• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston

HZ. Peygamberin İkazına Sebep Olan

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ

 

HZ. PEYGAMBERİN İKAZINA SEBEP OLAN

GÖRME ENGELLİ SAHABİ

 

Miladın 610 yılında Mekke"de Peygamberlikle görevlendirilen Hz. Muhammed aleyhisselam her fırsatta insanları İslam"a davet ediyor, inen ayetleri insanlara okuyordu. Mekkeli müşrikler (kendi elleriyle yaptığı putlara tanrı diye tapanlar) özellikle toplumun ileri gelenleri ve zenginleri, tek tanrı inancını esas alan, sadece Allah"a ibadet edilmesini isteyen İslam dinine karşı çıkıyorlar, Müslüman olan fakirlere, kimsesizlere ve güçsüz insanlara eziyet ediyorlardı. Peygamberimiz Hz. Muhammed aleyhisselam İslam"ın güçlenmesi için toplumun önde gelenlerinden en azından bir kısmının Müslüman olmasını istiyor, bu amaçla özel gayret gösteriyordu. Bir gün Mekke"nin zengin ve ileri gelenlerinden Ebu Cehil lakaplı Amr ibn Hişâm, Ümeyye ibn Ebî Halef, Abbas İbn Abdülmuttalib ve Utbe ibn Ebî Rebî"a ile özel bir görüşme yapar ve onlara İslam"ın esaslarını anlatır, onları İslam dinine davet eder. Ümeyye ibn Halef ile konuşurken görme engelli biri gelir ve Peygamberimizden kendisine Kur"ân okumasını ister, "Ey Allah"ın Peygamberi! Allah"ın sana öğrettiklerinden bana öğret" der. Peygamberimiz aleyhisselam, sözünün kesilmesinden hoşlanmaz, çünkü önemli bir işle meşguldür, yüzünü ekşitir, ondan yüz çevirir ve diğerlerine döner. Peygamberimiz aleyhisselam sözünü bitirip kalkacağı sırada vahiy meleği Cebrail gelir ve Abese suresinin şu ayetlerini getirir:

“Kendisine görme engelli biri geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve yüz çevirdi. (Ey Peygamberim!) Ne bilirsin belki o görme engelli temizlenip arınacak yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek. Kendisini muhtaç hissetmeyen insana gelince sen ona yöneliyor, onun sesine kulak veriyorsun.  (İstemiyorsa) onun (iman ederek inkâr ve putperestlikten) temizlenmesinden sen sorumlu değilsin! Allah"a derin bir saygı ile korku içinde koşarak geleni bırakıp ondan gaflet ediyorsun. (Ey Peygamberim!) Hayır, böyle yapma, çünkü bu (Kur'ân) bir öğüttür, dileyen ondan öğüt alır.”

Yüce Allah, Peygamberin, büyüklenerek imana yanaşmayan insanların iman etmesiyle yakından ilgilenip de kendiliğinden görül rızası ile iman eden görme engelli bir insan ile ilgilenmemesini isabetli bir davranış olarak görmemiş, Peygamberini ikaz etmiş, uyarmıştır. Çünkü Allah katından itibar ve değer varlıklı ve sağlıklı olmada değil iman edip Allah"a kulluk etmede, ahlak ve takva sahibi olmadadır. Dolayısıyla Allah"a ve Peygambere yönelen görme engelli insan, inkâr edip isyan eden zengin ve itibarlı insandan Allah katında daha değerlidir.

Son Peygamber Hz. Muhammed"in ikaz edilmesine sebep olan bu Müslüman Abdullah ibn Ümmi Mektum adındaki sahâbîdır. Abdullah, Peygamberimizin (a.s.) eşi Hz. Hatice"nin dayısı olan Kays ibn Zeyd"in oğludur, annesi Atike binti Abdullah"tır.

Abdullah, diğer Müslümanlar gibi Mekke"de müşriklerin eziyet ve baskınsa maruz kalmış, ancak imanında sebat etmiş değerli bir Müslüman"dır, Medine"ye ilk hicret edenlerden biridir.

Peygamberimiz aleyhisselam, Abese suresinin ilk ayetlerinin inmesinden sonar Abdullah ile konuşmuş, hal-hatır etmiş ve bir ihtiyacının olup olmadığını sorarak onunla yakından ilgilenmiş ve ona ikram etmiştir.

Peygamberimiz aleyhisselam, Medine"de inşa ettirdiği Mescid-i Nebevî"de bizzat kendisi imam-hatiplik yapmış, Abdullah"ı müezzin olarak görevlendirmiştir. Aynı zamanda Medine İslam devletinin başkanı olan Peygamberimiz aleyhisselam, Abdullah"ı 13 defa Medine"de yerine vekil bırakmıştır.

Abdullah Peygamberimiz aleyhisselam ile birlikte iki savaşa katılmıştır. Sahabeden Enes b. Malik Abdullah"ı Kadisiye savaşında elinde siyah bir bayrak ve zırhlı olarak gördüğünü söylemiştir. Bu savaşta şehit olduğu rivayeti vardır. (Taberî, Abdullah ibn Cerîr. Câmiu"l-Beyân An Te"vîli Âyi"l-Kur"ân, XV, 30/50–52. Beyrut, 1988; Hamdi Yazır, Hak Dîni Kur'ân Dili, VIII, 5570-5571, Eser Neşriyat, İstanbul, 1971)

Bu yazı toplam 2386 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02