• BIST 108.434
  • Altın 151,492
  • Dolar 3,6547
  • Euro 4,3288
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

ENGELLİLİĞİN ÖNLENMESİ

Bilal Kızartıcı

 BM ENGELLİ  HAKLARI   BİLDİRGESİ  IŞIĞINDA   ENGELLİLİĞİN   ÖNLENMESİ  Bilindiği gibi özürlülük, engellilik yada süreğen hastalıklar  istenmeyen evrensel olgulardır.

Bunların çözümü de bütün insanlara düşmektedir, öyle ise el ele verip işbirliği yaparak çözüm yollarını bulmak hepimizin görevi olmalıdır. Bu alanda her kesin  görgüsünü,bilgisini,deneyimlerini, tıbbi bilgilerini, tıbbi teknolojilerini, ilaç ve medikal araç ve gereçlerini, ayrıca özel eğitim metotlarını özürlülük ve engellilikten korunma yollarını yani bu alanda elde ettiklerini BM.Engelli Hakları

Sözleşmesi çerçevesinde  elde  ettiği ne kadar bilgisi varsa, dil, din, milliyet,renk,ırk,cinsiyet vb..farklılıklarını gözetmeksizin ilgili taraflara aktarmalıdır.

 BM.Engelli Hakları Bildirgesinde yazılı olan Hakların tümünün eksiz olarak tüm uluslarca uygulanmaya konulması da gerekmektedir.

Herkes bunu bilmelidir ki uygulanmayan bir BM Engelli Hakları Sözleşmesi kağıt üzerinde kalmaya mahkumdur.Öyle ise BM Engelli Hakları sözleşmesinin hayata geçirilmesi zorunludur, her devlet BM ile işbirliği yaparak bu hakların uygulanması için iç hukuklarında da yasal mevzu!atlar oluşturmalıdır.

     BM. tıpkı UNİCEF gibi  Özürlülüğün önlenmesini sağlayacak  bağımsız bir koordinasyon

Kurumu  oluşturmalıdır. Belli bir eylem planı içerisinde özürlülük ve engelliliğin önüne geçilmelidir.BM de Devletlerin bu alanda yaptıklarını izlemeli ve rapor tutmalı devletlerin verdiği resmi raporlarla,STK.ların sunduğu gölge raporların da ki eksiklikleri denetlemelidir.

Ayrıca BM.Engelliler İhtiyari Sözleşmelerini imzalayan devletlerin bu sözleşmeyi uygulamaya geçirmelerini özendirmelidir.

Günümüzde bilimde teknolojide baş döndürücü hızda gelişmeler yaşanmaktadır.Tıp bilimde de,Tıbbı teknolojilerde de tıp alanın da ki enformasyonda da aynı hızlı tempo yaşanmaktadır.Ne yazık ki özürlülük ve engelliliğin önlenmesin de bunlara paralel bir başarı sağlanamamaktadır.Bu başarısızlıkların neler olduğu üzerinde herkes üzerine düşeni vakit geçirmeden yerine getirmelidir.Özellikle devletleri BM Engelli Hakları Sözleşmesi çerçevesinde bu alanda motive etmek gerekmektedir.

Engelliğin ,özürlülüğün ve süreğen hastalıkların önlenmesinde en ucuz ve en kısa yol koruyucu hekimlik kurumlarının yeterli olmasıdır.Devletler rasyonel olarak bu alana eğilmeli ve yeterli kaynak ayırmalıdır.

Bazı devletlerin üstün çalışmaları sonucunda kendi toplumlarında özürlülük ve engellilik oranlarını mini mum seviyelere indirebilmişlerdir.Bu başarılarını sağlayan faktörler şunlardır,

Toplumun bu alanda organize edilmesi,,gerekli olan finans kaynağının ayrılması,Bu konuya ait yasal mevzuatın çıkarılması, ilgili  kurum ve kuruluşların oluşturulması,nitelik ve nicelik açısından yetişmiş personelin bulundurulması,toplumun bilinçlendirilip farkındalılığın artırılması  ile mümkün olmuştur.

Bize göre de özürlülüğün ve engelliliğin önlenmesinde aşağıdaki faktörler önemlidir.

-          Evlenecek ana baba adaylarına bu konuda yeterli bilgi verilmelidir.

Anne adaylarına gebe kaldıkları andan itibaren ,engellilik ve özürlülük  alanında bilgilendirilmeli,bu dönem içinde gerekli tetkikler yapılmalı riskli gebelik hallerinde ikinci üçüncü basamak sağlık kurumlarına yönlendirilmelidir.

Doğumlar mutlaka donanımlı hastanelerde yapılmalıdır.

Doğum öncesi bakım merkezleri yaygınlaştırılmalıdır.

Doğum esnasında ve ilk 48 saat içerisinde bebek ve annenin her türlü tıbbı tetkikleri yapılmalı,engelli ve özürlülük riski taşıyan durumlar ve şüpheli vakalar takip edilmeli

Her türlü tıbbı müdahale vakit geçirilmeden yapılmalıdır.Özürlülük ve engelliliğin %85 nin Doğum esnasında ve doğumu izleyen 48 saat içerisinde olduğu görülmektedir.

Doğum sonrası anne ve bebek bakım merkezler kurularak yaygınlaştırılmalıdır.Annenin ve bebeğin ihtiyacı olan her türden ekonomik,sosyal,psikolojik  ilaç mama  beslenme gereksinimleri karşılanmalıdır.Demir ,folik asit ,iyot eksikliği desteği yanında D  vitamini sağlık bakanlıklarınca ücretsiz verilmelidir.Yoksul bebekli annelere de her türlü  destek verilmelidir.

Yasal tarama tetkik ve izleme yapılmalıdır.Aşılar zamanında yapılmalı ve kaliteli aşılar kullanılmalıdır. Gelişimsel bozukluklar  görüldüğünde hemen özel eğitime yönlendirilmelidir.

Trafik kazalarının minimuma indirilmesi sağlanmalıdır.

İş kazalarını önüne geçilmelidir.Bu alanda iş güvenliği yasaları çalışanları kazalardan koruyacak şekilde güncellenmeli ve sıkı tedbirler alınmalıdır.

Yerel yönetimler özürlülüğü ve engelliliği önleyecek her tedbiri şehir planlamalarında ve yapılaşmalarında önceliğe almalıdır.Ev içi kazalarının önlenmesi için imar planlarında yasal mevzuatları dikkatli uygulamalıdır.

Savaş ve terör’ün önüne geçilmeli,ateşli silah satışları engellenmeli kara mayınlarının kullanılmasının önüne geçilmeli,çocuk askerliği suç sayan yasalar uygulanmalıdır.

    Hatta 1999 yılı 1. Özürlüler Şurasında engelliğin önlenmesi gerekli çalışmalar yapılarak Sağlık Bakanlığının engelliliği önleyecek tüm tedbirleri alacağı da kararlaştırıldı.

 Alınan kararlar:

1-      Özürlülükle mücadele ve koordinasyon merkezlerinin kurulacağı

2-      Özürlülükle ilgili tanı ,tarama ve takip merkezlerinin kurulacağı

3-      Özürlülükle ilgili bakım ve koordinasyon merkezlerinin kurulacağı

4-      Sağlık Bakanlığının özürlülüğün önlenmesi konusunda yasal mevzuatın çıkartılacağı belirtilmişti

Aradan on dört yıl geçmesine rağmen bu konuda yasal mevzuat çıkarılmamış ve oluşturulması istenen kurumlar kurulmamıştır.

     Başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere bütün taraflar engelliliğin önlenmesi için üzerlerine düşen görev ve sorumluluklar yerine getirecek olursa ülkemizde engellilik minumum seviyeye indirilecektir. İnsanımız bu sayede daha sağlıklı ve üretken olacak toplumumuz da engellilik konusunda daha az kaynak ayıracaktır.

 

Bu yazı toplam 13800 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02