• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston

ENGELE RAMAK KALA

Duygu L. Ladikli
Uzun zamandır aylık çıkan bölgesel bir gazetede yazarlık yaparken ara sırada engelli bazı dergilerde gönüllü köşe yazarlığı yapmaya başlamıştım. Sokaklarda engelli derneklerinin çıkarmış olduğu dergilerin satışını yapan gençlere rastlıyordum. Gençler de hem derneğe hem de kendi haçlıklarını çıkarmaya çalışıyorlardı. Onların bazılarına bende destek vermeye çalıştım. Engellilerin ne kadar zorluklar yaşadığını gözlerimle görüyor ama onların hemen hemen neler hissettiğini bilemezdim. Eskiden yazar olarak çalıştığım gazetenin sahibi ile hala görüşüyorum. Çok iyi dostuz. Onun da gözleri hemen hemen dört yıldır görmüyor. Yani bir nevii görme engelli sayılır. Ben eski gazetemi sahibini evinden alıp gazetenin ofisine kadar alıp bırakırdım. Elimden geldiği kadar ona destek olmaya çalışıyorum. Gözleri hemen hemen görmeyen gazeteci X kişi hiç yılmadan 64 yıldır gazetesini çıkarmaya çalışıyor, çok azimli bir insan olan gazetenin sahibi beni de yetiştirmeye çalışıyordu. Onu yalnız bırakamazdım akde vefa önemliydi benim için! Var gücümle daha iyi kendimi eğitip topluma faydalı bir birey olmaya çalışıyordum. Günler böyle geçip giderken uzun zamandır yorgun ev bitkin düştüğümü hissettim. Kısa süreli bir tatil yapmak için Bodrum a gittim. Yedi gün gibi kısa süreli bir dinlenme yapmayı hedeflemiştim. Güzel geçen 6. gün sonunda 7. Gün İstanbul’a dönmek üzereyken ufak bir kaza geçirdim ve kabus dolu günler başlamış oldu benim için. Sol ayağımın kaval kemiğinin altında bir kırık oluştu o can havliyle İstanbul’a kadar dayandım. Canımın acısını tahmin edemezsiniz ? Kartal Devlet Hastanesinde ayağım alçıya alındı. Ailemin yanında tedavimin devamı için kalmaya başladım. Annem Baltalimanı Kemik Hastanesine tedavimin devamı için beni götürüyordu bazen aile arabası ile gidiyorduk. Bazen de toplu taşıma araçlarına binmeye çalışıyorduk.
 
Sol kolumun altında değnekle bazı insanlar duyarlı olup yardım ediyorlardı otobüse binmeme, bazı insancıklar da oturdukları yerlerinden bile kalkmak zor geliyordu. Halbuki iki durak sonra zaten araba boşalacaktı o bile zor geliyordu insancıklara, sol ayağım iyileşmeye başlamıştı alçım alındı ama yine de dikkat etmem lazımdı. Gazetem Anadolu yakasında olduğundan dolayı bu yakaya taşındım. Eve yeni yeni yerleşiyordum. Bir sabah kapım gürültülü bir şekilde çaldı. Kapıyı açtığımda üst kattaki komşumuz elektrik trafolarından dumanlar yükseliyor çıkın yanıyoruz diye beni ikaz etti hemen doğalgazı ve elektrikleri şalterden kapatıp çantamı alarak evden çıktım. Doğalgazcılar ve elektrikçiler gelip binanın tüm tesisatını kestiler. İtfaiye binanın en üst katında oturan komşularımı balkondan kurtardı. Birkaç gün sonra apartmanın elektriklerini yapmaya başlayan elektrikçiler dairelerimizde olmamızı istediler çünkü: Kontroller yapacaklardı gece 22.30 sularında binanın elektriği bağlandı tekrar tekrar merdiven otomatiğini kontrol eden elektrik teknisyenleri bana televizyon anteninin kablosunun bağlandığını ve televizyonun çekip çekmediğini söylememi isteyince bende üst kata merdivenlerden çıkıp çektiğini söyledim daireme dönmek üzere merdivenlerden inmeye başlamıştım ki merdiven otomatiği söndü bende dairemin kapısına karanlıkta yuvarlanarak düştüm. Büyük bir acı içinde kendimi yerde bulmuştum o gece sabahı zor ettim dayanılmaz bir acı idi. Belki de ayağım burkulmuştur diye düşündüğümden dolayı gece acil e gitmedim, sabah maalesef iki ayağımın üstüne zor basarak ta taksiye atladığım gibi Baltalimanı Kemik Hastanesinin Acil ine geldim.
 
Röntgenler çekildi eski kırılan sol ayağımda tekrar kırık ve parmak uçlarım travma geçirmiş, yeni kırılan ayağımda kaval kemiğinin altında kırık olmuş ve her iki ayağım alçıya alındı. Annemin hastaneden bulduğu engelli sandelyesiyle taksiye kadar binbir güçlükle geldik. Koltuk altı değneğine dayanarak ve annemin yardımı ile taksiye bindim. Evin merdivenlerini çok zor çıktım evde günler çok zor geçmeye başladı arkadaşlarım, akrabalarım sık sık arayıp beni yalnız bırakmıyorlardı. Yoğun çalışma temposuna ve sosyal hayata alışkın olduğum için günler çok zor geçiyordu eve mahkum olmak annem ve babamdan bile bir bardak suyu isterken sıkıla sıkıla istiyordum. Babam tepsi ile önüme yemek getiriyordu psikolojim de hemen hemen bozulmaya başlamıştı kendimi hemen toparlamam lazımdı harekete geçtim. Ayaklarım alçılı olabilir ama beynim ve parmaklarım alçılı değil çok şükür şimdiye kadar birkaç gazete yazdığım köşe yazılarından 64 tanesini seçip derlemem bir kitap hazırlatmak için Cağaloğlu nun yolunu bastonla beraber tuttum. Toplu taşım araçlarına binip inerken insanlar birbirlerine iniş ve çıkışlarda hiç tolerans göstermiyorlardı. Binbir güçlükle elime aldığım yürümemde bana yardımcı olan bastonumla inip binmeye çaba gösteriyordum. O anda aklıma engelli vatandaşlarımız geldi ne zorluklarla karşılıyorlardı hepimiz aslında engelli adayıyız bende böyle bir durumda şuan için yarım engelli idim. Bazen bastonla zorlukla kaldırımlarda yürürken bazı insanların dönüp dönüp bakmalarından rahatsız oluyordum. Ne diye tekrar tekrar bakıyorsun be kadın! Görmüyormusun belli ki ya kaza geçirdim ya da yürüme de engelliyim.
 
Karşımdaki biliyor mu acaba bir dakika sonra başına ne gelecek. Bakınız ben altı ay üzerine iki kaza geçirdim bundan sonrasını rabbim muhafaza etsin! Bin bir zorlukla çıkardığım kitabımı elime aldığım zaman çektiğim ızdırabı bir nebze de olsa unuttum. Fakat ömür boyu engelli olan vatandaşlarımız ne acılar çekiyordur onlar beden engelinden sebep değil, bazı duyarsız ve zihniyeti bozuk insancıkların bakışlarından ve duyarsızlıklarından acı çekiyorlardır diye düşünüyorum. Özellikle yürüme engelli ve görme engelli vatandaşlarımızın sokaklardaki, caddelerde ki engeller onlara ve biz kaza geçirenlere en büyük engel. Mesela bütün mahalle ve kaldırımlarda engelli arabalarının iniş ve çıkışları kolay olmalı özellikle metro ve buna benzer asansörlerde engelli ve kaza geçirenlere öncelik verilmeli Nerde ?  Bazen Hacıosmanmetrosundan caddeye asansörle çok zor inip binmişimdir. Bir kere en önde gençler asla asansörlere öncelik vermiyorlar düşünmüyorlar bile benim elimde baston senin elinde bişey yok ayağın sağlam basıyor yürüyen merdivenleri çıkabilir hatta koşarak hızlı bile inebilirsin! E o zaman hasta değilsen bu yaptığın bencillik ve duyarsızlık değil de nedir ? Zaten insanın psikolojisi bozuluyor koşamıyorsunuz bir bayan topuklu ayakkabı giyemiyor uzun zamandır topuklu zarif bir ayakkabıyı giymeye hasret kaldım. Kadının vazgeçilmez tutkusu narin ve zarif ayakkabılar her ayakkabı vitrinin önünde duruyor gözleri buğulanıyordu acaba ne zaman tam iyi olacak ve ben o zarif narin topuklu ayakkabıyı giyeceğim. Boynum bükük o ayakkabı vitrinin önünden zorda olsa ayrılıyordum. Geçenlerde kitabımdan bir on adet ayırdığım Sarıyer Belediyesi ne gittim. Ama engelliler için doğru düzgün bir yol olduğunu hemen hemen göremedim. Yada benim gözüm kaçmış olabilir varsa da. 
 
İki gün sonra zar zor Şişli Belediyesi ne götürdüm. Ama asansörünün 3. Ve 4. Katlarda durmadığını görünce çok üzüldüm bastonla zar zor yukarı çıktım bu düşüncemi bir yetkileye bildirmek istedim ama nafile ! Ortada yetkili metkili bulmaz bayağı zordu. Hepsi seçim için caddelere dağılmışlar binbir zorlukla tekrar merdivenlerden 5. Kata çıktım. Oradan asansöre binip Belediye den çıktım. Günler geçerken benim de iki ayağım iyice iyileşmeye başladı ama hala yürümemde bana yardımcı olan  bastonu kullanıyordum.bu ikinci kitabımı  yazmama etken kaza geçirip engelli insanların bazı zorluklar çektiklerini gözlemleyip hemen hemen bire bir yaşadım.toplu taşımalarda  bazı kendini bilmezlerin yer vermeyişlerini , yüzüme acıyaraktan bakışlarını tekrar tekrar  dönüp bakmaları ile karşılaştım. Tabiiki bunu hepsi yapmıyor %70 diyebilirim yapanlar, ben diyorum ki : önemli olan beyin ve düşüncelerimizde  engelli olmayalım vücudumuzun  bir bölümü hatta 2 , 3 bölümü engelli olabilir bununla yaşamaya alışmış ve sosyal  ortamdan  kendini çekmeyen vatandaşlarımız var.ben onlara bakınca  engel görmüyorum çünkü: sadece beyinlerine ve yaptıkları , yapacakları başarılı işlere bakıyorum.lütfen herkes de böyle yapsın.Bu  bölümün son satırlarına bir köşe yazımdan kısa bir paragraf ile bitirmek istiyorum.
 
Siz hiç  gözünüz kapalı olarak kaldırımda 15_20 adım yürüdünüzmü?  Yahut evinizde mutfaktan çıkıp yine gözünüz kapalı olaraktan oturma salonuna  gittiniz mi? Bunların hiç birisini yaptığınızı  zannetmiyorum.caddelerde, sokaklarda yürürken mutlaka elinde bastonu  olan bir  görme engelliye rastlamışsınızdır ve belkide  bakıp geçmişsinizdir. 20 cm yüksekliğindeki kaldırımlardan bu insanlar  nasıl atlarlar vızır vızır gelip giden arabaların arasından nasıl geçerler diye hiç aklınıza gelmişmidir? Doğduklarından  itibaren bu dünyadan ayrılıncaya kadar karanlık dünyalarında yaşadıkları beyinlerinde  esen fırtınayı  kalplerinde çarpan hızlı atışları durdurabilmek için ne çabalar  sarf ettiklerini  hiç birimiz bilmiyoruz. Karanlıkta doğ ve yıllar sonra karanlıkta öl.! Bir gülün kırmızısını, mehtabın pırıltısını, güzel  gülümseyen bir hanımın ya da beyefendinin  gülüşünü  dünyadaki  tüm güzellikleri  göremeden kaybolmak ne kadar acıdır bilirmisiniz? Görme özürlü öğrencilere birer  mandolin, bağlama verildiğini  ve onların çalmasının  öğretildiğini duyuyoruz. Bu küçük öğrencilerin çok mutlu ve neşeli olduklarını ‘da televizyonlardaki cıvıltılarından anlıyoruz. Acaba öylemi bunlar, hep geçici yalan ve mutluluk görmeyen  ve dünyası karanlık olan  insanların mutluluk ölçüsü ne kadardır?  Gelişmiş dünya ülkeleri devamlı yeni yeni silahlar üretiyorlar bütün çabaları silahları  satıp para kazanmak.
 
Daha sonrada  o silahların  hangi ülkenin  garibanlarını öldürdüğünü  seyretmek ( GÖZTABI) büyük bir hamle ile görme özürlülerin imdadına yetişecek  bir çare hala bulunamadı ! lafa geldimişöyle  ilerledik  böyle ilerledik diye  vatandaşı aldatıyorlar. 30 sene  önce yapılan ameliyatlar ve tedavi işlemleri aynen devam ediyor bunun neresi  gelişmişlik ? bedensel engellilere  gelince o insanlarda aynı sıkıntıyı ve  ruhi buğranı çekiyorlardır. Kendilerine ait  bir yol güzergahı  olmadığından oturdukları tekerlekli sandalyeleri  ile hangi cadde ve sokaklarda hareket edecek merdiveni  andıran kaldırımlardan  nasıl atlayacaklar ? neresinden baksan  rezalet  lafa geldimi engelliler korunuyor engellilere destek  olunuyor diyorlar duy da inanma !Allah  kimseyi ona buna muhtaç etmesin.
 
 
 
 
 
 
Bu yazı toplam 11502 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02