• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston

Merhaba;

Dr.Mertol Bulur

Pozitif Özürlüler Gazetesinde bundan sonra her onbeş günde bir birlikte olacağız inşallah.

Engelli kardeşlerimizin neler hissettiğini, toplum içindeki yaşam alanını, sosyal statüsünü ve yaşadığı zorlukları ben de elbette pek çok kişi gibi düşünüp konuyla ilişkili kaynakları takip etmişimdir zaman zaman.  Fakat burada yazı yazmaya başlarken şunu fark ettim ki, aslında pek çok konuda olduğu gibi bildiğimizi sanıyoruz zamanında duymuş olduğumuz kavramları. Bilmiyoruz… Bu; yalnızca, Nasreddin Hoca"nın o meşhur damdan  düşme meselesinde olduğu gibi, kişinin yaşadığını bir kendisinin bileceği gerçeğiyle de alakalı değil. Bizler, gerçekten “engelli” sözcüğünün anlamını tam olarak bilmiyoruz. Engellenmiş olan mıdır engelli kişi? Özürlü müdür?  Dahası, kişinin normal kabul edilen insanlar gibi yaşamını kolayca sürdürememesine, günlük hayat içerisinde birtakım zorluklara maruz kalmasına sebep olan taşıdığı farklılıklar birer kusur mudur? Kusur bu mudur gerçekten?

Daha sonra sizlerle paylaşmayı düşündüğüm yazılarımın konusunu, uzmanlık alanımın birebir başlığı dahilinde olmasa da araştırma ve gözlemlerimin neticesinde vardığım sonuçlara ve engellilerle ilgili bakış açıma göre belirleyip bu alandaki farklı sorun ve çeşitlerine ayrıntılarıyla değinmek istiyorum; fakat bu ilk yazımda biraz bu kavramın üzerine durma gayesindeyim.

Hayat, mükemmel  değil. Gözümüze kusursuz gibi görünen en güzel manzaranın bile, dikkatlice bakarsak pek çok eksik (!)  ve enteresan unsurlarla bezeli olduğunu görürüz.

Bilirsiniz, her gülün dikeni aynı olmaz. Her bir çiçeğin kendine has, eşi ve benzeri olmayan tasarımı ve o müthiş tasarım içindeki özgün varlığıdır sözünü ettiğimiz. Kendi haliyle, olduğu gibi sanat eseri sayılabilecek her bir varlık kökünden yaprağına kadar, gözlerimizle algılanıp zihnimizde kavuştuğu şekliyle saygı uyandırır içimizde. Sözgelimi, gelinciklerin kokmayışı kusur değildir o muhteşem güzelliği nazara geldiğinde. Dokunduğunuzda ellerinizı yakacak olan ısırgan otunun özrü değildir sahip olduğu küçük dikenler. Bilakis, onu kıymetli kılan, biz bilmeyiz belki ama ne hikmetlere vesile olan ince, derin bir özelliğidir o çiçeğin.  Bizler biliyoruz ki hayatta hiçbir şey sebepsiz değil. Her bir zerrenin tahmin edemeyeceğimiz kadar çok rolü var bu garip oyunun içinde. Öyleyse “engel” dediğimiz, kusur ve eksiklik olarak gördüğümüz noktaları değil; bizim bakış açımızdaki kısırlığı ifade etmeli. Yaratılmış olan her bir canlının eşsiz, bir benzeri daha olmayan ve bizim algılayamayacağımız güzellikte bir şaheser olduğunu kabul ediyorsak eğer, yaşamında birtakım zorluklar çekmesine sebep olabilecek nitelikte beden ve zihin farklılıklarına sahip olan kişilere “özürlü” demekten haya ederiz.  Aksine, bu bir özür değil. Hem neye göre, kimse göre kusur sayılıyor? Esas engelin, evet o en büyük engelin bizim düşünce yapımızda, hayat  penceremizde, o dar bakış açımızda varolduğunu ifade etmek isterim. Bizler farklı görmedikçe güneşi ve ayı,  insana olduğu gibi, sadece varolmakla sahip olduğu değeri vermedikçe, yüzey şekillerini bırakıp mananın derin boyutuna inemedikçe, engelli düşünce yapısına sahip olmakta ısrar etmiş olacağız.Bedensel ya da zihinsel engelli olarak tabir edilen kardeşlerimizin yalnızca içini rahatlatmak için söylemiyorum bunu. Bilmeliyiz ki yaratılmış olan her bir nefes güzeldir. Birbirine bağlı sebepler zinciri içinde hepimizin kaşımız ve gözümüzle içinde bulunduğu, vesile kılındığı hikayeler bütünü vardır. Bu hikayelerin içinde elbette farklı roller olacaktır. Esas engel, masaldaki karakterlerin her birinin aynı, birbiriyle eş olması gerektiğini savunan zihniyettir. İçimizdeki anlayış özrüdür.

  Dr. Mertol  Bulur

 
Bu yazı toplam 29924 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02