• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Gücünde var , yeteneğin de

İsmail Çavdar

Hayattan ve kendinizden şikâyetçi olmak yerine, bugün kendiniz için bir adım atın. Yapmak isteyip de yapama dığınız cesaret edemediğiniz bir şey yapın.
Küçük başarılar, büyük başarılar için ilk adımdır. 

Gücünüz de var, yeteneğiniz de.
Kötümser 'Yapılamaz'
İyimser 'Yapılabilir' der.
Motivasyona sahip kişi ise, 'Yaptım' der.
  Her sabah motive edici mesajlar alsaydınız zihniniz, yüreğiniz, ruhunuz coşku ve heyecanla dolsaydı, sizce gününüz nasıl geçerdi?
  Değer verdiğiniz eşiniz ailenizden bir arkadaşınız, veya iş vereniniz sizinle ilham veren, enerjinizi arttıran 'Yapabilirsin! Başarabilirsin!' mesajlarıyla dolu bir söyleşi yapmış olsaydı içinizdeki gerçek potansiylenizi ortaya çıkarmak için içsel gücünüzü kim bilir nasıl kullanırdınız?
  Her insanın her şeyi yapabilme, yaşamının her boyutunu istediği şekilde değiştirme gücü, var olan bir yeteneği var. Bu yazımda ruhunuzu uyarmayı, yüzünüze tebessüm kondurmayı, yüreğinizi umutla, ruhunuzu coşkuyla doldurmayı çok istiyorumum.
  Bir turist ziyaret ettiği köyün yaşlı marangozuna sorar: "Bu köy neyiyle
ünlüdür?' Yaşlı marangoz yanıt verir.
"Bu kasaba, dünyada gidebileceğiniz her yerin başarmak istediğiniz her işinizin başlangıç noktasıdır. Buradan başlayarak istediğiniz her yere gidebilirsiniz, Her ideal inize ulaşabilirsiniz der.
" Yaşlı marangoz ne kadar haklı."         Özlem duyduğumuz şeylere kavuşalım, ondan sonra mutlu olmaktan bahsedebiliriz. Şimdi buradayız. Başka bir yerde ve zaman da olmamız imkânsız. Oysa alacağımız kararları 'eğer' sözcüğü yönetiyor.
Eğer üniversite sınavını kazanırsam mutlu olacağım... Eğer sevdiğim kişiyle evlenirsem mutlu olacağım... Eğer çok para kazana
cağım bir işe girersem mutlu olacağım,
Bu eğerler olduğumuz yerden başlamanızı engelliyor. Gücümüzü ve mutluluğumuzu pozitifden nekatife cevirir.
Dışarıdan kazanacağınızı sandığınız güç cesaret ve başarı içinizde.
Filler nasıl eğitiliyormuş biliyor musunuz?
Yavruyken, kalın bir zincirle hayvanın bacağı bir direğe bağlanıyor. Önceleri hayvan kaçmaya çalışıyor ama ne kadar uğraşırsa uğraşsın ne zinciri koparabiliyor ne de direği yerinden oynatabiliyor.
Fil yavrusu ayağında zincirle büyüyor ve kaçamayacağını kabulleniyor. Özgürlük ve başarı kavramını yitiriyor. İşte bu noktada ayağındaki zincir çözülüyor ve yerine konulan ince bir halatla birkaç santimetre boyunda tahtadan bir çubuğa bağlanıyor. Fil, bu koşullarda kolaylıkla kaçabilecek olmasına rağmen olduğu yerde kalıyor;
Çünkü hâlâ var olduğunu sandığı zincirini asla kıramayacağına inanıyor.
Birçoğumuzun yaşamı da çocukluğumuzda koşullandığımız kendi kendimize yıkılmaz duvarlar ördügümüz düşünce, duygu ve inanç kalıplarının esaretinde sürüyor.
Olağanüstü yetenekleriniz, ve olağanüstü gücünüz var kullanılmayı bekliyor. Eğer yapabileceklerinizin hepsini yapmış olduğunuzu görebilseydiniz çok şaşırırdınız. "Yapamam" deyip yapabileceklerinizi engellemeyin. Tek bir insan bile yapmak istediğinizi başarmışsa aynı güç sizde de var. Ne kadar hızlı koşabileceğinizi bilmek istiyorsanız, olimpiyatlarda en hızlı koşan insanı gözleyin, sokakta yürüyen insanı değil. Olimpiyat şampiyonu da bu başarıyı hak etmek için uzun süre kaslarını, bedenini, düşüncelerini eğitti.
 Ve yarıştan önce koçu motive edici sözler söyledi, değil mi? Binlerce tonu kaldırabile ceği halde, gücünü bilmediği için tahta
çubuğun esaretinde yaşayan fil gibi, kendi nize empoze ettiğiniz sınırların farkında olun. Gücünüzün ve yeteneklerinizin farkında olduğunuzda, kendinize olan inancınız da artacaktır. Her şey olup bittikten sonra, "Bunu ben de yapabilirdim" dedi adam.
Oysa önceleri, "Yapamam" diyordu. Sonra, "Belki yapabilirim" demeye başladı. "Peki bir deneyeyim" noktasına geldiğinde, biri
'yapmıştı' bile. Çünkü yapan bir kişi, en
başından yapabileceğine inanıyordu.
Başarılı insan yaratıcı ve üretkendir.
Bir şeyi ancak 'yaparak' yapabilirsiniz,
yapabileceğinizi düşünmek yetmez.
Başarılı insan başarının bir günde oluşmayacağını bilir. Adım adım hedefe yaklaşır. Ve hedefin de ötesine geçer.      Sizi olabileceğinizin en iyisi olmaktan, istedik lerinize sahip olmaktan ve yapabilecekleri
nizden alıkoyan ne?
Tembellik mi? Risk alma korkusu mu?
Başarısızlık korkusu mu?
Başarı korkusu mu?
Tüm bu korkular daha başlamadan bizi bitirir. Başarının merdiven basamaklarının neresindesiniz? Şimdi yazacaklarımı dikkatle birkaç kez okuyun.
Yapamam... Yapmam... Ne yapacağımı bilmiyorum... Keşke yapabilseydim... Belki yapacağım... Yapacağım... Belki
yapabilirim... Yapabilirim... Yapıyorum... Yaptım.
Edison'a ampulü keşfetmeden önce, başarısız olduğu 999 deneme için ne hissettiğini sormuşlar. Edison şaşırmış: "999 başarısız
lık mı? Hayır! Işığa kavuşamamanın 999 yolunu keşfettim o kadar."
Bir öğrenci okulu bırakmaya karar vermiş. Öğretmenine derslerden çok sıkıldığını söylemiş. Öğretmeni onu okulda kalması için ikna etmeye çalışıyormuş.
"Okuldan vazgeçemezsin genç adam.” Tarihte yer alan büyük önderler hedeflerin den vazgeçmedikleri için hatırlanıyorlar.
"Gazi Mustafa Kemal Atatürk,Thomas Edison, Marie Curie, Simone de Beauvoir,
Mehmet Akif Ersoy,  Adnan Menderes,
Ahmet Çokgören...
"Öğrenci şaşaşırmış,"Ahmet Çokgören kim?"
"Gördün mü?" demiş öğretmen,"Onu tanımıyorsun.Çünkü o hedefinden çabuk vazgeçti."
Sağlığınız nasıl?
Özel hayatınız doyumlu mu?
Şu soruları kendinize sorun:
Bir başkası olsaydınız, sizinle iş ortaklığına girer miydiniz?
Kendinizi arkadaş olarak, dost olarak seçer miydiniz?
Karşı cinsten biri olsaydınız, kendinizi eş seçer miydiniz? Dürüstçe verdiğiniz yanıtları beğenmiyorsanız, bunları 'evet'e çevirmek sizin elinizde.
Korkular bir illüzyondur. Korkularınızı,
üzerine giderek aşabilirsiniz.
Yoksa bilinçaltınızda çalan 'sevmek istemek kaybetmektir' kasedi mi var?
Sevmek kazanmaktır! Sevdiğiniz kişiyi ya da nesneyi kaybetseniz bile kendinizi kazanırsınız. İçinizdeki özünüz olan sevgi bir şekilde ortaya çıktıktan sonra gittikçe çoğaldığınızı fark edeceksiniz.
Ayrıca gerçek olan hiçbir şey kaybedilmez.
Kaybolan yalnızca illüzyonlardır.
Mutluluk, başkalarının ya da koşulların bize isterse verdiği, isterse vermediği,  tepside sunulan bir yemek değil ki.
O sizin içinizde.
Hayat size borçlu değil.
Ama sizin kendinize olan borcunuz büyük. Bu borç, nasıl mı çoğaldı?
Yaşamınızın sorumluluğunu üstlenmemek le...  İnsanları sömürmekle... Yattığınız  yerden milyonerlik hayalleri kurmakla haset ve kıskanclıkla, yalan dolan entirka peşinde koşmakla, Sorumluluk duymadığınız ve almadığınız için sizi sömürmelerine izin vermekle... Bedelsiz maddi ve manevi kazançlar... Hemen şimdi ve burada yaşamınızı yeni bir yola sokabilirsiniz.
Şu anda ne yapıyorsunuz? Bugün kendiniz için geleceğiniz için küçük bir adım atın. Yapmak isteyip de yapamadığınız ya da cesaret edemediğiniz bir şey yapın.
Küçük başarılar, büyük başarıların ilk
adımıdır. Gücünüz de var, yeteneğiniz de.
Nereden mi biliyorum?
1. Siz bu kainatta eşsiz ve özgün bir varlık sınız. 2. Bu yazıyı okumak için kendinize zaman ayıracak kadar kendinizi değerli buluyor ve bir şeyleri değiştirmek istiyorsunuz. Nereye gitmek istediğinizi bilirseniz, istediğiniz yere gidersiniz. Haydi!
Ben bütün insanların bir dahi ve bir bilgin olduğuna inananlardanım neden mi? Siz benim bildiklerimi bilmediğinizi söyleyebilirsiniz bende sizin bildiğiniz dahiane bir çok şeyi bimiyorum ki.
Öyle ise her insan bir öğrenci aynı zamanda çok şey öğretebilen eli öpülecek bir öğretmen. Haydi şimdi sevgili gönül dostları; sizde hem öğrenci, hem öğretmen olmaya var mısınız?.. Burda yayınlamak içim başarı öykülerinizi bekliyorum. Her şey gönlünüzce, engelsiz mutluluk ve başarı sizinle olsun bir sonraki sayımızda görüşmek dileği ile hoşca kalın!...

Bu yazı toplam 4013 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02