• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 5 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

Keşke’siz Motivasyon

İsmail Çavdar
Ama’sız, Belki’siz, Keşke’siz Motivasyon “Ama'sız motivasyon” ile sınavı kazandırırsınız. Belki'siz motivas yon; unuttuğunuzu zannettiğiniz ve belleğinizin derinliklerinde bulunan bilgilerinizle reaksiyona girip, bu bilgilerin ortaya çıkmasına neden olur. 
 
   Böylece yanıtlara kolayca ulaşmanın yolu olan, sorunun size sağladığı avantajları görüp, çok kolaylıkla doğru yanıtı bulabilirsiniz. Bir sorunla karşılastığınızda Ama-Bekli Keşke diyerek sığınacak olumsuz düşüncelere kapıl mak yerine koşulsuz pozitif moti vasyon sahibi olmak gerekiyor.
 
   Neydi?.. Pozitif motivasyon; “sadece elimizde olanlarla sadece mevcut bilgilerimiz ve içinde bulunduğumuz KOŞULLARA rağmen girdiğiniz bir sınavda başladığınız işlerde önce biz kazanacağımıza kesin olarak inanmamızdır.” İnanmazsak pozitif olmazsak başaramayız.
 
   Yani ama'sız Belki'siz Keşkes' siz Pozitif koşulsuz motivasyon şunlar şunlar olsaydı veya bun lar olmasaydı demeden; “koşul  lar ne olursa olsun ben bu sınavı kazanacağım” ben girdigim bu işi başaracağım demektir ve bunu diyebilecek bir psikolojik seviye ye kendimizi ulaştırabilmektir.
 
   Bir birey karşılastığı sınav anın da bir iş başvurusunda ona yön eltilen soruya üç değişik psikoloji ile bakar:
I. Ben bu soruyu kesinlikle çözerim. Ben bu işe girersem kesin başarırım. Bilgim ve becerim doğru yapmamı sağlayacak seviyededir. 
II. Ben bu soruyu çözebileceğimi zannediyorum. Ben bu işe girersem başarabi lirim. Çözmeye çalışacağım, belki çözüme ulaşmanın yollarına rastlarım.
III. Ben bu soruyu çözemem. Ben bu işe girersem kesinlikle başaramam. Bununla hiç uğraşmayayım. Boşa zaman kaybetmeyeyim.
 
   Şimdi bu bireyin bu üç değişik psikolojisini biraz daha yakından inceleyelim ele alalım.
“BEN BU İŞİ KESİNLİKLE BAŞARIRIM” diyen bireyde, pozitif ama'sız belki'siz keşke'siz motivasyon olgunlaşmış haldedir. Bireyin böyle düşünmesi, öncelikle onda bir özgüven artışına yol açacaktır.
       Bu özgüven artışı, “mevcut bilgi  ve becerim bu işi yapmama yeter” düşüncesini oluşturacaktır.
   Böylece, soru bireyin değil, birey soruyu kontrol altına alacak ve tek bir bakışta sorunun kendi sine sağladığı avantajı görecek, çözüm aşamasında ise soruya karşı her geçen saniye daha çok üstünlük kuracak, yanıltıcı seçenek   ve yanıltıcı psikolojinin etkisinde kalmayacaktır.
   Yanıltıcı seçenek; sorulan konuya benzeyen ve onunla bağlantılı olan bir bilgiyi içeren ve yanıt olmayan seçenektir. Konular arasındaki benzerlik ve farklılıkları dikkate alarak çalışan birey, bu yanıltıcı seçeneğe kanmazlar. 
   Yanıltıcı psikoloji; ise, “ben bu işi başaramam bu soruyu çöze mem, boşa zaman kaybediyo rum diğer soruya geçeyim”, düşüncesine kapılıp, çözmekte olduğu soruya konsantre olamayan bireyin, psikolojisidir.
    Oysa işi başaracagına soruyu kesin olarak çözeceğine inanan bireyde bunların hiç biri ortaya çıkmaz ve her geçen saniye biraz daha doğru yanıta yaklaşır. Eğer birey, işe şöyle bir bakıp “ben bu işi başaramam soruyu çözemem” diye düşünmeye başlarsa, işe ve soruya olumsuz bakmış olacağından, işin ve sorunun kolay olan yanlarını değil, zor olan yanlarını algılama ya başlayacaktır.
 
    Oysa soruya POZİTİF olarak bakıldığı zaman, sorunun sizi doğru yanıta götürecek basamak larını görmüş olacaksınız. Bu basamaklardan ilerlemeye başlayınca da, adeta otomatik kapı gibi ilerledikçe kapılar kendiliğinden açılmaya başlaya cak ve doğru başarıya ve yanıta kesin olarak ulaşacaksınız.
 
   Şöyle düşünelim, tek ucu kıza rıncaya kadar ısıtılan bir demiri tutup taşımanız isteniyor. Siz demir çubuğa şöyle bir bakıyor ve kızarmış olan kısmını görüyor sunuz ve ben bunu tutamam ve taşıyamam diyorsunuz. Oysa, taşıyabileceğinizi düşünseniz, demir çubuğun ısıtılmayan ucunu görürdünüz ve oradan bir eldivenle tutup taşırdınız.
 
   İşte bireyin yeni bir başvurusun da ve sorular da böyle. Tıpkı iki ucundan sadece bir ucu ısıtılmış olan demir çubuk gibidir. Onu tutabilmeniz, POZİTİF bakış açınıza bağlıdır.
 
“BEN BU İŞİ  ÇÖZEBİLECEĞİMİ ZANNEDİYORUM” diyen bir birey, soruya zayıf bir psikoloji ile yaklaşıyor demektir. Böyle bir psikoloji bireyin görüş mesafesini ve algılama kapasitesini daraltır. 
Birazcık belleğini zorlayarak yapabileceği soruları dahi yapamamasına neden olur.
 
  Pozitif Engelliler Eğitim Derneği başkanı olarak Yaptığım araştır malarda bu tür bireyler, bu soruları genellikle boş bırakmaz lar. Ancak zayıf bir inanışla soruya yaklaştıklarından, doğru yanıta ulaşacak yolları bulamaz ve yanıltıcı seçeneğin etkisinde kalıp yanlış seçeneği işaretlerler.
 
   Bu nedenle bireyin asla, “ben bu soruyu çözebileceğimi bu işi başaracağımı ZANNEDİYORUM düşüncesini taşımaması” ve her soruya, bu soruyu kesin olarak çözebilirim düşüncesiyle yakla şıp sorunun kolay olan yanlarını yakalamaya çalışmaları, en azın dan bunu denemeleri gerekir.
   Çünkü bu “çözebileceğimi zannediyorum” düşüncesi oluştu ğu anda, özgüven hızla azalma ya başlayacak ve her geçen saniye sorunun kolay olan yanlarını değil zor olan yanlarını algıla ma durumu ortaya çıkacak soru lan konuya yabancılaşma olacaktır.
 
   “BEN BU İŞİ BAŞARAMAM SORUYU ÇÖZEMEM” diyen birey ezberinde olmayan bütün soruları boş bırakarak ilerler. Oysa soruyu boş bırakmak için öncelikle, soruyu kesin olarak çözeceğinize olan inançla uğraşmak ve daha da olmuyorsa sonra tekrar bakmak üzere o soruyu “şimdilik askıya” almaktır.
 
Yaptığım araştırmalarda şunu gördüm ki, soruya şöyle bir bakıp “ben bu işi başaramam bu soruyu çözemem” diyen bireyle rin çok büyük bir kısmı aslında, “çözerim inancıyla” uğraşınca bu soruları kesinlikle çözebiliyorlar. Girdiği işleride çok rahat başarıyor.
 
   Benim engelli bireylerden istediğim şudur; sınava yaklaştığımız bu günlerde her soruya “ben bu soruyu kesinlikle çözebilirim.” inancı ve psikolojisi ile yaklaşınız. Hiç kaybınız olmaz. O kadar çok şey kazanırsınız ki, bunu satırlara dahi dökebilmek mümkün değildir.
   İş konusunda da müracat ettiğiniz işlerde de ben bu işi yapabilirim derseniz ama'sız keşke'siz belki'siz pozitif koşulsuz motivas yonunuz varsa kaybedeceğiniz bir şey olmadığını kazanacağınızın aslında çok şey olduğudur.
   Yapılacak olan şey çok net ve basit, sınav sabahı kalktığınızda öncelikle kendinizi koşulsuz motivasyon moduna çekiniz ve “Mevcut bilgilerim bu sınavı kazanmama yeter. Ben bu sınavı başaracak yeteneğe sahibim. Hiçbir olumsuz koşul bu sınavı kazanmama engel değildir.” diye düşününüz.
   Yapılacak olan şey çok net ve basit, iş için başvuru sabahı kalktığınızda öncelikle kendinizi koşulsuz pozitif motivasyon moduna çekiniz ve “Mevcut bilgilerim bu işe ğirmeye bu işi başarmaya yeter. Ben bu işe girecek başaracak yeteneğe sahibim. Hiçbir olum suz koşul bu işte çalışmama kazanmama engel değildir.” diye düşününüz.
 
   Bu pozitif koşulsuz motivasyon psikolojisi özgüveninizi arttırır, kaygı ve stresi ortadan kaldırır. Olumsuz olayları düşünmenizi engeller.
 
   Sevgili pozitif üyeler, özetle sizden sadece üç şeyi düşünmenizi istiyorum.
 
I. SINAV ÖNCESİNDE, bu sınavı kesin olarak kazanırım.
II. SINAV ANINDA, bu soruyu kesinlikle çözerim.
III. Ben bu işe girip başarırım kesinlikle bilgim ve beçerim bu işe yeter. İşte sizi birey olarak başarıya ulaştıracak sadece ve sadece budur.
Hoşça kalınız.
İsmail Çavdae Soru ve önerileriniz için ismail@engellidostu.net
0541 220 69 99 dan ulasdabilirsiniz
Bu yazı toplam 2965 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02