• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Evimizdeki Kanserojenler

Bülent Şar
“Kanser” çağımızın en büyük hastalığı. 15 yıl kadar sonra 30 milyon kişinin onunla tanışacağı söyleniyor. Aman dilerim kimse tanışmaz. Bilim insanları “dur” diyebilmek için yoğun çaba harcıyorlar. İstanbul Üniversitesi Onkoloji Enstitüsü Müdürü Profesör Doktor Erkan TOPUZ da en ünlü bilim adamlarımızdan biri. Pertevniyalli olmasından gurur duyduğum hocamız hem üniversitesinde hem de adına kurduğu internet sitesinde insanlarımıza yardımcı oluyor. Bilgiler veriyor korunma yollarını anlatıyor ve bitkisel çözümler sunuyor.
Bu değerli profesörümüz geçtiğimiz günlerde evimizde bulunan kanserojen maddelerin hangileri olduğunu ve kansere karşı hangi yiyeceklerden faydalanacağımızı çok güzel bir dille anlatmış. Ben de “Pozitif”teki köşemde sizlerle paylaşmak istedim.
Profesör TOPUZ önce yakın çevremizdeki kanserojen maddeleri sıralamış. Bunlar maddeler halinde şöyle:
Bazı evlerde radyolu saatler var. Bu saat açılınca elektromanyetik alana maruz kalıyoruz. Demek ki; kurmalı saate devam.
Sentetik halılar kullanıyoruz. Üzerinde gezindiğimiz zaman uçucu kimyasalların içinde yaşıyoruz. El halılarına dönüş yapmamız gerekli.
Klorlu sıcak suda yıkanıyoruz. Anti bakteriyel duş jeli kullanıyoruz. Bunların içinde kanserojen triklozan maddeleri bulunuyor. Yıkanabileceğimiz başka su yok ki.
Koltuk altımıza deodorant kullanıyoruz. Terlemeyi önlemek için yaptığımız bu uygulamada bu hastalığa davetiye çıkarıyoruz. Aman dikkat.
Hanımlar dudaklarına ruj sürerken köpük katran boyasını da sürüyorlar. Bu boya hakkında bilgi alın.
Giysilerimizi kuru temizleyiciye veriyoruz. Leke temizleyiciye maruz kalmış elbiseyi giyiyoruz. Bu da engellenmeli. Leke temizleyicileri elbisemizi temizliyor ama bizi kirletiyor.
Pek çok insan bilmediği yağ ile çizilmiş teflon tavalarda yumurta pişiriyorlar. Kansere ait bazı maddeler vücuda giriyor. Burada zeytinyağına yönelmemiz önemle belirtiliyor.
Kızartıcıda hafif yanmış ekmek yiyoruz. Özellikle ekmeklerin kenarlarında koyu renkli yanıkları görebiliyoruz. İşte yemeyeceğimiz başka bir şey.
Musluktan akan suyla yaptığımız kahve bile kanserojen maddelerle dolu. Kahve tiryakileri lütfen çeşmeden akan suyu kullanmayın.
Trafik sıkıştığında havada dizel partiküller var. Arabanın içinde bile tehlikedesin. Yayaların ana yollarda mümkün olduğu kadar uzak noktalarda yürüsünler.
Plastik şişelerden su içtiğimiz zaman; BPA maddesini de içiyoruz. Bu madde bu kötü hastalığa çok yakın bir madde.
İçtiğimiz bazı şaraplarda tarım ilacı kalıntıları var. Aynı zamanda organik olmayan şaraplara böcek ilacı sıkılıyor. Şarap tiryakilerinin çok dikkat etmesi gerekir.
Romantik olsun diye yaktığımız kokulu mumlarda karışık ve çok miktarda kimyasallar bulunuyor. Romantizmi sevenler görünüşü kaba olabilir ama doğal mum kullanın.
Çiftlikte yetişmiş somon balıklarında cıva bulunuyor. İşte bu çok önemli.
Ispanak, kereviz ve patates gibi bazı yiyecekler tarım ilacından arınmamış olduğu, diplerine böcek ilaçları sıkıldığı için pek çok zehirli maddeyi de afiyetle yiyoruz. Dilerim doğal olanını buluruz.
Güzel yataklarımız var. Bunlar plastik yataklar. İçlerinde kanserojen maddeler var. Pamuk yatakların bile yüzde 18"i pamuk. Pamukların dibine de böcek ve tarım ilaçları sıkılıyor. Bunların içinde yatıp uyuduğumuz zaman da tehlike içindeyiz.
Televizyonu yakından seyrettiğimizde radyasyon alıyoruz.
Bilgisayarın karşısına oturduğumuzda radyasyon önümüzde.
Cep telefonunu başımızın ucunda tuttuğumuz zaman yine radyasyon alıyoruz. Aman cep telefonu açıklamasına çok dikkat edin.

Bundan sonra hocamızın sazı önerileri var. Doğal mum kullanmamızı, suni yer halısını kaldırmamızı vücudumuzu bebek şampuanı ve zeytinyağlı sabunlarla yıkamamızı ve organik sebze ve meyve tüketmemizi öneriyor.
Sevgili okurlar; sizlere Erkan TOPUZ hocamızın çağın hastalığına karşı yiyeceklerle önlem açıklamalarını da paylaşmak isterdim ama bu çok ciddi konuyu yukarıdaki maddelerle sınırlı tutmak istiyorum. Öncelikle bu maddeler üzerine yoğunlaşalım. Gelecek yazımda bunları da açıklayacağımdan emin olabilirsiniz.
Bu konuda araştırma yapıp, bilgi edinmek isteyen okurlarımız, Profesör Doktor Erkan TOPUZ"un sitesini inceleyebilirler.
Bu yazı toplam 4372 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02