• BIST 106.991
  • Altın 151,480
  • Dolar 3,6710
  • Euro 4,3144
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

ENGELLİ ÇOCUĞUMU SEVİYORUM DEMEK YETMEZ

Ali Rıza SOYASLAN

ENGELLİ ÇOCUĞUMU SEVİYORUM DEMEK YETMEZ

 

engelli_4.jpg

Sabır boyun eğmek değildir sabır mücadele etmektir..

HZ ÖMER... R.A.

 

 

             Evet, engelli Çocuğunuzu sadece sevmek yetmiyor engelli çocuk demek sağlığı Eğitimi ve sosyal hayatı alanında ailenin mücadele vermesidir. Bazı pasif engelli aileleri var Bunlar çocuklarına sevgiden başka hiçbir şey vermiyor ve mücadele etmiyorlar. Umutsuz, ümitsiz bir kabulleniş söz konusu. Engelli Aile demek sürekli araştırmak demektir Tabii bu söylediklerimiz Tüm engelli aileleri için geçerli değildir engelli çocuğunun gerçekten sağlığı Eğitimi ve sosyal hayatı için hayatı tutulması önünde canla başla mücadele eden aileler vardır istisnalar kaideyi bozmaz tabi.Konunun daha iyi anlaşılabilmesi için Çiçeğin suyla hikayesi ile yazımı sonlandırıyorum.

 

                                          ÇİÇEKLE SUYUN HİKAYESİ

     Günün birinde bir çiçekle su karşılaşır ve arkadaş olurlar. İlk önceleri güzel bir arkadaşlık olarak devam eder birliktelikleri, tabii zaman lâzımdır birbirlerini tanımak için. Gel zaman, git zaman çiçek o kadar mutlu olur ki, mutluluktan içi içine sığmaz artık ve anlar ki, suya aşık olmuştur. İlk kez aşık olan çiçek, etrafa kokular saçar, "Sırf senin hatırın için ey su" diye... Öyle zaman gelir ki, artık su da içinde çiçeğe karşı bir şeyler hissetmeye başlamıştır. Zanneder ki, çiçeğe aşıktır ama su da ilk defa aşık oluyordur.

     Günler ve aylar birbirini kovalar ve çiçek acaba "Su beni seviyor mu?" diye düşünmeye başlar. Çünkü su, pek ilgilenmez çiçekle... Hâlbuki çiçek, alışkın değildir böyle bir sevgiye ve dayanamaz. Çiçek, suya "Seni seviyorum der. Su, "Ben de seni seviyorum" der. Aradan zaman geçer ve çiçek yine "Seni seviyorum" der. Su, yine "Ben de" der. Çiçek, sabırlıdır. Bekler, bekler, bekler... Artık öyle bir duruma gelir ki, çiçek koku saçamaz etrafa ve son kez suya "Seni seviyorum." der. Su da ona "Söyledim ya ben de seni seviyorum." Der ve gün gelir çiçek yataklara düşer. Hastalanmıştır çiçek artık. Rengi solmuş, çehresi sararmıştır çiçeğin. Yataklardadır artık çiçek. Su da başında bekler çiçeğin, yardımcı olmak için sevdiğine... Bellidir ki artık çiçek ölecektir ve son kez zorlukla başını döndürerek çiçek, suya der ki; "Seni ben, gerçekten seviyorum." Çok hüzünlenir su bu durum karşısında ve son çare olarak bir doktor çağırır nedir sorun diye... Doktor gelir ve muayene eder çiçeği. Sonra şöyle der Doktor: "Hastanın durumu ümitsiz artık elimizden bir şey gelmez."Su, merak eder, sevgilisinin ölümüne sebep olan hastalık nedir diye ve sorar doktora. Doktor, şöyle bir bakar suya ve der ki: "Çiçeğin bir hastalığı yok dostum... Bu çiçek sadece susuz kalmış, ölümü onun için" der.

                                 Ve anlamıştır artık su, sevgiliye sadece 
                            "Seni seviyorum" demek yetmemektedir...’’

                               (http://hikaye.balca.net/hikaye10035.aspx.)

Bu yazı toplam 9833 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02