• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 18 °C
  • KAN VE KÖK HÜCREDEN YAPAY DERİ ÜRETTİ!
  • Stevie Awards’tan 10 ödül birden
  • 11 bin işyerine 33 milyon lira “engelli” cezası
  • KAN VE KÖK HÜCREDEN YAPAY DERİ ÜRETTİ!
  • Stevie Awards’tan 10 ödül birden
  • 11 bin işyerine 33 milyon lira “engelli” cezası

Çocuğunuz Ergenlik Çağında-I

Dr. Hale DERE ÇİFTÇİ

Ergenlik dönemi yaşamın en kritik evrelerinden birisidir. Bu dönemde, bireyin arkadaş çevresinin önemi arttığı, bedensel değişimin çok hızlı yaşandığı, duygusal sıçramaların en yoğun yaşandığı bir gelişim basamağıdır. Dolayısıyla, ergenlik çağında ortaya çıkabilen bu problemlerin erken tanınması ve çözüm bulunması, daha ileride çıkabilecek daha büyük problemlerin önüne geçme fırsatı verir. Aksi takdirde; bu problemlerin yeterince önemsenmemesi ve profesyonel yardım alınmaması ya da alınan yardım ve tedavinin yetersiz kalması, çocuk büyüdükçe daha zor durumlar için zemin oluşturur.
Ergenlik Nedir?
En önemli gelişim aşamalarından birini oluşturan ergenlik dönemi, çocuklukla yetişkinlik arasında yer alır. Kendine özgü özellikleri ve sorunları olan bu dönemde ergen, yetişkinin yönetiminden kurtulmak ister. Kendini yönetme ve kararlarını verme yeteneği kazanır. Halk arasında “delikanlılık” diye bilinen, yaşamın zor ve karmaşık bir dönemidir.
Ergenlik, bireyin gelişim süreci içerisinde çocukluk döneminin bitişiyle beraber sözü edilen dönemin başlangıcından fizyolojik olarak erişkinliğe ulaşıncaya kadar geçen bir gelişim dönemidir. Bu dönem, genel olarak da 13-22 yaşlar arasını kapsayan bir gelişim dönemidir.
Bu dönemde oluşan, olumsuz nitelikteki ruhsal ya da bedensel deneyimlerin etkilerinin yaşam boyu süreceği unutulmamalıdır.
Bu dönemde ergende;
Cinsel rolünü kabullenme ve bu role uygun davranışlar ortaya koyma,
Duygusal bağımsızlık kazanma ve kendisiyle ilgili önemli kararlar verme,
Akranları arasında kabul görme ve arkadaşlık, işbirliği ve liderlik gibi yetenekler geliştirme,
Kendi yaşına özgü bir yaşam felsefesi oluşturma,
Bir meslek için hazırlanma,
Öz kimliğine ulaşma ve kabullenme,
Evlilik ve aile hayatına hazırlanma önem kazanır.
Ergenlik Çağı Ne Zaman Başlar?
Ergenlik dönemi,
Unesco"nun sözü edilen bu tanımlamasında 15-25 yaşları arasında gösterilirken, Birleşmiş Milletlerin tanımında ise 12-25 yaşları arasında değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili yapılan çalışmalarda, dönemle ilgili yaş sınırlaması bazı küçük farklılıklar göstererek değişik şekillerde sınıflandırılmıştır.
Ergenlik Dönemi Yaş Sınırlamaları
Ergenliğin Başları
11-14 yaş (kızlar)   -   13-15 yaş (erkekler)
Ergenliğin Ortaları
14-16 yaş (kızlar)   - 15-17 yaş (erkekler)
Ergenliğin Sonları
16-21 yaş (kızlar)  - 17-21 yaş (erkekler)
Bazı kaynaklarda çocukluktan ergenliğe geçiş sürecinin 10-15 yaşları arasını kapsadığı belirtilmektedir.
Ergenlik Döneminin Özellikleri Nelerdir?
Ergenlik dönemi çocuğun hayatında, bedenin yetişkine dönüşmek üzere değişimler geçirdiği bir dönemdir. Çocukta henüz bir değişim belirtisi olmasa da, bazı arkadaşları ergenlik dönemine girmiş olabileceğinden, anne-babalar 8-9 yaşından önce ergenlik dönemi hakkında çocukları ile konuşmalıdırlar.
1. Bedensel Özellikler:
a. Kızlarda;
Büyüme hormonları salgılanır,
Boy uzar, ağırlık artar,
Kemikler ve kaslar gelişir. Başlangıçta kol, bacak, el ve ayaklar vücudun diğer bölümlerinden daha hızlı bir şekilde büyüyebilir ve bu da çocukların kendilerini hantal veya sakar hissetmelerine neden olabilir. Bedenin yağ depolama biçimi de değişir ve kalçalar, basenler ve bacaklar genişler ve bu nedenle bel inceliyormuş gibi gözükür.
Cinsiyet hormonları salgılanır,
Yumurtalıklar üretime başla r,
Ses değişikliği olur,
Kıllanma oluşur,
Göğüslerde büyüme olur,
Kalçalarda büyüme ve yağlanma başlar,
Ciltte bulunan bezler daha fazla yağ ve ter üretir. Bu nedenle de vücut kokusu ve aknelerde artış görülebilir. Ergenlik döneminin başlamasından yaklaşık bir yıl sonra kızlarda büyüme (kilo, boy, yağ ve kas) dönemi tepe noktasına ulaşır. Yağlanmaya bağlı kilo artışı ve sivilceler görülür,
Yüzde sivilceler oluşur
Adet kanaması başlar.
b. Erkeklerde;
Ortalama olarak erkekler kızlardan bir yıl sonra ergenlik dönemine girerler.
Büyüme hormonları salgılanır,
Kemikler ve kaslar gelişir,
Çok miktarda kilo alır ve kasları gelişir. Omuzları genişler ve boyları uzar. Başlangıçta kol, bacak, el ve ayaklar vücudun diğer bölümlerinden daha hızlı bir şekilde büyüyebilir ve bu da çocukların kendilerini hantal veya sakar hissetmelerine neden olabilir.
Kol altları, bacaklar, yüz ve genital bölgede kıllanma olur. Bazılarında göğüs bölgesinde de kıllanma görülür.
Ciltte bulunan bezler daha fazla yağ ve ter üretir. Bu nedenle de vücut kokusu ve aknelerde artış görülebilir. Ergenlik döneminin başlamasından yaklaşık iki yıl sonra erkeklerde büyüme (kilo, boy, yağ ve kas) dönemi tepe noktasına ulaşır.
Cinsiyet hormonları salgılanır,
Sperm üretimi başlar,
Erkekler ergenlik dönemini geçirirken gırtlakları büyür ve sesleri değişmeye başlar. Bu değişimin sonunda ses çocukluktaki sese nazaran daha kısık veya derin bir hal alır. Bu durum ilk olarak sesin çatallanması veya kırılması ile başlar ve bazı çocuklar bu durumdan dolayı utanma duygusuna kapılabilirler.
Cinsel organda büyüme olur,
Göğüs düğümcükleri görülür,
2. Zihinsel Özellikler:
Kararlarında atak davranır,
Elindekiyle yetinemez, mutlu olmaz,
Eleştirmeye başlar,
Hayatta farklı seçeneklerin olduğunun farkına varır,
Düşünme yeteneği artar,
Sosyal düşünce biçimi gelişir, düşünceyi sorgulamasında, yönlendirmesinde artış görülür.
3. Duygusal Özellikler:
Ergenlik döneminde genç kendisini yalnız hisseder ve vücudundaki, ruhsal dünyasındaki değişikliklerden korkar. Cinsel anlamda farklılıklar yaşar ve hissettiği bu karmaşayı dile getirmekte zorlanır. Yaşadığı bu hassas döneme ailesini katmakta zorlanır. İçinde bulunduğu her şeyi reddeden bir tutuma girebilir. Bu da onun fiziksel ve ruhsal yapısını bloke edecektir.
Kendi öz kimliğini arayış içindedir, “ Ben kimim?” sorusuna cevap arar,
Bocalama, çelişki ve bunalımlar içindedir; tepkilerinde iniş-çıkışlar vardır,
Bağımsızlık isteği vardır, anne - babasını eleştirmeye başlar,
Çevresine başkaldırır, başına buyruk olmak ister,
Kaygı hali oldukça fazladır ve içe kapanabilir.
4. Sosyal Özellikler:
Arkadaş çevresi oldukça önemlidir,
Aileden kopar, dış çevreye yönelir Genç özellikle de aynı cinsiyetten olan kişilerle yoğun arkadaşlıklar geliştirmektedir, diğer insanların neler düşündüğüne büyük bir önem vermektedir ve arkadaşları tarafından sevilmek ve kabul edilmek istemektedir. Bu dönemde genç arkadaşları ile daha fazla, ailesi ile daha az zaman geçirmek ister. Bu durum o zamana kadar çocuğun hayatının merkezi olan anne-babalar için zor bir uyum sürecine yol açabilmektedir. Ancak bu olgunluğa giden yolda atılan bir adım olduğundan anne-babalar çocuğun artan bağımsızlık ve özel hayat isteğine saygı göstermelidirler.
Toplumsal olaylara ve politikaya ilgi artar,
Aileye ve kurallara karşı baş kaldıran davranışlarda bulunur,
Argo konuşmalar başlayabilir,
İlgilerde çeşitlenme görülür.
Bu gelişim özellikleri, her ergende tümüyle aynı zamanda görülmemekle birlikte, aşağıdaki davranışların her ergende görülme olasılığı da yüksektir:
Aşırı hassasiyet ve alınganlık,
Asabi davranışlar, çabuk sinirlenme,
Topluma, özellikle yetişkinlere baş kaldırma isteği,
Aldırmazlık, boş vermişlik, dağınıklık, unutkanlık,
Çabuk değişen kritik tutumlar,
Uç noktalarda gidip gelen duygusal dalgalanmalar,
Güvensizlik ve yetersizlik duyguları,
Kararsızlık, huzursuzluk,
İnatçılık,
Sabırsızlık,
Sık sık yalnız kalma isteği, amaçsız ve başıboş zaman geçirme,
Hayal kurma, gündüz rüyaları,
Cinsel yönden uyanma, karşı cinse yönelme,
Derslere ilgi azlığı, ç alışma düzeninde bozulma,
Bencilleşme.
Birey, ergenlik döneminin sonlarına doğru, anne-babasından ve diğer yetişkinlerden duygusal anlamda bağımsızlaşır. Her iki cinsten yaşıtlarıyla yeni ve daha olgun ilişkiler kurmaya hazırdır. Cinselliğe daha ciddiyetle yaklaşır, gizlilik arar.
Ergen-Aile
Ergenin davranışlarına rehberlik edecek değerleri kazanması ve sosyal yönden sorumluluklarını öğrenmesi konusunda yardıma gereksinimi vardır. Bu gereksinimi karşılayan ve ergenin yaşamında etkili olan toplumsal kurum, ailedir.
Ergen yaşadığı toplumda, kendi görev ve statüsü hakkında açık seçik bir fikre sahip değildir. Kendisine yetişkin görev ve sorumlulukların verilmemesi ergeni mutsuz kılar. Aile yuvasında gördüklerinin olgunlaşmakta olan ergenin kişilik yapısında biçimlendirmede çok büyük ve derin etkisi vardır. Aile yuvasının havası ve ortamı, aile bireyleri arasındaki ilişkiden etkilenir. Ergenlik döneminde anne baba kontrolüne karşı gelişe tepkiye koşut olarak otorite desteğine olan gereksinim, duygusal gerginliğe neden olur.
Anne-babalar bu dönemde çocuklarıyla yeterli ve nitelikli bir iletişim kurmalı, çocuklarını anlamaya çalışmalı özgürlük ve sorumluluk dengesini iyi kurabilmelidir.
Arkadaş çevresini kontrol etmeli ancak direk müdahalelerden kesinlikle kaçınmalıdır.
Çocuklarına değer verdikleri ve sevdikleri mesajını iyi vermeli, karar sürecine katarak değerli olduklarını hissettirmelidirler. Kesinlikle başka çocuklarla bir kıyaslama içine girilmemelidir.
Ergene karşı yetişkinin baskı ve yasaklara dayanan disiplin anlayışı, olumlu ve yapıcı olması gereken bu evreyi çatışmalarla dolu olumsuz bir döneme dönüştürebilir. İkna ederek denetlemeyi seçen ana-babanın çocuğu, onların duygu, düşünce, değer ve beklentileri hakkında sebepleri ve sonuçları ile birlikte bilgi sahibidir. Anlaşılır ve tutarlı tepkilerin birikimi, hangi davranışın sonuçlarının ne olacağını belirler. Dolayısıyla genç, hem davranış seçimlerinde kendini özgün görebilir, hem de seçimleri hakkında kısıtlanacağından çekinmeden ana-babasına danışabilecek bir durumdadır. Zor yoluyla veya sevgi esirgeyerek denetlemek, gençleri ana-babaların isteklerine uygun davranışlara yöneltmek için kısa vadede geçerli gibi görünebilir. Anne ve babanın ergene güven vermesi ve aralarındaki diyalogu en iyi biçimde sürdürmesi gerekir. Olumlu eleştiriler verilerek ergen cesaretlendirilmeli, kişilikleri rencide edici eleştiri ve tutumlardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Anne baba tutumları arasında bir paralellik ve yakınlık bulunmalıdır.
Ergenlik döneminde ailenin ergene yaklaşmasını kolaylaştıran bazı yöntemler bulunmaktadır. Bu yöntemleri kullanarak anne babalar ergen ile hem daha iyi bir iletişim kurabilir, hem de ergenin bu dönemi daha olumlu bir şekilde atlatmasına daha olumlu kişilik geliştirmesine yardımcı olabilir.
Şimdi, bu yöntemleri sırlarsak;
Arkadaş Kazanmalarına Destek Olun
Çevresindeki olumlu arkadaşlarla ilişki kurmasını destekleyin. Arkadaşları ile yapabilecekleri faaliyetler konusunda çocuğunuzla birlikte fikir üretin. Birlikte spor yapmalarına ya da sanatla ilgili aktivitelere katılmalarını sağlayın. Arkadaşları ile birlikte yaratıcılık, samimiyet ve en önemlisi eğlenmelerini sağlayacak yollar bulmalarına yardımcı olun.
Çocuğunuzu Dinlemeye Özen Gösterin
Onunla normal şartlarda konuşamıyor musunuz? Farklı bir mekânda-mesela-arabada ya da karanlıkta konuşmayı deneyin. Gençler için, gözleriniz karşı karşıya olmadığı zaman açılmak daha kolaydır. Bu püf noktasını unutmayın.
Eğer, onunla sevdiğiniz için konuştuğunuz hissini verebilirseniz, sevginizi karşılıksız verdiğinizi göstermeyi başarırsanız, size güvenecektir. Konuşma sırasında size bir sırrını ya da çok özel bir düşüncesini iletmiş ise, ona sizin aynı yaştayken yaşadığınız benzer bir hikâyeyi anlatın ama ders vermekten çok sizin benzer şeyler yaşadığınızı ileten bir hikâye olsun.
Fiziksel Aktivitelere Katılmasını Teşvik Edin
Çocuğunuzun ilgilendiği fiziksel aktiviteyi öğrenin. Bu sporlar, vücut geliştirmeye yönelik aktiviteler ya da dans dersleri olabilir. Bu tür bir gruba/derslere katılmasını teşvik edin. Fiziksel aktiviteler vücudunu ve ruhunu geliştirirken, kendine güven duymasını ve aklını gereksiz ayrıntılara takmasını engeller.
Standartlar Belirleyin
Çocuğunuzun doğruları bulmasına yardımcı olmak üzere, kendisine ait standartlar belirlemesine yardımcı olun. Size hayal ve geleceğe ait düşüncelerini anlatması için teşvik edin. Kendi hedeflerini belirlemesinde yol gösterin ve onunla iddiaya girin. Bu arada, alkol, uyuşturucular ve seks konusunda beklentilerinizi açıkça konuşun. Belirlenen standartları uygularken, karşılaşabileceği sorun ve çelişkileri birlikte gözden geçirin.
Yaşamınızla Çocuğunuza İyi Bir Örnek Olun
Çocuklarınız, yaşamayı bizzat sizden öğrenirler. Eğer hayata pozitif bakıyorsanız, zihninizi açık tutuyor ve devamlı geliştirmeye çalışıyorsanız muhtemelen çocuğunuz da öyle yapacaktır. Bu nedenle ona kendi yaşamınızla örnek olun. Uyuşturucu, sigara, alkol bağımlılıklarına karşı uyarın. Birlikte bir şeyler yapmaya çalışın, mesela birlikte tatlı yemeye, bir müzeye, kısa bir geziye gidin. Alacağınız hiçbir hediye, onunla vakit harcamanız kadar kıymetli değildir unutmayın.
Problemleri Çözme Yollarını Gösterin
Bir problemi varsa, onu anlaması için yardımcı olun. Daha sonra da problemini çözmesi için plan yapmasına destek verin. Çeşitli yollar gösterin, kendisine uygun yolu bulmasına yardım edin. Kafasından olabilecek en kötü senaryoyu kurmasını ve bu durumda neler yapabileceğini düşünmesini önerin. Çocuklarınızın problemleri karşılamaları ve çözmeleri için yol gösterin. Bu yolla yaşama karşı beceri geliştirmelerine destek olun.
Problem Çözümüne Yardım Edin
Ergenlik Problemleri aslında 3 grupta sınıflandırılabilir.
1. Başka birisi ile ilgili sorunlar - bir arkadaş ya da âşık ile ayrılma/dargınlık
2. Değişiklikler - Yeni bir okul, ailelerin boşanması vs.
3. Hayatındaki eksiklikleri fark etmesi - yaşıtları ile anlaşamıyor olabilir
Onu problemlerini anlaması ve çözüm yollarını bir kâğıda sıralaması için teşvik edin. Sonra her bir çözümü artı ve eksileri ile tartışın. En iyi kararı vermesi için seçenekleri tartışın ve en önemlisi, kararı, sizin beklentiniz ile aynı olmasa bile onu destekleyin. Ama asla onun adına karar vermeyin.
Yeteneklerini Ortaya Çıkarın
Çocuğunuza yapabileceğiniz en büyük yardım, yeteneklerini ortaya çıkarmasına yardımcı olmaktır. Ona geçmişteki başarılarını, gözünüze çarpan özelliklerini anlatın. Başkalarının önünde cesaretlendirin. Önce sıkılmış gibi gözükebilir ama sizin bundan gurur duyduğunuzu fark edecektir. Bu konuda onunla konuşarak yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olacak eğitim, gruplara katılmasını sağlayın.
Fark Yaratın
Çocuğunuza vakit ayırmak çok önemlidir. Yani, birlikte, eğlenceli bir şeyler yapmaktan ya da çocuğunuzu dinlemeye vakit ayırın. Bu yolla ona temel değerleri öğretebilirsiniz. Şu anda 1-2 saat belirleyin. Ayda sadece iki saat. Bu iki saati sadece onunla geçirin. Çocuğunuza sevgi ve vermenin en önemli özellikler olduğunu öğretecek ve onu mutlu edeceksiniz.

KAYNAKLAR
TUNÇER, D. “Ergenlik Psikolojisi-Temel Bilgiler”, http://www.doktorsitesi.com/profile/Psk.-Deniz--TUNCER/?id=445543&eventss=bilgiler
Mad, B. (1995) “Zihinsel Engelli Ergenlerde Bedensel ve Cinsel Gelişime Sorunları", 2. Zihinsel Özürlü Çocuk Sempozyumu, İstanbul, 21-22 Eylül 1995
Çağdaş, A. & Seçer, Z. (2002), Çocuk ve Ergende Sosyal ve Ahlak Gelişimi, Nobel, Ankara
Koç, M. (2004) Gelişim Psikolojisi Açısından Ergenlik Dönemi ve Genel Özellikleri, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Sayı: 17 / 2 (231-256 s.)

 

Bu yazı toplam 12671 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02