• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 8 °C
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • KAGİDER: Müftülere nikah yetkisini geri çekin
  • Özel Olimpiyatlar Ulusal Oyunları Başladı

Dinimiz ve Engelli İnsanlarımız

Doç. Dr. İsmail KARAGÖZ
Engelli veya sağlıklı her insan, Allah'ın en kıymetli ve en değerli varlığıdır: “Biz gerçekten insanı en güzel biçimde yarattık” (Tin,95/ 4)Allah size şekil verdi ve şeklinizi en güzel yaptı” (Teğâbün, 64/3) ve “Sonra insanı şekillendirip ona ruhundan üfledi. Sizin için işitme, görme ve idrâk organları yarattı” (Secde, 32/9) anlamındaki âyetler, bu gerçeği ifade etmektedir. Yüce Allah, insanları servetleri, ırkları, renkleri, cinsiyetleri, dilleri, nesepleri, fizyolojik yapıları, engelli veya sağlıklı oluşları açısından değil;  iman, sâlih amel, güzel ahlâk, ibadet, itâat ve yararlı çalışmaları veya inkâr, şirk, nifâk, isyan ve kötü davranışları, takva veya zulüm sahibi olup olmamaları açısından değerlendirir. "Allah katında en üstün olanınız en muttakî olanınızdır" (Hucûrât, 49/12) anlamındaki âyet ile "Allah sizin sûretlerinize ve servetlerinize bakmaz. Fakat kalplerinize (iman veya inkâr halinize) ve amellerinize bakar" (Müslim, Birr, 32) anlamındaki Peygamber sözü bu hususu vurgulanmaktadır.  

         İnanç, söz, fiil ve davranışlarıyla dünyada imtihan halinde olan insanlar, iyi veya kötü, acı veya tatlı olaylarla karşılaşabilir, sevindikleri ve üzüldükleri, güldükleri ve ağladıkları günler olabilir, bazen nimetlerle bazen de musibetlerle sınanabilirler. Bir kısım insanların sıkıntıları daha çok olabilir ve bu sıkıntılar ömür boyu sürebilir. Başa gelen sıkıntılar, bazen insanların kendi ihmalleri veya kusurundan kaynaklanır, bazen kendilerinin hiç kusuru ve ihmali olmaz, ama trafik kazalarında olduğu gibi sorumsuz, saygısız ve kural tanımaz insanlardan kaynaklanabilir bazen de yüce Kudret, kulunu imtihan ediyor olabilir. Sebebi ne olursa olsun musibetler karşısında bilinçli olmak ve gerekli tedbirleri almak fert ve toplumların temel görevleri arasında yer alır.  

   Ülkemizde sekiz buçuk milyon engelli insanın bulunduğu gerçeği, her bireyin bu konuda duyarlı olmasını ve konuya ilgi duymasını gerektirmektedir. Çünkü her birey ya engelli, ya engelli yakını ya da engelli adayıdır. Nice insanlar sağlıklı iken trafik veya bir iş kazası veya bir hastalık sonucu sağlıksız, felçli, kötürüm, ortopedik, işitme ve görme özürlü olabilmektedir. Dolayısıyla bu olgu ile karşılaşmadan veya karşılaştıktan sonra her halükârda tedbirli ve hazırlıklı olmak gerekir. Bu olgu karşısında ne yapılması ve nasıl davranılması gerektiğini bilmek, bilgilenmek ve bilinçlenmek fertler, aileler, sivil toplum örgütleri, tüm kurum ve kuruluşların temel görevleri arasındadır. Bu konuda her kesim, üzerine düşeni yapmalı, her şeyden önce insanlarımızın engelli ve özürlü konumuna düşmemesi için gereken her türlü tedbiri almalıdır. Doğuştan engelli olan veya sonradan engelli konuma düşen çocuklarımız mutlaka eğitilmeli, engellilere iş imkânı sağlanmalı ve onlar sosyal güvenceye kavuşturulmalıdır.  

   Engellilere karşı anlayışımızı, tutum ve davranışımızı yeniden değerlendirmemiz, onların sorunlarına daha çok eğilmemiz, eğitimlerinin ve hayat standartlarının yükselmesine katkı sağlamamız her müslümanın görevi ve dinimizin gereğidir.

   Öte yandan engelli insanlarımız, kendi iradelerine, yeteneklerine ve haklarına sahip çıkmalı, sağlıklı insanlarımız, engelli olanları anlamaya ve onları hayatın bir parçası olarak görmeye çalışmalı ve kendi imkânlarını onlara açabilecek bir bilinç düzeyine ulaşmalıdırlar.  

   Bir insanın özürlü olması, insan hak ve hürriyetleri açısından bir engel teşkil etmez. Engelli veya sağlıklı herkesin, insan olmanın onur ve nimetini ortaklaşa paylaşmaları gerekir. Engelli kimselere güçleri ve imkânları nispetinde sorumluluk yüklemek, insan haklarına saygının, hakkaniyet ve adaletin gereğidir. Toplumumuzdaki engelliler sorununun kaynağını, engellilerde değil belki engelli olmayanlarda aramak daha doğru bir yaklaşımdır. 

   Yüce Dinimiz İslâm"ın en önemli evrensel değerleri arasında çocuklara, kadınlara, yaşlılara, engellilere sahip çıkılması da yer alır. Peygamberimiz engelli, hasta ve muhtaçlara kucak açmış, onlara yakın ilgi ve şefkatle yaklaşmış, onları toplumun ayrılmaz birer parçası olarak görmüş ve “Kim ölür de mal bırakırsa, malı mirasçılarınındır. Kim bakıma muhtaç kimseler bırakırsa onun sorumluluğu bana aittir” (Buhârî, Ferâiz, 25) sözüyle onlara fert, toplum ve devlet bazında sahip çıkılmasını istemiş, onlara yardımı sadaka olarak nitelendirmiştir (Ahmed, II, 350).

   Sigara, alkol ve uyuşturucu gibi sağlığa zararlı alışkanlıklar sebebiyle çocuklarımızın sakat doğmaması, terör, trafik ve iş kazaları ile insanlarımızın sakat kalmaması, bütün vatandaşlarımızın sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir hayat sürmesi her Müslümanın temenni etmesi ve bu konuda çaba göstermesi gereken bir husustur.

Bu yazı toplam 2729 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02