• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Kanuna Rağmen Kanunsuzluk

Burhan Gümrükçü
Dünyada her şeyin bir düzeni ve çalışma sistemi vardır. Öyle ki hayvanlar âlemini, bitki âleminin, insanların, güneş sisteminin, uzayın yıldızların yani kısacası kâinatta olan her şeyin bir sistemi var ALLAH c.c kâinatı yarattı ve bunlara bir sistem koydu. Biz insanlar içinde bir yaşam ve yönetim sistemi koydu. İnsanın haricinde tüm yaratılanlar yaratıcının bu sistemine tam teslimiyetle uydular. İnsanoğlu cüz-i iradesiyle kendi yaşadıkları toplumlarda kendilerine göre sistemler ve kurallar koydular. Aslında, düzeni sağlamak için insanoğlunun kendi toplum yapısına veya dünya görüşüne göre koyduğu bu kurallar, yine insanoğlunun kendi koyduğu kurallara uymamasından veya yanlış yorumlamasından toplum bireylerinin etkilenen kesimlerinde sıkıntılara ve huzursuzluklara yol açar oldu. Hem kendimiz kural koyduk hem de koyduğumuz bu kurallara bir kısmımız uymayarak, uymadığımızdan dolayı etkilenen kesimi de sıkıntıya iterek mağdur ettik. Hani ağacın baltaya dediği “Ne yapayım sapı benden” meselesi var ya işte bizimkisi de tam onun misali oluyor. 
Gelelim bu yazdıklarımı bağlayacağım mevzuya. İşte buda onlardan biri. “Nedir o “ ? Dediğinizi hissediyorum. 
Bilindiği gibi 2005 yılında parlamentomuzda kabul edilip resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren adına kısaca “Engelliler kanunu” dediğimiz 5378 sayılı bir kanunumuz var. Eksikliklerine rağmen eksikliklerinin kat kat fazlası da kazanımlarımız var bu yasayla. Ama burada şu var ki yasanın olmasına rağmen yasanın yükümlülüklerini yerine getirilmediği alanlarda var tabi ki. Mesela; toplumsal yaşam alanlarının fiziksel durumlarının engellilerin kulanım kolaylığına göre düzenlemesini gerektiren bir geçici maddemiz var, bunun habire süresi uzatılır ve sorumlular bu konuda kaplumbağadan yavaş ilerlerler. Birde son iki yıldır yavaş yavaş büyüyen daha doğrusu ilgili kanun öncesine dönmeye çalışılan bir durum söz konusu, oda görme engellilerin Noter, Tapu, Banka v.b. gibi yerlerdeki resmi işlemlerde atacakları imzalarla ilgili bir sıkıntı. 5378 sayılı kanunun yürürlüğe girmesinden sonra “Borçlar kanunu” “Noterler kanunu” nunda yapılan değişikliklerle görme engellilerin resmi işlemlerde atacakları imzalarda iki şahit bulundurmaları engellinin kendi isteğine bırakılmıştı. Bu düzenlemelerden sonra genel olarak görme engelliler bu tür işlemlerde şahit bulundurma sıkıntısı yaşamamaktaydılar. Ancak ne var ki yaşanan birkaç olumsuz olaydan yola çıkılarak “Noterler Birliği” 2014 yılında noterlere bir “Genel Yazı” göndererek görme engellilerin imza gerektiren işlemlerinde iki şahit bulundurulmasını istemiştir. Bir kere şunu hemen belirtelim ki noterler birliğinin gönderdiği bu genel yazının hiçbir hukuki dayanağı olmadığı gibi resmiyette de geçerliliği yoktur. Kanunlar anayasaya, yönetmelikler kanuna, genelge yönerge tebliğlerde yönetmeliğe aykırı olamaz, kaldı ki genel yazı bu saydıklarımızdan hiç birine girmez ve dolayısıyla toplum bireylerini bağlamaz. İşte noterler birliğinin 2014 yılında noterlere gönderdiği bu genel yazı dolaysıyla görme engelli kardeşlerimiz noterlerdeki işlemlerinde sıkıntılar yaşamaya başladılar. Yahu kardeşim bu ülkede kanun var, noter gibi tanıklığının kesin olarak devlet tarafında kabul edilen bir kurum nasıl olurda hukuki bir geçerliliği olmayan üstelikte yürürlükteki ilgili kanunlara aykırı bir uygulama ister inanın anlaşılır değil. Neymiş efendim bazı olumsuzluk ve mahkemelik işler olmuşmuş da noterlerin bu konuda birliğe şikâyet de bulunmuşlarmış da onun için böyle bir tedbir almak durumunda kalmışlar. Böyle bir gerekçe olabilir mi kardeşim? Elbette ki olmaz… Hemen hemen ülkemizde veya toplumların tamamında, yani bizde ve bizim dışımızdaki ülke toplumlarında bazı suiistimaller oluyor, hoş olmasa tabi ki çok iyi ama maalesef oluyor. Buda bir realite. Peki, kardeşim suiistimal eden verilen hakkı kötüye kullanan yaptığı gayri kanuni işten dolayı cezalandırılması gerekmez mi? Suç bireysel değil midir? Elbette ki öyledir… O zaman neden burada kişilerden kaynaklanmış bazı olumsuzluklar oldu diye tüm görme engelli camiası adeta cezalandırılma yoluna gidiliyor? Bu nasıl bir mantıktır, bu nasıl bir anlayıştır? Toplumumuzun engellilere karşı takındığı “toptancılık” anlayışından kurtulması gerekir. Herkesin insanca yaşama ve hizmetlerden eşit şekilde yararlanma hakkı vardır. Biz engellilerde bu bireylerden birileriyiz ve herkes gibi bizimde bu haklarımız vardır. Bunu kabul etmek mecburiyetindedirler… Kimse benim onurumu zedeleyecek, beni küçük düşürecek bir uygulamayı yürürlüğe koyamaz… Kardeşim ben şahsım olarak kendimi ifade edebiliyorum, bana anlatılanı anlayabiliyorum, yaptığım işlemin ne olduğunu biliyorum. Benim gibi diğer görme engelli kardeşlerimizde böyle. O halde ne demek noter işleminde imza için iki şahit istemek? Eğer bir düzenleme benden atacağım imza için iki tanık istiyorsa ve bu yapılan işlemde o işe devlet adına tanıklık yapan noter ise, bu demektir ki ben noterime güvenmiyorum, sen yazılanları okuyamadığın için noter seni aldata bilir o nedenle evraka yazılanların doğru olduğuna dair ikide şahit istiyorum anlamına gelir. Bir evrak’a imza atmak demek o evrakı tasdik etmek ve sorumluluklarını kabul etmek demektir. Ben yaptırdığım işlemde notere güveniyor ve hazırladığı evrak’a imza atıyorum. Dolayısıyla attığım imzanın sorumluluğunu kabul etmiş oluyorum. Zaten güvenmesem iki şahit isteme hakkını kanun bana vermiş zaten. Burada benim açımdan bir sorun yok. Kanuni sorumlulukta böyle zaten. 
Ben genel başkanlığı görevini yürüttüğüm Anadolu Engelliler Birliği Derneği olarak bu konuyla ilgili gerek noterler birliği ile gerekse de ilgili kurumlarla sorunun çözülmesi yönünde girişimlerde bulunduk ve süreci takip ediyoruz bizim dışımızda tabi ki birkaç S.T.K. mız da konuyla ilgili girişimlerde bulundular ve onlarda konunun takipçisidirler. Şimdi buradan özellikle görme engelli kardeşlerimize ve bu alandaki S.T.K larımıza sesleniyorum gelin üzerinizdeki ataleti atıp biraz harekete geçin ve noterler birliğine kanunuyla ilgili rahatsızlıklarınızı bildirin, olayın hukuki dayanağının olmadığını ve yürürlükte olan ilgili kanunların hükümlerine uyulması taleplerinizi bildirin. Gerçi bunların hepsini bizler kendilerine izah ettik ve onlarda biliyor ve bizlere farklı dayanaklar gösteriyorlar. Aslında gösterdikleri dayanaklarında bu konuyu kapsamadığı da açıkça ortada. Bizler sesimizi duyurup konuya duyarlı olduğumuzu göstermeliyiz. Onun için arkadaşlarımıza bu çağrıda bulunuyorum. 
Daha konuyla ilgili yazabileceğim çok şeyler var ancak biliyorum bu yazımı da çok uzattım. Bir sonraki yazımda buluşuncaya kadar hepinizi ALLAH’ a emanet ediyorum…
Ad Soyad: Burhan GÜMRÜKÇÜ
Bu yazı toplam 2900 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02