• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

HADI GELIN DÜŞÜNELIM

Hatice ÖZKAN
HAYDİ GELİN DÜŞÜNELİM 
Ben Hatice Özkan olarak bugüne kadar hep engellilerin sorunları üzerine yazılar yazdım ve dikkatleri bu konu üzerine çekmeye çalıştım. Engellilerin tüm engellere rağmen başarabildikleri pek çok şey var uzunca bir süre bunları sosyal medyada dile getirmeye çalıştım. Malumunuz günümüzde ülkemizin yaşadığı pek çok sorun var. Ben de her vatandaş gibi bunlara kulak tıkayıp engellilerin şöyle eksikleri var deyip yazılarıma devam edemeyeceğim. Yaşadığımız pek çok olayda yanan canlar hepimizin. Hepimiz tek bir vücut olduğumuzu unuttuğumuzdan bunu yaşadığımızı düşünüyorum. Nasıl ki depremlerde tek bir vücut olmayı başardık şimdi niye bunu başaramıyoruz. Hiçbir tarafın taraftarı olmadan sırf engellilerin, insan olmaktan kaynaklanan haklarına dikkat çekmeye çalıştım; ama engelli haklarından önce insan hakları var. İnsan olmanın verdiği değerlerin sıfatını layıkıyla ifade edebilmek var. Eğer bunu yapabiliyorsak biz varız demektir. Bizi diğer yaratılanlardan ayıran özelliğimiz: düşünebilmemiz, düşünebildiklerimizi özgürce ifade edebilmemiz değil mi? Ben böyle olduğuna inanıyorum. Hayatta illa ki herkesin bir dünya görüşü ve bu konuda söyleyecek birkaç sözü vardır. Karşıt düşünceler gerektiği şekilde usulünce her şeyden önce insanca ifade edilebiliyorsa bu bence gerçek zenginliktir. Ben Hatice Özkan olarak bir bireyim bir vatandaşım Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı altında Müslümanım, bir bayanım, aynı zamanda düşüncelerimi dile getirebilecek kadar demokratik düşünebiliyorum ve başkalarının düşüncelerini de dinleyebiliyorum. Bunları yaparken de kimseye şiddet göstermeye gerek olmadığına, kimsenin de bana bunu yapmaya hakkının olmadığına inanıyorum. Bu satırları okuyan herkes benim gibi düşündüğü için bunları rahatlıkla paylaşabildiğimizi düşünüyorum. Karşıtlıklar mutlaka olacaktır; ama ben sokaklarda insanların düşüncelerini, seslerini yükseltmelerine karşıt değilim hatta tarafım. Sadece bunun uygulama şekli bence hatalı,  millet olarak bu kesinlikle bize yaptırılmak isteniyor. Bizim özümüz bu değil, biz kurtuluş savasını kazanmış neyi ne için yapmasını gereken bir milletiz.  Biz aynı zamanda aynı bayrak altında din mezhep uyruk ayrımı gözetmeden yıllarca yaşayabilen kardeşlerimizle birlikte aynı havayı teneffüs edebilen insanlarız. Ne oldu ne değişti? Bize ne oluyor ne yapılmak isteniyor? Bence biz bunları sorgulamalıyız! Şu ya da bu parti için değil, siyasi düşünce için değil, kim neyi götürmüş değil düşünülmesi gereken. Biz nereden geldik ve nereye gidiyoruz bunun sorularını soralım. Bizi bu hale getiren kişilerin oyuncağı haline geldiğimizin artık farkına varalım. Meydanlara mı ineceğiz inelim ama bunu ne insanların canına, malına zarar vererek ne de vatandaşla onun canını malını emanet ettiği kolluk kuvvetlerini polisi, askeri neden karsı karsıya geliyor. Biz daha önce birbirimize güvendiğimiz için her şeyi asmadık mı? Bunu tekrar yapabiliriz bizim birbirimize düşmemiz, yollara dükkanlara zarar vermemiz sadece bizim kaybımızdır. Bundan Türkiye’nin bir kazancının olduğunu düşünmüyorum. Meydana inmeniz mi gerekiyor inin, ama düşünün neyi savunduğunuzu neyi istediğinizi…  Birileri bir yerlere gidiyor diye gitmeyin peşlerinden, ya da bize bunlar yapılıyorken neleri atlıyoruz diye 5 dk. düşünün ondan sonra ne yapılması gerekiyorsa yapın, bunu satırlarımı okuyan herkesten rica ediyorum. Teşekkür ediyorum.  
Bu yazı toplam 17480 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02