• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Her Yıl Bu Zamanlar

Filiz Köseoğlu

Sabaha karşı 03.30 içimde bir sızı.

Balkonda oturmuş gözlerim kapalı sessizliği dinliyorum, hafifçe esen rüzgar bozuyor sessizliği.

Çok sonra anladım ağladığımı, ağlaya bildiğim kadar ağladım acılarımı boşaltmak için.

Sonra Erkin Koray’ in şarkısı dilime dolandı, sözlerinde biraz değişiklikler yaptım.

Kör olası doktorlar hayallerimi süpürdüler.

9 sene önce bu zamanlardı, 9 sene önce bir Salı günü karardı hayallerim.

Bir gün geldiler hadi dediler gidiyoruz, korkmana gerek yok cihaz takılacak sadece dediler.

O an yüreğime bir ateş düştü bir yanım çok korkuyor diğer yanım heyecandan ölüyordu belki bugün, belki bugündür o mutlu gün.

Bir iki adımda olsa atabilirdim belki, çevremdekiler tıp ilerledi diyorlardı.

Umutlu girdiğim hastaneden diri,diri mezara girip çıktım.

İki kelime söyleniyordu geç kalındı, ve bu ayak kesilmesi lazım.

Ve bunu takip eden 3-5 ay her seferinde umutlanıp her seferinde ölmek çok zordu.

Şimdi aradan çok uzun zaman geçti, benden çok şeyler götürdü her sene bu zamanlarda içim bir başka acır bir başka yanar.

Sadece hayallerimi umutlarımı değil, beni götürdü bedenimdeki ruhu alıp sanki başka bir ruh koydu bedenime.

O günler bana canlarımın aslında benim canlarım olmadığını anlamamı sağladı.

Belki bir umut vardı bir mercimek tanesi kadar bir umut.

Olmadı olamadı destek vermediler göz yaşımı silmediler.

Ve yine bir yaz akşamı  bir karar aldım, artık kimse beni incitemeyecekti.

Dik başlı kimseye güvenmeyen ukala birisi oldum, bu yeni beni ben yarattım ama şartlar öyle gerekti.

Hiç kimse beni kıramayacaktı, artık kimse beni hor göremeyecekti.

 

Üzerime ördüğüm duvarları yıktım, eskiye dair ne varsa hayatımdan yok ettim.

Giyim saç kitap şiir ne varsa değiştirdim, yeni bir ben yarattım.

Artık kimse beni incitemiyor buna izin vermiyorum.

Ama eski filiz’i çok özlüyorum.

O masum utangaç  alçak gönüllü filiz.

Onu insanlar öldürdü onu canlar öldürdü.

Bugün şunu anladım  ve çok mutlu oldum, beni özürlü olmam öldürmedi, beni insanlar öldürdü beni canlar öldürdü.

Çünkü dünyada bir tek ben olmadığını artık biliyorum.

Çünkü sadece ailenin sakat kız değilim, bugün ben filiz hanımım.

Benim engelim bana engel değil, benim özürlülüğüm özür dilemi gerektirmiyor, sakatlığım benim defolu olduğum anlamına gelmiyor.

İmkan verilseydi ben okurdum.

Anladım ki bana hiçbir şey engel olamaz yeter ki destek verilsin.

Sizlerde her şey yapabilirsiniz yeter ki kendinize güvenin, yeter ki isteyin.

Benim bir hayalim vardı yavaş,yavaş gerçekleşiyor.

Şimdi bir amacım var Allah yardım ederse onu da gerçekleştireceğim.

 

Sabır ağacına çıkmak güçtür, lakin meyvesi lezzetlidir.

 

Çok güzel bir söz hayatım boyunca sabırlı olmayı öğrendim, sarsıldım ama yıkılmadım.

Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02