• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston

ENGELLİLERİN GÖZÜNDEN BİZ…

Begüm TAŞKIN
Engelli vatandaşlarımızın sorunlarını; her zaman kendimizce anlamaya çalışıyor, onlara çözümler bulmak istiyoruz. Doğuştan ya da yaşamının bir bölümünden sonra bizce bir sorun yaşayan insanlarımızın hakkında, hepimiz az ya da çok bilgi sahibiyiz, elbet. 
 
Sorunlarına yardımcı olabilme adına üzerimize düşen görevleri yapmaya çalışıyoruz. 
Millet olabilmek; engelleri hep birlikte göğüslemek demektir. 
 
Peki, engelleri birlikte aşmaya gayret ederken; engelli kardeşlerim, ağabeylerim, ablalarım gözünden bizler ne durumdayız? Acaba bizde bilerek ya da bilmeyerek bir engel koyuyor muyuz, kendimize ve onlara? 
 
Ben, bu sorulara yanıt amacıyla bir araştırma yapmak istemiştim ama sorularımın tek bir cevabı olduğunun farkına varmak, beni hem şaşırttı hem çok üzdü. ,
 
Bizim tek bir hatamız var. 
 
Biz engelli tüm vatandaşlarımızın -şu an onlardan özür dileyerek söylüyorum- bizden eksik bir yanı olduğunu düşünüyoruz. Bu mantıksız fikre öyle inanmışız ki, onlar anlatmaya çalışsa bile şu an gelinen noktada anlamıyoruz onları. 
 
Bakın; ben dâhil, bu yazıyı yazarken ‘engellilerin gözünden biz’ başlığını seçtim. Bizden farklı bir yanları olduğu için değildi bu tabiî ki. 
 
Başlığımdaki hata; ‘engelli’ dediğim değil, ‘biz’ dediğim insanlardan kaynaklandı.
Herkes için insan; kadın ve erkek olarak ayrıldığı gibi, şimdi bir de artık engelli ve engelsiz olarak ayrılmış. 
 
İnsanlar aslında; ne kadın ne erkek ne de diğer şekillerde birbirlerinden ayrılır. 
 
İnsanlar; yalnızca ‘engel koyanlar’ ve ‘o engelleri koyanlarla savaşanlar’ olarak ikiye ayır ılır.
 
Engelli vatandaşlarımızın tek engeli, bizim onlara koyduğumuz engeller.
Ayrıca beş duyumuzun, o şekilde maddesel bir duruma indirgenmesi en büyük problem.
Görme, dokunma, işitme ve diğer duyularımız beyinle değil kalple çalışır. 
 
Yaşamak istemeyen birinin nefes almaya değer vermemesi gibi…
O, nefesi hissedemez. İnsanın soluduğu havayı hissetmesi çok ayrı bir duygu…
Ve eğer sevmiyorsak kuş seslerini dinlemeyiz, hatta rahatsız oluruz.
 
Ama kimisi onları dinler…
Aynı zamanlarda kimimiz uyurken, kimimiz gündoğumunu izleriz…
Bence burada işitme engelli; kuş cıvıltılarını dinlemeyen, görme engelli; gündoğumunu izlemek yerine uyumayı tercih edendir.
 
Ama en önemlisi;
 
Gözleri görmeyen birine gündoğumunu ve geri kalan her şeyi anlatmayanın zihnindeki engeldir.
Engel; yürüyemeyen biriyle tekerlekli sandalye yardımıyla yürüyüşler yapmayandadır.
Evet, bir sorun var aslında. 
 
Yalnız bu; engellilerin sorunu değil aslında bizim düşüncelerimizdeki engellerin yarattığı sorundur.
 
Teşekkürler…
Bu yazı toplam 3241 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02