• BIST 107.212
  • Altın 151,644
  • Dolar 3,6838
  • Euro 4,3281
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 4 °C
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin

duygu sömürüsü yapıyorum bakın

Hatice ÖZKAN
Merhaba Sevgili Yürekleri Engelsiz Dostlarım;
Sizlere şu açıklamayı yapma ihtiyacı hissettim ve bu bilgiyi defalarca yenilemem gerekse de ki umarım gerekmez… Hatice Özkan aylardır neyin mücadelesini veriyor? Hatice Özkan engellilerin sorunlarını dile getirmek istiyor, engellilerin sıkıntıları var sorunları var, başarıları var, kanuni hakları var, bunları nerelerden kimlerden talep etmesi gerektiğini bilmeyen engelliler var bunların adına Hatice Özkan engellilerin sesi olmak istedi. Gazetelerde, televizyonlarda bunlar haber oldu, herkes kendi anlayışı neticesinde bunları anladı ve yorumladı tabii ki farklı fikirler her zaman olması gereken şeyler. Her farklı görüş kimin ne kadar anladığını yani olması gerekeni gösteriyor. Sosyal medya sayfamda benimle irtibata geçen engellilerle ilgili haberler yapan duyarlı bir kişiyle bir abimizle bir röportajım oldu. Kendisi yerel bir televizyonda engelliler ile ilgili haber yaptığını ve telefonla yayına katılıp katılamayacağımı sordu ben de tabii ki dedim.  Çünkü dile getirmek istediğim şeyler vardı. Kendisi soruları bana yazılı olarak iletti, cevaplamak istemediğim ya da eklemek istediklerim olup olmadığını sordu. Gerçekten benim anlatmak istediklerimi kapsayan sorular olduğu için ben de soruları zevkle cevapladım. Bu gelişmelerin neticesinde bana çeşitli yorumlar geldi; tabii bunlar olması gereken şeyler, zaten ben bunlar sayesinde yeni yeni sorunları fark edip yeni arayışlar içine giriyorum. Sizlerle şu yorumu paylaşmak istiyorum, bir yanlış anlaşılmaya sebebiyet vermemek adına yorumunu aynen paylaşıyorum:
“Sayın Hatice Özkan, öncelikle çıkmış olduğun yolda sana ve ailene başarılar dilerim. Görüşlerin tamamen benim düşüncemde kimsenin karışma ya da beni aşağılama gibi bir hakkı yoktur. Söyleyeceklerimde ne size ne bir yakınınıza ne de ailenize hakaret olmayacaktır. Sadece düşüncelerimi söylemek istedim. Bir süredir sizi sosyal medyada takip ediyorum. Gerek Twitter gerek Facebook olsun son derece yayılmış durumdasınız. Google’a Hatice Özkan yazdığımızda bile 2 milyon sonuç çıkmaktadır bu çok güzel bir başarıdır. Yoğun azim ve çalışma ile yolunuza devam etmekte ve bu yolda da birçok devlet büyüklerine Başbakan’ından tutun da tüm devlet büyüklerine işlerini doğru yapamadıkları konuda eleştirilerinizi eksik etmiyorsunuz. Videolarınızı izlediğim kadarıyla %90 duygu sömürüsü %10’da doğruları söylüyorsunuz.  Tabii ki de özürlü kardeşlerimizi başta ben olmak üzere bu millet bu vatan bağrına basar. Onlar için en güzel şeyin yapılmasını isteriz zaten omuzlarındaki yükün hafiflemesi için birçok şey yapılmaktadır. Şu noktaya geleceğim iki üniversite bitirdim diyorsunuz ikisi de açık öğretim.  Durumunuz dolayısıyla normal üniversiteye gidemediniz imkanlar neyi gerektiriyorsa onu yaptınız. Ancak bu ülkede master’ına kadar yapmış 8 sene eğitimini yapmış yurt dışında eğitimini yaptığı insanlar bile işsiz ve sizin istediğiniz size acınarak iş verilmesi durumda karakterli bir insansanız o işin altında ezilirsiniz. Kimseden size acıyıp sırf engellisiniz diye 5 milyar maaşla ise almasını bekleyemezsiniz. Eğer engelleri kaldırıyorsak sizin de normal vatandaşlardan biri olduğunuzu sadece önünüzde Allah tarafından böyle uygun görülerek konmuş olan engelleriniz olduğunu düşünmelisiniz ki bütün milletimiz de böyle düşünmelidir. Ancak sizin yaptığınız bin bir video ile kendinize acınarak iş verilmesi isteklerinizi bu şekilde dile getirmek yerine devletimizin normal engelsiz insanlar gibi dilekçe yazarak iletirseniz. Normal insanlardan bir farkınız olmadığını, engel tanımayan bir engelli olduğunuzu bize göstermiş olursunuz. Lütfen artık duygu sömürüsü yapmadan bir şeyleri başarmaya çalışın, saygılarımla…”
Öncelikle bu beyefendiye teşekkür etmek istiyorum, bütün kafasındaki sorunları, Hatice Özkan’ın ne demek istediğini kendi anladığı nispette aktardığı için… Bana cevap hakkı doğduğunu düşündüğüm için bu yazıyı kaleme alıyorum. Hatice Özkan’ın sayfalarını videolarını o bahsettiği grubunu bakan inceleyen okuyan insanlar, Hatice Özkan 5.000 TL’lik bir iş talebinde bulunmuş mudur bulunmamış mıdır? Ona baksınlar! İki tane üniversite bitirdim diyorum ya hala okuyorum ben bitirmedim ama bitireceğim tüm engellere rağmen. Türkiye’de işsizlik oranı gerçekten had safhada, ben kesinlikle kimseye ne bürokratlara ne de sorumlulara görevlerinin gereklerini yapmalarını hatırlatmanın dışında hiçbir saldırıda bulunmuyorum. Sadece hatırlatıyorum çünkü bunu yapmamız gerekiyor. Eğer üniversite mezunları işsiz diye çalışma hakkı yoksa neden engelliler için çalışma ortamları oluşturulmaya çalışıyor. Dediğiniz gibiyse o zaman neden biz İŞKUR’a başvurduğunuzda ki ben bunu dediğiniz yöntemlerle defalarca yaptım dilekçe de yazdım. Hatice Özkan çalışmayı kendi ayakları üzerinde durabilmeyi en azından maddi anlamda istiyor; ama bunu yaparken engellilerin kendilerine has durumlarını sömürü olarak kullanmayı değil ben bunu yaparken engelliler adına neler yapabilirim diye çalışmak istiyor. Bu anlamda hayatımı kazanırken engelli arkadaşlarımın hayat standartlarını nasıl artırabileceğim üzerine çalışmak istiyorum. Duygu sömürüsüne gelince de bunu daha ilk günden yapabilirdim. Su anda size bunları anlatmak zorunda kalarak harcadığım eforu inanın daha azını sarf ederek evime gazete ve televizyon haberlerinden sonra gelen sosyal hizmetler görevlerine durumumu anlatarak maddi yardıma ihtiyacım var diyerek gereken yardımı alabilirdim. Duygu sömürüsünde iyiyim ya ben, emin olabilirsiniz ki sonuna kadar alırdım; ama benim amacım bu değil zaten anlayanlar bunu anlıyor ve gerekli cevapları size verdiler. Ama yine de ben sahsım adına ve muhatap alıp bana bunları söylediğiniz için dile getirme ihtiyacında hissettim kendimi. Tabii ki herkes düşüncelerinde özgürdür; ama insanları yargılamadan önce empati kurmayı deneyin inanın faydası var. Duygu sömürüsü neyse de maneviyatım konusunda insanların yorumlarına tahammül edemiyorum onlara karsı kayıtsız kalamıyorum cevap vermem gerekiyor. Soruyorum size Beyefendi: Evet Allah’ın takdiri diyorsunuz ya bana verilen yaşamam gereken bu… Bunlara hiçbir zaman isyan etmedim ve dile getirmedim. Siz beni tanımıyorsunuz beni Yaradan’la aramdaki bağı bilmiyorsunuz sadece engellilerin ortak sorunları ile ilgili yaptığım videolardan yola çıkarak benim maneviyatıma saldıramazsınız. Buna hakkınız yok müsaade etmem, gerekirse bu konuda kanuni işlem başlatırım buna hakkım da var. Gerçi siz daha iyi biliyorsunuz bürokratlara benden daha yakınsınız sanırım. Ama şunu söylemek istiyorum bir engelli özellikle de bayansanız tekerlekli sandalyeye oturup namaz kılmaya çalıştınız mı acaba? Gelin birlikte deneyelim kim neyin sömürüsünü yapıyor o zaman daha iyi anlarız. Hepinizin affına sığınarak, bu fikirlerimi bu şekilde duygu yoğunluğuyla belki de uygun cümleleri uygun yerlerde seçemeden paylaşmak zorunda hissettiğim için affınıza sığınıyorum… Yürekleri engelsiz ve beni doğru olarak anlayan insanlar sizleri seviyorum ve karşıt düşüncelere de saygı duyuyorum tabii ki haddini aşmadığı sürece. Kendilerine tekrar tekrar tekrar teşekkürler…
Bu yazı toplam 2675 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02