• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

ENGELLİLER VE ULAŞIM-2

Ahmet Bağbekleyen

       Sayın okurlarımız; geçen hafta yayınlanmış olan yazımızda engellilerin ulaşımı ile ilgili genel tespitleri yazmıştım. Özellikle İstanbul genelinde ülkemiz de sıkça şikâyet konusu olan sorunların tekrar gündeme gelmesi için sizlerle paylaşmak istiyorum.

       Kanun No: 5378 Kabul Tarihi: 1.7.2005

GEÇİCİ MADDE 3.- Büyükşehir belediyeleri ve belediyeler, şehir içinde kendilerince sunulan ya da denetimlerinde olan toplu taşıma hizmetlerinin özürlülerin erişilebilirliğine uygun olması için gereken tedbirleri alır. Mevcut özel ve kamu toplu taşıma araçları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren yedi yıl içinde özürlüler için erişilebilir duruma getirilir.

        Kanunda belirtilen sürenin bitmesine iki yıl kadar bir zaman kalmasına rağmen mevcut durum ortadır ve kalan sürede bunun nasıl gerçekleştirileceği ise şüphelidir.

      Özürlüler Yasası gereğince %40 ve üzerinde engeli bulunduğu Sağlık Kurullarınca tespit edilmiş engellilere yine yasa gereği kamu hizmeti olarak toplu taşıma yapan yerel yönetimlerin ücretsiz taşıma ve şehirlerarası taşıma yapan şirketlere belirli oranlarda indirim yapılması konusunda talimat niteliğinde yükümlülükler konulmuştur. Buna rağmen bazı belediyeler bunu uygulamakla birlikte bazı belediyeler ise bu talimatları dikkate almamaktadırlar. Özel şirketler ise hala keyfi uygulamalara devam etmektedir. Buda bize göstermektedir ki yasal düzenlemeler idarecilerin keyfi uygulamaları ile karşı karşıyadır.

     Belediye Otobüsleri, Özel Halk Otobüsleri, Minibüsler, Dolmuşlar, Şehir Hatları Vapurları, Banliyö Trenleri, Metro, Tramvay ve Metrobüs şehir içi ulaşımında kullanılan araçlardır ve bu araçlara engellilerin erişilebilirliği gerek duraklar gerekse iskele ve garlarda bu halleri ile mümkün değildir. 

    Özürlüler İdaresinin vermiş olduğu özürlü kimlik kartlarının üzerinde her türlü bilgilerin bulunmasına rağmen belediyeler bununla yetinmeyerek engellilere ayrı bir kart vermesi bile başlı başına işi yokuşa sürmektir. Diğer uygulamalarda da insan onuruna uymayan davranışlar sıkça yaşanmaktadır. Hizmeti verenlerin eğitimsiz ve konudan haberdar olmayışı, üşengeçlik, özellikle Halk otobüslerinde yaşanan sorunlar adeta engellilerin kâbusu haline gelmiştir.

       ""Engelli vatandaş Teslime Taplacı, kendisini otobüse almayan şoföre açtığı davayı kazandı. Şoföre verilen 6 aylık hapis cezası, 6 ay süresince ehliyetinin alınarak otobüs işletim görevinin yasaklanmasına çevrildi.08.05.2008 Hürriyet""  gibi haberlerlerin basınımda sürekli yer almasına rağmen sorunu hala devam etmesi düşündürücüdür ve engellilerin yok sayılmasına ve sosyal hayata katılmasının engellenmesine en önemli örnektir. Özellikle süreğen hastalıkları nedeni ile engelleri görünür olmayan diğer engelli arkadaşlarımız hemen her gün sözlü ya da bakışlarla taciz edilmeye ve aşağılanmaya devam edilmektedir. Belediyeler gelen şikâyetlerle ilgili olarak gerekli eğitim ve cezaların verildiğini söyleseler de sonuç olarak bir değişiklik olduğunu söyleyebilmemiz bu gün için mümkün görünmemektedir.

    Yukarıda belirttiğimiz tüm bu sorun ve davranışların ortadan kaldırılabilmesi için öncelikle yöneticilerimizin, engellilere kanunlarla tanınan bu hakların onlara bir lütuf olmadığını, engelli olmalarından doğan farklılığın ortadan kaldırılması ve toplumsal yaşama adaptasyonlarının sağlanmasına yönelik olarak hazırlandığının farkına varmaları gerekmektedir. Diğer yandan engellilerin de, oluşan tüm sorunlarla ilgili olarak sızlanmak ve sorunları kabullenmek yerine haklarını yasal mercilerde aramaları bu sorunların çözümüne önemli katkıda bulunacaktır.

     Bir diğer önemli etken de sivil toplum kuruluşlarının sosyal sorumluluklarını yerine getirmek üzere ilgili kurum ve kuruluşlarla diyalog içinde çalışma olanağını yaratmaları kaçınılmaz bir gerekliliktir.

      Unutmayalım ki;  toplu taşıma problemlerimizin çözümü sadece engellilerin dışarı çıkmalarına değil, aynı zamanda çalışma ve sosyal hayata katılmalarına katkıda bulunacak, böylece engellilerin sosyal ve psikolojik olarak kendilerini ifade etmeleri için en büyük katkı olacaktır.

      Sayın yetkililer engelliler sizlerden lütuf ve merhamet değil kanunlarla tanınmış haklarını talep etmektedirler. Bizlere tanınan bu haklarımızın talebi sırasında bizlerinde insan onur ve haysiyetine hakkımız olduğunu unutmayın. İnsan onur ve haysiyeti sizler için nasıl vazgeçilmez ise bizler içinde aynı önemdedir ve bunlardan vazgeçmemiz mümkün değildir.

      Bunun dışında gerçekleşecek her türlü davranış sözün bittiği yerdir.

                   

 

 

 

 

 

 

 

 

     

Bu yazı toplam 2841 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02