• BIST 108.434
  • Altın 151,670
  • Dolar 3,6580
  • Euro 4,3278
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 14 °C
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Engelliler için ÖTV muafiyeti sınırı belli oldu
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay

Çocuklarınızı Dövün

Bülent Şar
Çocuklarınızı dövün. İnsanların içinde suratlarına sağlı sollu yapıştırın. Bağırın, çağırın. Onları kendinize muhatap alın. Sonra aşağıdaki gözlemlerime dayalı bireyler yetiştirin.

        Birkaç gün önce  Eminönü"nden Kadıköy"e giderken   motorun üst katında bir tokat sesi duyuldu. Döndüm baktım genç bir anne 4 yaşlarındaki kızı takılıp düştüğü için bu sesi çıkartmış. Yüz küçük, el çok büyük. Çıkarttığı ses şimşek, ardından gelen ağlama gök gürültüsü gibi.

       Genç kadının ağlayan kızın ağzına indirdiği yeni darbe sonrasında derin sessizlik. Çocukta çıt yok. Nefes alamıyor. Anne telaşta, çocuğu zeytin dalı gibi silkeliyor. Sesi akciğerlerin en uç noktasından geliyor. Neyse çocukta ses var. Ağlama sesi. Bu sırada genç kadın kendisini korkuttuğu için 3. darbeyi indiriyor.

       O sırada karşımda 20"li yaşları süren iki genç kız var. Sağda korkuluk tarafında oturan baştan sona spor giyimli olanı sinirli bir ses ile “Benim annem de beni çok döverdi” diyor. Ardından  3-4 yaşlarındayken akranı komşu çocuğunun kendisini  yanağından öpmesi üzerine annesinin evde 15 dakika dövdüğünü, yerde üstüne çıkıp dudaklarını kibritle yaktığını, bu olay sonrasında karaciğerinin çok hastalandığını buna rağmen annesinin her zaman kendisini çok kötü dövdüğünü elindeki mendille açıklıyor.

       Ve devamında “Babam beni dövmezdi ama ağabeyimi gebertirdi. Ben onları hiç sevmiyorum ve hiç saymıyorum,  evlenirsem torunlarını nah görürler” diyor.

        Yazarlık çok özel bir olgu. Görmek ve aktarmak. Belki anlarlar.

        Kısacık an içinde gördüğüm ve duyduğum iki şey ülkemizde pek çok  çocuğun dövüldüğü gerçeğini ortaya koyuyordu.

       Rahmetli Barış Manço bir Japonya programında “Burada çocuklara çocuk gibi davranılmaz. Onları bir büyük gibi hayata hazırlarlar” demişti. Batı ülkelerinde çocuklar pek fazla dövülmez. İncil"in Efesliler 6:4 ve Koloseliler 3:21 ayetlerinde çocukların dövülmemesi istenir. Bazı ülkelerin paralarının bu kadar değerli olmasında bunun da etkisi var mı acaba?.

       Bilim insanları “Çocuğu dövmek onun seviyesine inmektir. Onu muhatap alma yanlışlığını göstermektir. Çocuğu kendi seviyenize çekmeye çalışın” derler. Japonlar bu konuda haksızlar mı?

       Bu ebeveynler ne yapmak istiyor? Topluma nasıl bir birey hazırlıyorlar? Her suç işlediğinde çocuğu dövmek anne-baba etkisinin yitirilmesine sebep oluyor. Çocukların onları zorba olarak görmesi neticesinde şiddet, şiddeti doğuruyor. Ve çocuk saldırganlaşıyor. Çocuğun tüm yeteneklerine ve davranışlarına ket vuruyor. Aşağılık kompleksi içinde ceza görmemek için yalana başvuruyor ve profesyonelleşiyor. Ve hayat başarısızı oluyorlar.

       Çocuğu dövmek ahlakının bozulmasına ve hırçınlaşmasına sebep olur. Katı düşüncelerin bireyi olur.

       Başarılı bir anne baba olmak için liderlik yapmak ve ölçülü bir otorite izlemek gerekmez mi?  Tutarlı olmak  lazım. “Dayak cennetten çıkma değil, cinnetten çıkmanın eseridir”. Çocukları  terbiye etmek için başka bir yol yokmuş gibi niçin hep bu yol kullanılır?

      Yazının girişindeki küçücük kız çocuğu  kimbilir o tokatları kaçıncı kez yedi?  Canı ne çok yandı ki, off duruma geçti. O"nun gibi tekme ve tokatlarla büyüyen kaç minik beden  var. Kaç genç kızımız  ve delikanlımız  şiddetli dayaklar nedeniyle anne ve babasına kin ve nefret içindeler? 

       Sigara gibi kötü alışkanlıklar nasıl başlıyor? Onları dövdüğünüz zaman içlerinde nasıl fırtınalar kopuyor biliyor musunuz?  Empati yapamıyor musunuz? 

      O ZAMAN SUÇ KİMDE? 

Dövün.  Bol bol dövün.  Her konuda sağlıksız çocuk yetiştirin. Sonra ben ne yaptım ki “Allah bana böyle çocuk verdi” deyin ve Allah"ı suçlayın.

Bu yazı toplam 3311 defa okunmuştur.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02