinin oluşturulmasına yönelik çalışmalar yapılıyor olsa da toplumumuzun engelliye bakışı pek değişiklik göstermemekte olup tabiri caizse oyundan çıkartılmış futbolcu gözüyle bakılmaktadır. 
Söylemlerde bu bakış açısı gizlenmiş olsa da gerçekler tecrübelerle sabittir.Daha mücadelenin en başında hayata yenik başlatılan engelli birey böylelikle baskı altında yaşamaya mahkûm edilmektedir. 
Bu kültürle yaşayan halkımız engellilerin evliliği söz konusu olunca yine aynı katı tavrını takınmaktadır.Aslında bu davranış insan haklarına müdahale anlamına gelmektedir. 
TÜİK tarafından en son 2002 yılında yapılan “Medeni duruma göre özürlü nüfus oranı” anketine göre ülkemizdeki engellilerin %34,41 gibi ciddi bir oranının hiç evlenmediği, %54,14 ünün evli olduğu geriye kalanların ise çeşitli sebeplerden dolayı evli olmadığı belgelendirilmiştir. 
Her toplum gibi çeşitli sosyal problemler yaşayan toplumumuzda en çok göz ardı edilen konulardan biri de engellilerin evliliği konusudur. Evli bir engelli evlenmeden önce hangi aşamalardan geçmiştir, ne gibi zorluklar yaşamıştır, ailesi ve çevresinden ne gibi tepkiler görmüştür. Evlendikten sonra hayatı nasıl şekillenmiştir; evlilik iyi bir karar mıydı yoksa işleri daha da zorlaştırdı mı veya aile olmanın en temel gereklerden birisi geçim sıkıntısını nasıl çözmüştür; bu konular hiç mi hiç araştırılmaktadır. 
Evliliğini sürdürebilen engelli çiftler hangi şartlar altında bu süreci sürdürmüşlerdir, sürdüremeyenler ise ne gibi sorun yaşamışlardır. 
Yukarıda bahsedilen önyargı duvarı sebebiyledir ki ülkemizdeki engellilerin önünden bu engelin kaldırılması, engellilerin evliliğinin sürdürmelerinin önündeki reel engellerin tespit edilip bunların çözümü yönünde bilimsel bir çalışma yapma ihtiyacı doğmuştur. Böylece ortaya konulan aydınlatıcı bilgi ve belgeler sayesinde engelli dünyası evlilik hususunda önünü biraz daha görebilir hale gelecektir. Aile hayatına başlamanın ilk kuralı olan evlilik gerekli şartlara sahip olan her bireyin doğal hakkıdır. Ülkemizde çeşitli kanuni ve kültürel kurallara bağlanan evlilik kurumu ne yazık ki engelli bireyler için farklı işlemektedir. 
Örneğin toplumdaki engellinin pasifize olmuş birey algısı, engelli bireyin engeli dışında her türlü alanda yeterli olmayışı düşüncesi, kızını ya da oğlunu bir engelli bireye yakıştıramama düşüncesi bir de bize göre en önemlisidir ki; engelli bireylerin evliliği hakkında dış dünyanın pek bilgisinin olmaması sayılabilir. 
Engelli bir aile nasıl yaşar, ne gibi sorunlarla mücadele etmek zorundadır, genel sorunların çözümü var mıdır, bu alana özgü danışmanlık hizmeti veren bir kurum var mıdır, vs. konularda bilgi bulunmamaktadır. 
Günümüze deyin konuyla ilgili sistematik ciddi bir toplumsal çalışmanın eksikliği engellileri ve toplumu kendi mantıksal çerçevesinde meseleyi değerlendirmesiyle baş başa bırakmıştır. Hal böyle olunca da hem sıkıntı yaşanmakta, hem de yaşanan sıkıntının çözümü hayli zor olmaktadır. Bu yönde engellilere ve topluma yönelik bilimsel çalışmalar yapılmalıdır. Dolaysıyla farkındalığın ve bilinçlenmenin oluşumu sağlanmalıdır. Böylelikle toplumsal huzur ve barışa katkı sağlanmış olur. Toplumların huzuru, manevi değerlerini önemseyen sağlıklı mutlu ailelerin oluşmasına bağlıdır. 
Herkese huzurlu bir aile yaşamı dileklerimle
 Burhan GÜMRÜKÇÜ
Bu yazı toplam 2892 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02