• BIST 108.434
  • Altın 151,237
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 8 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Engelli yakınlarının rehabilitasyona katkıları

Hüseyin H. BULUŞ

REHABİLİTASYONA ihtiyaç duyan bütün engelli yakınlarının ilk sorusu, genellikle “Ne zaman düzelecek?”, veya “Falanın çocuğuna şunu yapmışlar neden bizim çocuğumuza yapmıyorlar?” sorusudur.

Hepimizin bildiği gibi, “engellilik” kronik(devam edici) ve bazen de ilerleyici bir yetersizliği tanımlamaktadır. Durum böyle iken bu soruların neden sorulduğunun anlaşılması oldukça zordur. Bu noktada durumu belki sadece “kaygı ve yetersiz bilgilendirilmekle” açıklamak daha doğru olacaktır.

Ülkemizde hasta ve hasta yakınlarının bilgilendirilmesi konusundaki zorunluluk kuralı, daha yeni uygulamaya geçmiş bir kural olarak bilinmektedir ve halen hekimler, fizyoterapistler ve eğitimcilerin bu konuda yeterince titiz ve açıklayıcı oldukları söylenemez. Bu etik yaptırımın yeterince uygulanamıyor olması, engelli yakınlarında “söylentiye” dayalı uygulamalara ve bir takım “efsanelere” kolayca inanmalarını sağlamakta ve bilim dışı uygulamaları gözü kapalı denemesine neden olmaktadır.

Engelli çocuklarımız, tuhaf cihazların efsanevi etkilerine maruz kalmakta, sterilizasyonu bile denetlenmeyen havuzlara ayda bir kez alınarak mucizelerin gerçekleşmesi istenmekte, doğru düzgün bir rehabilitasyon ekipmanı olmayan ekibi yetersiz merkezlerin iddialı sözlerine kanan ebeveynlerce götürülmekte ve sonuçları çok trajik olmaktadır.

Biz rehabilitasyon ekibinin profesyonelleri olarak, bunları yaşayan engelli yakınlarından, bunlara kanan ebeveynlerden rehabilitasyona ve fiziksel eğitime nasıl bir katkı beklemeliyiz? Bu katkı ne denli güvenilir olabilir? Ya da, bir katkı beklemek gerçekçi bir tavır mıdır? Bir profesyonel, bir fizyoterapist olarak, bu soruların tümüne de gönül rahatlığıyla evet demek istiyorum: Evet her türlü katkıyı bekleyebiliriz, evet güvenebiliriz ve evet bu tamamen gerçekçi bir tavır olacaktır!..                     

Bunu sağlayabilmenin yolu mümkündür ve bunu sağlamak öncelikle bizim, yani, eğitim ekibinin profesyonelleri olan bizlerin çabaları ile olabilecek bir süreçtir.

Her şeyden önce engelli bir çocuğun herhangi bir çocuktan daha özel olduğunu, onun bir başına, bambaşka bir algı dünyasını temsil ettiğini tüm içtenliğimizle, ebeveynlere anlatmalıyız. Ve, ailenin bu durumu karartmasına izin vermeyecek yeterli bilgi aktarımını gerçekleştirmeliyiz. Olabilecekler  ve olması gerekenler konusunda dürüst ve açık olmalıyız. Eğitim ekibinin her profesyoneli, bu dürüstlüğü ve açıklığı yeterince gerçekleştirebilmeli ve umulmadık gibi görünen tüm gelişmeleri ve olumsuzlukları ebeveynlerle paylaşmalıdır. Unutulmamalıdır ki, hepimiz, hiç bilmediğimiz bir ülkede, hemen-hemen aynı yabancılıkları ve aynı tedirginliği yaşayabiliriz. Yani, demem şu ki, bilgi bizi tüm karanlıklardan, tüm kaygılardan uzak tutacaktır.

Bilgiye sahip olan biz profesyoneller neden bilgiyi paylaşmayalım, sonunda o güzel çocuklarımızın geleceği varken. Neden engelli yakınlarını basit hayallerle avutalım gerçekte başarabileceğimiz ve gidilecek bir hedef varken.

Elbetteki engelliler, aileleri ve biz eğitim ekibinin profesyonelleri “imkansızı istiyoruz” ama mümkün olanlar için elimizden geleni etik kurallar ve bilim tabanlı uygulamalarla başarmak zorundayız. Ve, ebeveynlerin olmadığı bir program başından başarısız bir programdır.

Özellikle biz profesyonellere dayatılan seans sayıları bu denli yetersizken, bu denli kısıtlayıcıyken (ayda 6 veya 10 seans: günde 0.2-0.33 seans ortalama) ebeveynlerin katkılarını beklemeyeceksek neyi kimden ve nasıl bekleyeceğiz?

Var olan olumsuzlukları belki ileriki yıllarda çözeceğiz ama hiçbir profesyonelin bir engelliyle 24 (yirmidört) saat yaşaması mümkün değildir, öyleyse biz profesyonellerin uygulamalarını sürdürücü ebeveynler olmazsa kim olacaktır?..

Hüseyin H. BULUŞ    www.yildizcocuk.org

Uzm.Fizyoterapist&Podiatrist

Bu yazı toplam 55029 defa okunmuştur.
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02