• BIST 100.618
  • Altın 141,095
  • Dolar 3,5120
  • Euro 3,9960
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 21 °C
  • (TEİS) , Tıbbi Malzemelerin Eczanelerden Temin Edilmesi
  • T.BEYAZAY DERNEĞİ, Sivil toplumdan 'Engelliler 2023 Vizyonu' hazır
  • 18-30 Temmuz Samsun Deaflymcpics 2017’ye tarihi katılım
  • (TEİS) , Tıbbi Malzemelerin Eczanelerden Temin Edilmesi
  • T.BEYAZAY DERNEĞİ, Sivil toplumdan 'Engelliler 2023 Vizyonu' hazır
  • 18-30 Temmuz Samsun Deaflymcpics 2017’ye tarihi katılım

Kendi Çabasıyla Okur Yazar oldu

Kendi Çabasıyla Okur Yazar oldu
O gün gelip çatmıştı. Annesinin kucağında soluğu doğruca okulda almıştı.
ENGELLİ HASAN,OKULA ALINMADI,KENDİ ÇABASIYLA OKUR-YAZAR OLDU

SAKARYA (CİHAN) - Adapazarı’nda yaşayan Hasan Eroğlu (37) okula başlamak için gittiğinde okul müdürünün "Bu çocuk okusa ne olacak okumasa ne olacak" tavrı nedeniyle okula gidemedi. Eroğlu, kendi gayretiyle okuma ve yazmasını öğrendi.
Dört yaşında geçirdiği ateşli hastalık sonucu bacakları ve sağ kolu tutmayan fiziksel engelli Hasan Eroğlu, okul çağı geldiğinde içi kıpır kıpır ve çok heyecanlıydı. En büyük hayali bir gün okula gitmek ve kendi yaşıtındaki çocuklarla aynı sınıfta okumaktı. O gün gelip çatmıştı. Annesinin kucağında soluğu doğruca okulda almıştı.


Ancak başına geleceklerden habersizdi. Neşe ve heyecan içinde gittiği şimdiki adı Şehit Abdullah Ömür İlköğretim Okulu’nda büyük bir yıkım yaşayacağını bilmeden müdürün kapısını çaldı.
Hasan "Annem heyecanla ‘Bu çocuk okumak istiyor’ müdür bey dedi, daha kapıdan içeri girer girmez. Müdür bir anneme, bir bana bakıp ‘hanım hanım bu çocuk okusa ne olacak okumasa ne olacak’ deyiverdi. O zaman dünyam yıkılmıştı. Rahmetli annem hiç bir şey diyemedi. Adeta donup kalmıştı. Epey bir süre öylece bekledi. Daha sonra kendini toparlayıp bir kaç şey söyleyecekti ki, müdür dışarı çıkmamızı istedi. Annem çaresizce kapıdan ağlayarak çıktı. Bende annem görmesin diyerek yüzümü çevirip ağlamaya başladım. O günü hiç unutmuyorum." diyor.

ŞİMDİ SAĞLAM İNSANLARA BİLE YARDIM EDİYOR

Türkiye’de yaklaşık 8.5 milyon kişi yaşamını özürlü olarak sürdürüyor. Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın yaptığı araştırmaya göre ülke nufusunun yüzde 12.29’u engelli. Engelliler için sokak, cadde ve diğer mekanlar engellerle dolu. Sağlam insanların bile güçlükle yaşadığı toplumumuzda az da olsa hayatları örnek olabilecek engellilerde yok değil. Büyük zorluklara göğüs gererek eve kapanmak yerine sosyal hayatın içinde olan engellilerin örnek hayatları sağlam insanları bile düşündürmeye yetiyor.
Adapazarı’nda yaşayan Hasan Eroğlu (37) bir engelli. 8 yaşında yaşadığı okul hadisesini bir türlü zihninden atamıyor, hatırlarken gözleri doluyor. 4 yaşında hastalanınca kısmı felç geçirerek ayakları, sağ kolu tutmaz bir daha yürüyemez oldu. Ancak Hasan’ı engeli değil, okulda annesiyle birlikte yaşadığı o gün yıktı. Ancak bu yıkım hayatında yeni bir başlangıç oldu. Okuma- yazma öğrenmek için kendi kendine söz verdi ve yengesinin yardımıyla kısa sürede okuma-yazma öğrendi. 12 yaşında babasını kaybedince, oyuncak satmaya başlayarak annesini kimseye muhtaç etmedi, geçimini sağladı. Annesi de 3 sene önce vefat edince, yalnız başına yaşamaya başladı. Para biriktirerek ailesinden kalan arsa üzerine ev yaptırdı. Sağlam insanlara yardım eder hale hale geldi. Şimdi evlilik hazırlıkları yapıyor.
Hasan Eroğlu, okulda yaşadığı acı günü ve sonrasını şöyle anlatıyor: "Okul müdürünün engelliye karşı tavrı, davranışı, yaklaşımı aklımdan çıkmıyor. Okumayı çok istiyordum. Annem beni her gün kucağında okula getirip-götürmeye hazırdı ve bunu seve seve yapacaktı. Validem okumanın önemini bilen bir insandı ve benim okumamı istiyordu. Eğer okusaydım avukat yada doktor olacaktım. Ancak o günden sonra bir daha okula gitmedim. Müdürün o sözüne karşılık kendi kendi kendime söz verdim. Mutlaka okuma-yazma öğrenecektim. Televizyondaki okuma-yazma programları ve yengemin de yardımıyla okumayı öğrendim. Müdürün okulda çok gördüğü okuma yazmayı kendi çabamla başardım. Özür insanın bedeninde değil, ruhundadır. Asıl engellilerin bana okumayı çok görenlerin olduğunu düşünüyorum. Eğer böyle olmasaydı bana bunları söylemezdi. O müdürle bir daha hiç karşılaşmadım."

ÇOCUKLAR SATTIĞIM OYUNCAKLARA SARILINCA BANA SARILMIŞ GİBİ MUTLU OLUYORUM

Başta engelliler olmak üzere çevresindeki zor durumda olan insanların maddi ve manevi yardımına koşan Hasan Eroğlu, çocukları çok seviyor. Bu sebeple iş olarak ta oyuncak satmayı tercih etmiş. Katlı Pazar Yeri civarında oyuncak satan Hasan "Benden oyuncak alan çocuklar, oyuncaklarına sarılınca bana sarılmış gibi mutlu oluyorum." diyerek çocukları gülerken görmenin kendisini hayata daha da sıkı bağladığını ifade ediyor.
Türkiye’de özürlü olmanın zor olduğunu ancak, asla yılgınlık göstermemek gerektiğini dile getiren Hasan Eroğlu, "Ben sapa sağlam ve parası olduğu halde hayattan ümidini kesmiş, karamsar, beklentisi olmayan çok insanlar gördüm. Ben özürlüyüm ama yaşama sevincimi kaybetmedim, kaybetmeyeceğim. tüm özürlülere sokağa çıkmalarını ve bir şeylerle uğraşmalarını tavsiye ediyorum. O zaman hayatı bambaşka bir şekilde algılayacaklar, mutlu olacaklar." diye konuştu.
Bu haber toplam 0 defa okunmuştur
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02