• BIST 107.212
  • Altın 151,535
  • Dolar 3,6828
  • Euro 4,3280
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

LÜTFEN OKURMUSUNUZ

İsmail Çavdar
  • ALLAH'IN KADRİNİ HAKKIYLA
  • TAKDİR ETMEK NASIL OLUR?
    İnsan her gün uyandığı andan itibaren
     Allah'ın kendisine verdiği nimetlerle karşılaşır.
     Nefes alabilir, görebilir, duyabilir, düşünebilir,
     kalbi atar, hücreleri yenilenir.  Acıkır yemek yer
    ve lezzet alır, güç bulur. Susar, susuzluğunu
     giderebilir. Konuşabilir. Bunlar Allah'ın insan için
     yarattığı nimetlerden sadece bir kaç tanesidir.
    Nimetlerin farkında olan insan için asıl önemli
    olan Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edebilmektir.
    Çünkü Allah şanı çok yüce olandır, her şeyin
     sahibidir, yaratıcısıdır. Allah'ı üstün sıfatlarıyla
    düşünerek, tanımaya çalışmak gerekir.
    Allah ayetlerde şanının yüceliğini bize şöyle bildirmektedir:
    Onlar, Allah'ın kadrini hakkıyla takdir edemediler.
    Oysa  kıyamet  günü  yer, bütünüyle O'nun avucundadır;
     gökler de sağ eliyle dürülüp-bükülmüştür.
     (Zümer Suresi, 67)
    Kainatta; insanın kendi yaratılışından kıyametin meydana geliş aşamalarına, göklerin yaratılmasından denizlerin ve dağların varlığına kadar her olayda bir ihtişam ve sınırsız bir güç vardır.
    Ve bu güç yalnızca üstün akıl sahibi olan Allah'a aittir.
     Allah insanlara kitaplar indirmiştir ve peygamberler
    göndermiştir. Kendisini hem yarattığı canlılarda sergilediği benzersiz sanatıyla ve ilmiyle, hem de kitapları ve peygamberleri vasıtasıyla bize tanıtmaktadır. İnsana düşen ise Allah'ın yüceliğini, büyüklüğünü gereği gibi
     takdir edebilmek için olabildiğince derin düşünmektir.
    YARATILIŞ AMACIMIZ NEDİR?
    Yaratılış amacımızı Allah bizlere  Kuran'da şöyle bildirir:   ...insanlarıyalnızcabana diye                                               (Zariyat Suresi, 56)
    Bu ayetle bize haber verildiği gibi, insanın yeryüzünde bulunuş amacı yalnızca Allah'a kulluk etmek, O'na ibadet etmek, O'nun rızasını kazanmaktır. İnsan dünyada
     bulunduğu süre boyunca bu konuda denenir.
    Allah dünyada Kendisi'ne iman edenlerle, etmeyenleri birbirinden ayırmak ve iman edenlerden de hangisinin daha güzel davranışlarda bulunacağını belirlemek için
     insanları dener. Bu yüzden bir insanın "ben iman ettim" demesi yeterli değildir. İnsan yaşadığı süre boyunca, Allah'a olan imanı ve bağlılığı, dindeki kararlılığı kısaca Allah'a kulluktaki sabrı ile özel olarak yaratılan şart ve ortamlarla denenir. Allah bu gerçeği bir ayetinde şöyle bildirir:
    O, amel (davranış ve eylem) bakımından hanginizin daha iyi (ve güzel) olacağını denemek için ölümü ve hayatı yarattı. O, üstün ve güçlü olandır, çok bağışlayandır.       
  •  (Mülk Suresi, 2)
  • Allah'a kulluk etmek ise insanın tüm yaşamını
    Allah'ın hoşnutluğunu, rızasını kazanmak  amacıyla sürdürmesidir. Yaptığı her işi Allah'ın razı olacağı en güzel şekilde yerine getirmeye çalışması, yalnızca Allah'tan korkup sakınması ve tüm düşüncelerini, sözlerini, fiillerini
     bu amaç doğrultusunda yapmasıdır.
    ......................................................
       ALLAH'IN SONSUZ GÜCÜ
    Allah, insanların Kendi büyüklüğünü kavrayabilmeleri için evrendeki düzeni sayısız detaylarla birlikte yaratmıştır.
    Kuran'da Allah'ın var ettiği bu düzenden bahsedilirken, "... sizin gerçekten Allah'ın her şeye güç yetirdiğini ve gerçekten Allah'ın ilmiyle her şeyi kuşattığını bilmeniz öğrenmeniz için"
    (Talak Suresi, 12)  denilmektedir.
  •  Bu düzen öylesine detaylar içerir ki insan düşünmeye
     nereden başlayacağını şaşırır. Zira Allah'ın aklı, ilmi ve kudreti sonsuzdur. Allah öyle büyük bir ilme sahiptir ki
     insana göre "sonsuz" olan, Allah'ın Katında bitmiş durumdadır. Zamanın ilk yaratıldığı andan sonsuzluk anına kadar geçecek olan her olay, her düşünce, vakitleri ve şekilleri ile Allah'ın ilmiyle belirlenmiş
    ve bitmiştir. Bu gerçek Kuran'da şöyle bildirilir: Hiç şüphesiz, Biz her şeyi kader ile yarattık.
     Bizim emrimiz, bir göz kırpma gibi yalnızca 'bir keredir.' Andolsun  Biz sizin benzerlerinizi yıkıma uğrattık.
    Fakat öğüt alıp-düşünen var mı? Onların işlemiş  oldukları her şey kitaplarda (yazılı)dır. Küçük, büyük herşey satır satır (yazılı)dır.
    (Kamer Suresi, 49-53)
    İnsan Allah'ın ilminin büyüklüğünü gücünün yettiğinin en fazlasıyla kavrayabilmek için ciddi olarak çaba harcamalı ve düşünmelidir. İnsanlık tarihinin başından bugüne kadar
    çok sayıda insan yaşamıştır. Yani Allah milyarlarca çift göz, milyarlarca değişik parmak izi, milyarlarca farklı göz dokusu, milyarlarca değişik insan tipi yaratmıştır ve  eğer  dilerse  bu kişilerden sonsuz sayıda daha yaratabilir.
    Çünkü ayetin de ifadesiyle; "... O, yaratmada dilediğini arttırır. Şüphesiz Allah, her şeye güç yetirendir."
     (Fatır Suresi, 1)
    Allah, insanın hiç bilmediği ve sahip olduğu sınırlı akılla anlamakta güçlük çekeceği daha birçok şey yaratmaya kadirdir. Dünyada biz kullarına verdiği ucu bucağı
    belli olmayan her şeyin hazineleri Allah'ın Katındadır.
    Bize sadece dilediği kadarını, dilediği miktar ile indirmiştir.
    Bir ayette şöyle buyrulur: Hiçbir şey yoktur ki, hazineleri
    Bizim Katımızda olmasın; ancak onu belirlenmiş bir miktar
    olarak indiririz.
  •  (Hicr Suresi, 21)
  • Allah'ın üstün yaratmasındaki bu gerçek, bizim bildiğimiz ve bilmediğimiz tüm kavramlar için geçerlidir.
    Nitekim "… ve daha sizlerin bilmediğiniz neleri yaratmaktadır?"
  • (Nahl Suresi, 8) ayetiyle de
  • Allah'ın bilmediğimiz nice şeyler yarattığına dikkat çekilmiştir. Allah bizim görmediğimiz birçok alemi
    ve varlığı da yaratmıştır. Diğer alemler"in
     varlığını daha iyi anlayabilmek için şöyle düşünebiliriz:
     Nasıl ki bir resme baktığımızda yalnızca en ve boy olmak üzere iki boyut görüyorsak, içinde yaşadığımız dünyaya baktığımızda da en, boy ve derinlik olmak üzere
     üç (zamanı da katarsak dört) boyut kavrayabiliriz.
    Bundan fazlasını ise algılayamayız. Oysa Allah Katında bildiklerimizden başka boyutlar da yaratılmıştır.
     Örneğin melekler farklı boyutlardan birinde yaşayan varlıklardır. Kuran'da bildirildiği gibi, melekler bulundukları boyut ve mekandan bizleri görebilmekte ve duyabilmektedirler. Hatta iki yanımızdaki yazıcı melekler
    her anımıza şahittirler. Her konuştuğumuzu, her yaptığımızı yazmaktadırlar. Ancak biz onları göremeyiz.
    Allah'ın Kuran'da varlıklarını bildirdiği cinler de yine ayrı bir boyuta ait varlıklardır. Onlar da aynı insanlar gibi yaşamları boyunca denenmektedirler ve sorumlu oldukları kitap Kuran'dır. Ancak sahip oldukları özellikler insanlardan çok farklıdır. İnsanların bağlı oldukları sebep sonuç ilişkilerinden çok daha farklı sebeplere bağımlı olarak yaratılmışlardır. Bunlar Allah'ın yaratmadaki benzersizliğinin kavranabilmesi için üzerinde düşünülmesi
     gereken gerçeklerdir. Allah sonsuz sayıda evren, sonsuz sayıda varlık, sonsuz sayıda mekan yaratmaya güç yetirendir. Dahası her birini birbirinden çok daha farklı özelliklerle yaratabilir.
    Mesela  Cennet ve cehennem bizim dünyada alışık olduğumuzdan çok daha farklı bir yaratılışta olacaktır.
     Örneğin dünyada daima bozulma, yaşlanma, çürüme, eskime ve tükenme vardır. Oysa cennette sonsuza kadar sürecek zaman içerisinde hiçbir şey bozulmayacaktır;
    Allah'ın Kuran'da bildirdiği "tadı değişmeyen sütten ırmaklar" cennetin bu özelliğine dikkat çeken örneklerden biridir. Cennette insan bedeni de yıpranmayacak;
    yaşlanma asla olmayacaktır. Allah Kuran'da cennette herkesin yaşıt olduğunu bildirmektedir ve cennet insanları sonsuza kadar en güzel halleriyle, hiç yaşlanmadan, birbirleriyle yaşıt olarak yaşayacaklardır. Allah yine Kuran'da tükenmeyen kaynaklardan içecekler olduğunu
    bildirmektedir. Cehennemdeki yaratılış da bambaşkadır.
     Allah cehennemde, benzeri görülmemiş azap çeşitlerini yaratacaktır.
    Hiçbir insan yaşamadan, oradaki azabın nasıl olacağını tahmin edemez. Allah dünyadaki her şey de bir sınır yaratmıştır. Her işin bir sonu vardır. Bu nedenle "sonsuz"
    kavramını ve  Allah'ın  sonsuz  kudretini anlayabilmek  için  üzerinde  düşünmek ve  bilinen bazı  ölçülerle 
    kıyas  yapmak  gerekir. Bizim sahip olduğumuz bilgi sadece Allah'ın izin verdiği kadarıdır. Allah Katındaki bilgi ise sonsuzdur. Örneğin Allah dünyada insan için yedi ana renk var etmiştir. Biz sekizinci bir rengi zihnimizde
    canlandıramayız. (Bu, doğuştan kör olan birine kırmızıyı  tarif etmeye benzer. Ne dersek diyelim yine de kırmızı rengi tam olarak ifade edemeyiz.) Oysa Allah çok daha fazla sayıda ana renk yaratabilir, ama biz Allah'ın bize  gösterdikleri dışındakileri kavrayamayız. Tüm bunlar, Allah'ın  bize  dünyada  öğrettiği bilgiler doğrultusunda geliştirilen fikirlerdir. Ancak burada unutulmaması gereken
    önemli bir nokta vardır; Allah'ın gücü ve büyüklüğü sınırsız olduğu için anlatılanların hepsinin Allah'ın dilemesiyle
    istediği anda gerçekleşmesi mümkündür. Allah, ilminin sonsuzluğunu Kuran'da şöyle bir örnekle açıklar:
    Eğer yeryüzündeki ağaçların tümü kalem ve deniz de -onun ardından yedi deniz daha eklenerek- (mürekkep) olsa, yine de Allah'ın kelimeleri (yazmakla) tükenmez. Şüphesiz Allah, üstün ve güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir.
    (Lokman Suresi, 27)
    Görüldüğü gibi biz ne kadar uğraşırsak uğraşalım  Allah'ın  ilmini  kavramaya güç  yetiremeyiz, çünkü Allah'ın ilmi sonsuzdur. Biz ancak Allah'ın bize izin verdiği kadarını
    kavramaya güç yetirebiliriz: Allah... O"ndan başka İlah yoktur. Diridir, kâimdir. O"nu uyuklama ve uyku tutmaz.
    Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O"nundur. İzni olmaksızın O"nun Katında şefaatte bulunacak kimdir? O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir. (Onlar ise) Dilediği kadarının dışında, O"nun ilminden hiçbir şeyi kavrayıp-kuşatamazlar. O"nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp-kuşatmıştır. Onların korunması O"na güç gelmez.
    O, pek Yücedir, pek büyüktür.
    (Bakara Suresi, 255)
Bu yazı toplam 3143 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02