• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

HAYIR

Ahmet Bağbekleyen

Sevgili okurlarım;

Bugün ilk defe siyasi içerikli bir yazmayı vatandaşlık borcu olarak yazmak istedim.

Sayın Lokman AYVA referandumdan evet çıkarsa Anayasa'nın 'Kanun Önünde Eşitlik' başlıklı 10. maddesine, "Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz." cümlesi eklenecek. Yani özürlü bireyler devlet önünde kanunen 'görünür hale' gelecek diyor.

Oysa 5378 sayılı Özürlüler yasasının GEÇİCİ MADDE 2. - Kamu kurum ve kuruluşlarına ait mevcut resmî yapılar,  mevcut tüm yol, kaldırım, yaya geçidi,  açık ve yeşil alanlar, spor alanları ve benzeri sosyal ve kültürel alt yapı alanları ile gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılmış ve umuma açık hizmet veren her türlü yapılar bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlülerin erişebilirliğine uygun duruma getirilir ve GEÇİCİ MADDE 3.- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir diyor.

İşin ilginç yanı bu maddelerde yer alan talimatların süresi içinde yerine getirilememesinden kaynaklanan sorunlar için mahkemelerde ilgililer için tazminat davalarının açılabileceği yine kanunla sabittir.

Buraya kadar her şey normal görünüyor.

Anayasanın kanun önünde eşitlik başlıklı 10. maddesinde değişiklik yapılıyor. Maddenin, kadınlar ve erkekler eşik hakları sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür şeklindeki 2. maddesine bu maksatla alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar ve engelliler, gibi özel süratle korunması gerekenler için alınacak tedbirler, eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz hükümleri ekleniyor ve pozitif ayrımcılığı suç kapsamından çıkarıyor.

Peki, bunda ne var diyebilirsiniz.

Konuştuğum hukukçular; bu maddenin onaylanması durumunda 5378 sayılı özürlüler kanunundaki geçici 2 ve 3 üncü maddelerinde belirtilen süre içinde yapılamayan değişiklik ve düzenlemelerden dolayı açılacak mahkemelerde tazminat hak edilebilse bile yetkililerin üst mahkemelerde yeni anayasa maddesine göre pozitif ayrımcılıktan dolayı ceza alamayacaklarını belirterek cezalardan kurtulmuş olacakları yönünde görüş belittiler.

Özellikle yerel yönetimlerin çoğunluğunun AKP Belediye Başkanları tarafından yönetildiğini düşünürsek; acaba AKP hükümeti kendi koyduğu yasalarla bağlayıcı hale getirdiği yerel yöneticilerini kurtarmak için mi çalışıyor diye düşünmeme neden oluyor.

Çıkarılan yasalar faydalı olsalar bile vatandaşın sorunlarını çözmeye yetmediği gibi birçok konuda kaosa varan uygulamalardan dolayı mutlu olamayan vatandaşın anlayamayacağı ve içinde akılları karıştıran, kendi kendi ile çelişen durumların varlığı rahatsız edici bir durum olarak karşımızda durmaktadır.

Siyasi arenada yapılan düellolar ise maddelerdeki incelikleri anlatmaya yetmediği aşikârdır.

Bunun için Anayasa oylamasında vicdani kanaatim olarak HAYIR oyu kullanacağım.

Saygılarımla

Ahmet BAĞBEKLEYEN

05.08.2010

Bu yazı toplam 4963 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02