• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 9 °C
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston
  • "Bağımsızım Çünkü Çalışıyorum" Projesi
  • ARGE Merkezi'ne onay
  • Vestel'den Görme Engelliler İçin Akıllı Baston

Benim Duam

Hatice ÖZKAN

            Ramazan ayı duam tüm milletime;

Yazılarıma bir süredir ara vermiştim. Bunun aslında bir çok nedeni var . Fakat bu ayın müslümanların inancı gereği uluviyetinden de kayanklı daha fazla sessiz kalmamam gerektiğine inanıyorum. Bazı kesimlerin aksine ben her konuda yazı yazıyor duygu ve düşüncelerimi aktarmayı seviyorum . Yanımda benimle aynı pencereden yaşama bakanlar olduğu kadar tamamen karşıt görüşlerinde elbette olması gerektiğine olmazsa olmazlığına olan inancım beni öfkelendirmekten ziyade aksine  eleştireceğini düşünerek doğruluğuna inandığım şeyleri dile getirmekten çok şükür ki hiç bir zaman alıkoymadı. Çünkü farklılıkların bizleri hep daha da kıymetlendirdiğini düşünmüşümdür. Bu benim gözümde akıl dünyamızı genişleten belkide en büyük nimetlerden bir tanesi bu yazım içinde bulunduğumuz ramazan ayında ibadetlerimiz içerisinde Fitre adı ile herkesin yoksul vatandaşlar ile yardımlaşma, dayanışma amacıyla günlük Diyanet kurumumuzun belirlemiş olduğu bir ücretlendirme üzerinden yapılan bu yardımlaşmanın yapılırken aslında beraberinde düşün düşündürmesi gerekenler ve ülkemize çoğalma çağrısında bulunan siyasilerimizin bu çağrılardan evel yapmaları gerekenleri insanlarımızın yaşamak zorunda kaldığı güçlükleri, evlatlarının yarınları gelecek kaygılarını düşünmeden nasıl tam anlamıyla kendilerini manevi dugulara yönlendirmeri beklenebiliyor? Bunu özellikle soruyorum. Çünkü malesef en ufak bir çıkmaza giren tüm siyasi parti liderlerinin ilk kaçamak noktası insanların inançları , manevi duyguları üzerinden nasıl kendi yaptıklarıma uygun bir kılıf bulabilirimin  çabasında birbirleri ile belkide uzlaşım sağladıkları tek konu bu  bir de  buda yatmazmiş gibi her gün yeni bir gündem oluşturalımda bu vatandaşa nelere sahip olması gerektiğini unutturalım. Tabiiki bu manzarada bir de  ürememiz , çoğalmamızda tek eksiğimizmişcesine ısrarla dönüp dolaşıp  gelinene konulardan diğer oluyor . Bizlerde bu gereksiz ciddiyetsiz konulara gerçekten kafa yorup fikir beyan etmek için bir mücadele içerisindeyiz ki bence buda en az siyasilerin yaptığı kadar manasız ve de ‘’ yaşlılarımızında dediği gibi luzumsuz bir çabadır. ‘’ Benim yazıma konu olan tarafı ise ne yazıkki sizleri bu güzel müslümanlar için dua ve  ibadet ayı olan ramazan ayını değil de bu asıl üzerinde düşünülmesi gerekenler konusunda düşnmeye sevk etmek için bu ayı vesiyle ediyor ve tüm bunları ve nice görmezden gelinenleri  hatırlatmak istiyorum .  Bu mubarek ay vasıtasıyla milletimizin yaşadığı sorunlardan birinin daha bize pembe gözlükle sunulsada kap kara görüntüsüne bir parça dikkat çekmek en vahim olan tarafına göstermek, okutmak ve düşünmeye, sorgulamaya davet etmektir. Bu kadar detaylı izah etmekteki amacım çok çabuk unutuyoruz unutmaya başka tarafa yönelmeye böylesine hazır olmamamız konusunda da nacizane bir uyaru olarak Kabul edin lütfen .

Diyanet belirlediği günlük bir kişinin doyabileceği rakam 15 TL olarak kabul ediliyor ve 29-30 gün bu değişebiliyor yıldan yıla şöyle basit bir hesap yaptığımızda ülkemizde asgarî ücretlendirme rakamı 1300 TL olduğuna göre bu durumda bu ülkenin büyük bir kısmı açlık sınırında buda yetmezmiş gibi bizim için önerilerde bulunan siyasilerimiz var ; tabiki bir ülke için çoğalmak her anlamda iyi bir gelişmedir. Peki gerçekten öyle mi acaba diye sormadan fikrimi söylemeden edemeyeceğim .  Malesef ülkemizin  açlık sınırında yaşam mücadelesi veren insanları var . Eğitim alamayan , çocuk yaşta evlilik adı altında tabiri caizse satışa sunulan kız çocukları var .  Aşağı yukarı her gün haberlere yansıyan kadın cinayetleri var . Tabiiki daha nice felaketler arasında belkide insanlarımızın en çok canına malına zarar veren sayısız ocakları söndüren evlatları yetim bırakan terör olayları var . Şehit haberleri onların iç yangınlarına bile artık alışılmış gibi davranan feryatlara kayıtsız kalabilen insanlar var bu ülkede.  böyle acı bir gerçeği var . Çözülmesi gereken nice sorunlardan sadece bir  kaç tanesi bu saydıklarım . Ben de ne yalan söyleyeyim ülkemdeki insanların çoğalmasını helede son günlerde yaşadığımız sayısını bile bilemediğimiz evlatarımızı şehitlerimizi düşününce kesinlikle bu ülkenin akıllı sevgi ile güven içerisinde doğup yetişecek çocuklara onların enerji güç ve seviç dolu sesleriyle bir az olsun ana kardeş eş evlat feryatlarından sonra bu vatan bu millet çocuk sesleriyle yaptığı ve yapacağı sayısız bilim, ilim başarılarıyla adından söz ettirmeli ve ben kesinlikle bizim bunu yapabilecek bir ulus devleti olduğumuza inanıyorum. Tabiiki bu duygu ve düşüncelerim bu gün içinde yaşama mücadelesi verdiğimiz koşullar ile mümkün olmadığı aşikardır. Şuan ihtiyaç duyduğumuz şey çoğalmak değil . Var olan vatandaşa insani yaşam koşulları sunabilmektir. Peki bu sunulabiliyor mu? Cavabı çok açıkki HAYIR…  Kimsenin kimseyi umursamadığı görmezden duymazdan gelecek kadar kendi yaşam mücadelesine kendi karnını doyurabilme ; acaba evime ekmek götürebilecek miyim ? kaygısına bu kadar kapılmışken çevresinde yaşanlara duyarsızlaştığı yada duyarsızlaştırıldığı bir zamanda kesinlikle çoğalmak şöyle dursun var olan insanımızı koruyabilmek tek gaye olmalı. Ülkemiz açlık ve sefalet içinde birileri sefaat içinde yaşıyor diye  bunu tüm millete maal edemeyiz gönül isterdiki keşke edebilseydik ben ramazan ayı için şu temennimi yüce rabbimden diliyorum : Bu güzel vatanımızı ferah günlere kavuşturmayı ve bunun için de görevini layiği ile yerine getirebilecek önce millet önce vatan millet vatandaş diyecek insanları hak ettikleri görevlere getirki gerçekten  HZ. Ömerin adaleti ile tanışmayı ve bundan sonra da çoğalmayı nasip et Allahım. Amin

Hatice Özkan

Alıntı yaptığım kaynak

http://istanbul.diyanet.gov.tr/Sayfalar/contentdetail.aspx?ContentId=212&MenuCategory=Kurumsal

Bu yazı toplam 863 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2005 Özürlüler Gazetesi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0 212 220 69 99- 0541 220 69 99 Faks : 0 212 220 84 02