• BIST 107.212
  • Altın 151,644
  • Dolar 3,6838
  • Euro 4,3281
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

KENDİMİZİ İFADE EDEBİLMEK!

Metin Şekerci
ALLAH'ın selamı üzerinize olsun.
Dünya ya nasıl geleceğimiz ve ne şekilde yaşayıp hangi şekilde öleceğimizi bizler tayin etmiyoruz elbet, Ama yaşarken nelere dikkat edeceğimizi tabiki biliriz. Bundan dolayı bazı kavramları kullanırken birilerini incitecek mi? veya yaralayacak mı? diye düşünmemiz gerekmiyormu? Tabi ki engellilere hitap şeklinden bahsediyorum. Biz engelliler öyle herşeyi önemsemez gibi görünsek te, aslında çok duygusal insanlarız. Toplum artık bizlere karşı daha duyarlı olmak zorunda dünya da herşey değişirken Türk toplumunun kafa yapısınında değişmesi gerekmiyormu? (hoş hala 1940 larda kalanlar var) Tabi ki gerekiyor... İnsanlar birbirlerine saygılı olduğu sürece engelli olmuş sağlam olmuş hiç fark etmez. Günümüz Türkiye'sinde geçmişe göre hayli ilerleme var, engelliler için yapılan çalışmalar da geçmiş yıllara oranla son on yılda gözle görülür iyileştirmeler yapıldı. Ama sosyal yaşamda engellinin ne olduğunu, özürlülüğün ne anlama geldiğini ve sakatlığın nasıl bir şey?  olduğunu bilmeyenler var. Biz engelliler kendimizi tam manasıyla ifade edemiyoruz. Bunları topluma anlatmamız gerekiyor, eğer bizler kendimizi anlatamazsak toplum da bizleri anlamak için çaba göstermez.   
    Engelli(mi?) Özürlü(mü?) Sakat(mı?) Her biri farklı anlam ifade etse de, toplumun geneli tarafından aynı anlam mış gibi kullanılmaktadır.
Oysa 'sakat' kelimesi vücudunda hasta veya eksik bir uzuv/organ olma halini ifade ederken, 'engelli' kavramı, günlük yaşama dair temel ihtiyaçları olan eğitim, ulaşım, vb gibi planlamalar yapılırken engellilerin mağdur duruma düşürülmesini ifade eder. Bir başka ifadeyle, herkesin kolayca yararlandığı toplu ulaşım, eğitim, kamu hizmetlerinden  yararlanamama durumunda sakatlığın değil, engellenmişliğin sorunsallaştırılması için 'engelli' kavramı yaratılmıştır.
   Günümüz sosyal bilimlerinde konuyla ilgili iki temel bakış açısı vardır. Bunlardan biri Medikal Model, diğeri ise Sosyal Model'dir.

Medikal Model, 'sakatlığı olan bireye' ya da sakat kişinin yaşantısına değil, 'sakatlığa' odaklanır. Yani sakatlığı daha en baştan sorun olarak ele alır ve sakatlığı düzeltmeye çalışır. Sosyal Model'de ise sakatlık hali ikinci plana itilerek, 'çevresel, fiziksel, mekansal koşullar toplumsal tutumlarla birlikte bireyi engelli kılmaktadır' denir. Yani Sosyal Model sakatlığı değil, engellenme halini sorunsallaştırır ve o hali düzeltmeye çalışır. Bir anlamıyla Sosyal Model, Medikal Model'in antitezi gibidir.
   Engellilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmek için 3 Aralık Dünya Engelliler Günü, 10-16 Mayıs da Türkiye Sakatlar Haftası olarak ilan edilmiştir.
kavramı engelli kişilerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlar. Amerika'da 1970'lerde ortaya çıkıp başka ülkelere yayılan
Engelli Hakları kavramı engelli kişilerin yaşam kalitesini artırmayı amaçlar . Amerika'da 1970 lerde ortaya çıkıp diğer ülkelere "Bağımsız Yaşam"  (Independent Living) hareketi, engelli kişilerin kendileri hakkındaki imajlarını, örgütlenmelerini ve ülkelerinin toplumsal politikalarını etkilemiştir. Bu yönde mücadele veren bazı kişiler, sağlıklı pek çok kişinin de hayatlarının bir noktasında kaza, hastalık veya geç gelişen kalıtsal bir durumdan dolayı engelli duruma düşebileceğini hatırlatmak için "geçici olarak gücü kuvveti yerinde" (İngilizce temporarily able-bodied) terimini kullanırlar.
Kalkınmış ülkelerde engellilikle ilgili gündemde artık engellilerin bakımının mali boyutu değil, onların toplum hayatının her boyutuna katılıp katkıda bulunabilmesine olanak sağlama konusu vardır.

 
 
   METİN ŞEKERCİ
  Engelliler Gazetesi
  İç Anadolu Temsilcisi
 
Bu yazı toplam 3882 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 4
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02