• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

ENGELLİLER VE KAS HASTALARI, İMKANSIZ EVLER DE

G. Resuloğlu

Türkiye Kas Hastalıkları Derneğimizin,  çalışmalarında en önemsediğim görevlerden biri de, kas hastalarını, evde ziyaretti,

Ziyaret ettiğim evlerin erişim sorununu anlatacağım.  Fatih oturan  bir anne,  telefonla beni aradı, SMA2 hastalığı olan, 2 genç kızı olduğunu ve resim yaptıklarını, derneğin resim yarışmasına katılıp katılamayacaklarını sordu.  Yarışmanın bittiğini ama kendilerini ziyaret edebileceğimizi söyledim.

Ziyaret öncesi;  SMA hastalığı ve türlerine özelliklerine, dernek sitemizde tekrar baktım, orada SMA  yı  ve diğer kas hastalıkları çok güzel anlatıyordu.  SMA( Spinal Müsküler Atrofi)  hastalığının, 3 tür olduğunu; bebeklikten başlayan, SMA1,  yürüyebilenler olan SMA3 tü.  Bu iki genç kızımız da oturamayanlar,  gurubunda SMA2 gurubundaydılar. Bu hastalık;  yürüyenler, oturanlar ve oturamayanları şeklinde ayrıldığını öğrenmiştim. Şimdilik tedavisi olmayan kas hastalığı gurubundaydılar.

GÜLÜZAR RESULOĞLU

Fatih’ e gittiğimizde,  ev dar bir sokaktaydı,  araç kapını önünde durduğunda, akülü sandalyemle, arabadan  aşağı sokağa indim.

Evden içeri girmemin olanaksız olduğunu gördüm,  daha ilk girişte, benim gibi zar zor yürüyen biri bile eve giremezdi. İlk hamlede önümde;  3 basamak vardı ve yan duvarlarda, tutunmak için trabzan yoktu,   ve  merdivenler boyunca , tutunup kendinizi tutup üst basamağa çekeceğiniz trabzan yoktu. Anneyi telefonla aradım, geldiğimizi, kapı önünde olduğumuzu,  ve benim yukarı çıkamayacağımı  söyledim.     

 Bu genç kızları ziyaret edemedikten sonra, hayatın ne anlamı var diye kahrediyordum, kapıda akülü sandalye ile oturup beklerken, Dernek müdüremizi,  yukarıya kızların yanına gönderdim.

 Kapıdan içeri girmek için her iki duvarın en azından birisinde tutunma barı olsa tutunarak çıkardım, 3 gün önce akşam evde, tutunmak için elimi attığım kapı koluna, hızlı bastığım için elim kaydı ve yere düşmemek için ayağımı zorladım, bilek kırılmadı ama üst kas incindi, ama ağrıya rağmen içeri girecektim. Kendi evimde engelliydi ama tutunacak koşullarım vardı.

Aşağıda, kapı önünde  beklerken, müdire hanım ve kızların annesi yanımıza geldi,  aile 3. katta oturuyor dedi.  Kızlar solunum cihazına bağlı, 2 kız kardeşten biri dışarı çıkma konusunda, biraz daha cesur, diğeri büyük olan bakışlardan rahatsız olduğundan dışarı çıkmak istemiyor.

Anne, 2 kız kardeşe yalnız baktığını, yardımcısının olmadığını, babanın emekli olduğunu söyledi. Anneye şöyle bir baktım,  sanırım 45 yaşındaydı, ama hayat enerjisi çoktan bitmiş. Sosyal haklarını nasıl kullanacağını bilmiyordu.

Bu çocuklar anne için, anne de çocuk için yaşıyordu,  annenin; azmi, sevgisi, özeni belki de hiç uyumadan yalnız başına çocuklara yetme çabası, iki tarafa da. Anneyi de amaçsız hayatında kimsesizliği ve yalnızlığı içinde yaşam enerjisi veriyordu.

 Sessizce düşünüyordum, solunum cihazlarıyla yaşarken, evde bakım hemşiresi , eve haftada kaç defa geliyor diyemedim, bakımı nasıl, diyemedim.

Çünkü evin girişinde,  akülü sandalyeleri koyacak alan olmadığından, akülü sandalyeleri, bina dışında, başka bir yerde tuttuklarını, sadece bir akülü sandalye olduğunu, dışarı sırayla çıktıklarını söyledi.

Soruyorum, Kas hastalarını, İMKANSIZ EVLERDE, anne ve babaya, ENGELLİ EVLERDE , daha ne kadar yaşamaya mahkum edeceğiz.

Sosyal Engelli, insanların, içinde yaşayacağımız evleri, SOSYAL ENGELLİ evleri, inşaa etmelerine  ne zaman ceza vereceğiz.

Ben 10 yıl boyunca, değiştiremediğim, sosyal engellilikten, Derneğimizin Yönetim Kurulu üyeliğinde istifa etmiştim.

GÜLÜZAR RESULOĞLU

Bu yazı toplam 294 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02