• BIST 107.303
  • Altın 152,979
  • Dolar 3,7134
  • Euro 4,3645
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 15 °C
  • 'Cumhuriyet' için kulaç attılar
  • Unlara Folik Asit Vitamini Eklenmesi Yasal Zorunluluk Olsun!
  • ALİ AĞAOĞLU’NDAN AMPUTE MİLLİ FUTBOL TAKIMINA JEST
  • 'Cumhuriyet' için kulaç attılar
  • Unlara Folik Asit Vitamini Eklenmesi Yasal Zorunluluk Olsun!
  • ALİ AĞAOĞLU’NDAN AMPUTE MİLLİ FUTBOL TAKIMINA JEST

Hangisi Daha Fazla Acı Verir

Filiz Köseoğlu

Hep düşündüğüm bir soru vardır.

Doğuştan özürlü olanlar mı, yoksa daha sonra bir şekilde özürlü olan kişilerin durumu  zor diye.

Hangisi daha fazla can yakar hangisi daha fazla neden ben dedirtir.

Özürlü doğanlar öyle doğuyor bilmiyoruz ki hayatın nasıl olduğunu, çünkü biz kendi penceremizden bakıyoruz dünya ya.

Artık düşündüğüm sorunun cevabını buldum, sonradan olmak daha zor.

Düşünsenize en güzel çağınızda bir şekilde dünyanız başınıza yıkılıyor.

Genç bir kız düşünün her gün okula gidiyor, dolaşıyor geziyor hayatını dolu, dolu yaşıyor.

Bir anda ya yatağa, yada tekerlekli sandalyeye bağlı kalıyor.

Bir adam düşünün, hayata pozitif bakıyor çalışıyor geziyor dolu,dolu yaşıyor, bir anda bir facia kabus gibi günler.

İşte o zaman anlıyorlar özürlünün nasıl acı çekiğini, yüzümüz gülse bile kalbimiz her gün ağlıyor çaresizlik içinde nasıl çırpındığımızı.

Bizlere ne insan gibi yaşama, ne eğitim, nede çocukluğumuzu yada gençliğimizi yaşama şansı vermiyorlar.

Sizin gittiğiniz okullara bizler gidemiyoruz, sizlerin geçtiğiniz  yollardan bizler geçemiyoruz.

Sizlerin çalıştığı yerlerde bizler çalışamıyoruz, sizlerin güldüğünüz gibi bizler gülemiyoruz.

Ya bizler vatandaşlık hakkımızı oy verme hakkımızı bile kullanamıyoruz.

Evet bizler tüm bu saydıklarımı ve daha nicelerini yapamıyoruz.

Ama bizler yinede hayata pozitif gözlerle bakabiliyoruz,

Ben tüm bunları düşünürken, Pazar günü sabah gazetesinin Pazar Sabah ekinde bir ropörtaj okudum.

Çok ilgimi çekti, çünkü kısa süre önce deniz kazası geçirip ferç kısa bir süre kalan, ve şuan da yürüyemeyen iş adamı  Ahmet Bayer.

Sayın Ahmet Bayer o kadar güzel anlatmış ki özürlüleri ve yaşadıklarını.

Ne utanmış ne sıkılmış içinden geldiği gibi anlatmış, Ahmet Bayer, sağlıklı bir insanken nasıl özgürce yaşamışsa şuan da öyle yaşamak istiyor, onun yerinde bir başkası olsa karalar bağlardı yatağından çıkamazdı.

Ama o öyle yapmamış işe geri dönmüş, davetlere katılıyor eşiyle bebek sahilinde yürüyüş yapıyormuş.

Ne diyelim helal olsun sana Sayın Bayer, çünkü bir zamanlar ben dışarı çıkmaya çekinirdim, kendimi koruma altına almıştım adeta insanlar bana bakıp dalga geçer kalbimi iyice kırarlar diye korkuyordum.

Ama şuan ne utanıyorum nede korkuyorum, utancım sadece kendimi yıllarca sakladığım için.

İnşallah Sayın Ahmet Bayer’in azmi yaşama sevinci pozitif düşüncesi, tüm negatif düşünen özürlü ve sağlıklı insanlara ders olur.

Sayın Ahmet Bayer Sinemaya gitmek istediğini ama biraz zorlandığını anlatmış.

Ya işte özürlüler bunları çekiyor, herkes gezip tozarken onlar evde nice yazlar kışlar geçirirler.

Yalnız şunu söylemek isterim, Sayın Ahmet Bayer profilo alışveriş merkezinde sinema salonu yok dedi.

Profilo alışveriş merkezinde bir yada iki salonda tekerlekli sandalye yerleri var, oto parkı çok güzel, Cevahir alışveriş merkezinin de sinema salonları özürlüler için kolay, ve hatta Cevahir alışveriş merkezinin altında olan eğlence bölümünde özürlüler için çok uygun.

Tüm özürlü arkadaşlarıma bu iki merkezin sinema salonlarını öneririm.

Ama Sayın Ahmet Bayer’in de dediği gibi çok daha güzel şeyler yapıla bilir mesela tüm sinema, tiyatro salonları özürlüler için bir şeyler yapabilirler.

Mesela tüm Cafe restoranlar  vs,vs bizler için çok önemli ama sizler için basit şeyler yapıla bilir, bizim engellerimizi sizler kaldıra bilirsiniz.

Ve her özürlüye küçükte olsa bir iş imkanı verin, bir şans verin bakın neler yapabiliyoruz.

Çünkü sizler bilemezsiniz bizlerin neler çektiğini, sizler ancak biz olduğunuzda anlarsınız.

Çünkü bizler sizi çok iyi anlıyoruz, sizler biz olduğunuz zaman canınız çok fazla yanar.

Bizleri anlayın sahip çıkın, bir yudum sevgi verin…

Bu yazı toplam 624 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02