• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

Merhaba, Mutlu yıllar

Sevim Önay Çavdar

Soğuk bir kış gününde sizlerin sıcak yüreğinize ve mekanlarınıza konuk olmak istiyorum. Her ne kadar küresel ısınma sonucu mevsimler değişse de

henüz dört mevsimi yaşıyor olmanın ve sağlıklı olmanın mutluluğunu hissedebiliyorsak yüreğimizde bizden bahtiyarı yok diye düşünürüm genellikle.

Yaşam çok kolay değil elbette herkesin kendine göre görev ve sorumlulukları var. Bence önemli olan sorumluluklarımızı yerine getirirken olan duruşumuzdur.

Küçük şeylerle mutlu olabiliyor muyuz? Yoksa mutsuz olmak için elimizden geleni mi yapıyoruz? Küçük şeylerle mutlu olmasını bilelim. Ama küçük

şeyleri büyüterek yaşamı kendimize zindan etmeyelim diye düşünüyorum. Olumsuz düşünceleri veya yaşadığımız olayları yok sayalım demiyorum. Olumlu düşünerek çözüm arayışına girerek olumlu sonuçlar alabiliriz. Her şeye bir mazeret bulma hastalığından vazgeçmek durumundayız. Eleştirileri doğru algılayıp

ılımlı yaklaşımlarla dersler çıkararak lehimize çevirebiliriz. .Yaşamın her alanında belli bir disiplin içinde bize yüklenen rolün gereğini yaparak yaşamdan mutluluk almaktır bence insan olmak.

Bu söylediklerimi yaşam biçimi olarak uygulamak çok kolay değil tabii ki, ama imkansız da değil. Bize bahşedilen hayatın kıymeti bilelim. Birde şunu

bilelim ki yaşamın güzelliklerini de zorluklarını da paylaşırsak yaşamı anlamlı kılarız. Bilmemiz gereken en önemlinokta şu ki kesinlikle yalnız değiliz. Bizim yaşadığımız sıkıntıları ve sevinçleri yaşayan çok sayıda insan var. Yaşam artı ve eksileriyle güzel. Hiçbir sorunu olmayan insan yoktur. Bunun şiddet derecesi bizlerin bakış açısıyla alakalıdır. Aynı olayı bir insan normal karşılayıp çok fazla acı çekmeyip yıpranmazken, bir diğeri olağanüstü bir anormallikle karşılayıp çok acı çekmektedir.

Aslında yaşamı kendimize zehrederek hiçbir sorunu çözme imkanımız yoktur. Şunu söylemek istiyorum, hiç bir sağlık problemi olmayan  bir insan, özürlü birini yaşadığı sağlık problemlerini bilmediği için, bize göre hiç olmayacak sudan sebepleri hayatın dönüm noktasıymış gibi sorun yaparak yaşamı kendilerine zehir ederler. Onlar bilmiyorlar ki özürlü çocuk sahibi bir annenin  ve babanın verdiği yaşam mücadelesini, tekerlekli sandalyede sürdürülmekte olan bir yaşamın zorluklarını, görmeyen bir arkadaşımızın yaşadığı sıkıntıları, işitmeyenin iletişim kurmakta ki ızdıraplarını nasıl bilebiliriz. Ayrıca sürekli ilaç kullanmak durumunda olan kalp, şeker, böbrek hastaları behçet, als, emes hastaları, şizofren, epilepsi ve spastik olanlar. Otizm ve down olan çocuklar ve gençler nasıl yaşıyorlar.

Cam kemik hastaları bunlar gibi birçok sıkıntı yaşayan insanlar ve aileleri. Ve de bu insanların büyük bir kısmı yoksullukla mücadele eder durumda çok sayıda insan eğitimsiz söyleneni algılayıp uygulayacak durumda değiller. Tabii dir ki yaşamadığımız hiç bir şeyi anlayamayız. Bu tür zor yaşam koşullarını Allah kimseye yaşatmasın.

Ve lütfen bizden daha zor şartlarda yaşayan insanları düşünerek halimize şükrederek yaşamdan mutluluk duyalım. Hayatı kendimize ve çevremizdekilere zehretmeyelim. Nice yıllara sağlık ve mutlulukla erişmenizi dilerim.  

Bu yazı toplam 4011 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02